Archive for Kasım, 2010

Derili Yüz

Arap Alevileri Kimlerdir?

Nusayriler (Arap Alevileri), Suriye’nin Lazkiye, Banyas ve Tartus illerinde ve Hatay, Adana ve Mersin’de yerleşmiş dini etnik gruptur. Suriye yönetimindeki Esedlerin de mensubu olduğu Nusayriler, Suriye’de sayıca azınlık (Suriye’nin toplam nüfusunun %14’ü) olmalarına rağmen iktidardadırlar.

Adana ve Mersin’de yaşayan yerel halk tarafından Fellah (çiftçi) olarak adlandırılan Arap halkıyla etnik köken ve dini inanç bakımından ilgileri bulunmamaktadır. Fellah olarak adlandırılmalarının da sebebi Çukurova’da sadece tarım yapmalarıdır.

Adana ve Mersin’deki Arapların kökeni üzerine iki ayrı görüş vardır: Kavalalı Mehmet Ali Paşa döneminde 19. yy başında Mısır’ın Anadolu’ya saldırısından sonra Mısır ordusundaki askerlerin bir bölümünün dönmeyip Anadolu’da kaldığı ilk önermedir. Ancak daha kuvvetli olan erken Hıristiyanlık döneminde zaten burada olmaları ve daha sonra yaklaşık İS. 7. – 8. yüzyılda bölgenin İslam-Arap ordusunun akınına uğramasıyla Arapların yerleşmesi şeklindedir.

Nusayri halkı, kendini adlandırma konusunda çeşitlilik gösterir. Mezhebin kurucusu ve Muhammed ibn-i Nusayr’in isminden türeyen Nusayri sözcüğünün kendileri için kullanılmasını istemediklerinden Türkiye’de genelde Arap Alevisi denir. Sadece kendilerinin Ehl-i Beyt inancında olduğunu söylerler. Anadolu Aleviliği ve Caferiyye Şiiliği ile itikadi yönden kesinlikle benzememektedir.

Dünya genelinde yaşayan Nusayriler; Suriye, Lübnan ve Türkiye’dedir. Ancak Dünya’nın farklı bölgelerinde de özellikle Almanya ve Fransa’da da Nusayriler yaşamaktadır. Nusayrilerin Hatay ilin genel nüfusu içindeki oranı ise il merkezdeki oranın altındadır (%50’a yakın). Ana dilleri Arapça’dır. Türkiye’de ise Hatay’ın katılmasından (1939) sonra doğmuş olan daha genç nesil tarafından Türkçe konuşulmaktadır.

Nusayriler, hayvanların ve kadınların ruhlarının var olmadığına inanırlar. Bu sebeple Nusayrilerin itikadi inanışları erkeklerden oluşan topluluk içindeki sırlardan ibarettir. Nusayrilere göre Kur’an’ın iki manası vardır. Gizliliği anlayamayanlar için zahiri (yani yüzünden okunan mana) geçerlidir. Ancak Nusayriler, İsmailiyye öğretisi gereği bâtıni tevillere göre hareket ederler. Dolayısıyla Kuran-ı Kerim’e bir Sünni ya da Şii din adamının hiçbir zaman yükleyemeyeceği manaları verebilirler. İçki haram değildir, sadece erkekler için söz konusu olan reenkarnasyon dinin temel inancını oluşturur, namaz şekillerle değil sadece dua ile kılınır gibi anlamları Kur’an’dan çıkardıklarını söylerler. Allah’ın bazen insan sıfatıyla ortaya çıktığına ve onun en son Dünya’ya geldiği zamanki sıfatının İmam Ali olduğuna inanırlar.

Nusayriler, insanlık tarihinin yedi kademesini gerçekleştiren “Sâmet” (susan)’i “Nâtık” (konuşan)’ın üstünde tutarak Ali’yi “Sâmet”, Muhammed’i “Nâtık” ve sahabelerden Selman-ı Farısi’yi “kapı” olarak tanırlar. Bunların baş harfleri Ayn ع, Mim م ve Sin س i önemserler. Ayrıca bu üçlü Ay, Güneş ve gökyüzü olarak da bilinir. Reenkarnasyon inancına sahip olup önceki hayatta sevap kazananlar, insan olarak ve kötülükleri işleyenlerin ise hayvan olarak tekrar Dünya’ya geleceğine inanırlar. Nusayrilere göre Cennet ve Cehennem bu Dünya’dadır, yedi defa Nusayri inancıyla Dünya’ya gelen bir inançlı Nusayri gökyüzünde yıldız olarak mutlak iyiliğe (rahmete) kavuşacaktır.

Dinin şekillendiricisi olarak ashabdan Selman-ı Farisi kabul edilir. Din, temelinin ne zaman ortaya çıktığı belli olmayan bir sır üzerine şekillenir. Arap alfabesindeki üç harfle simgelenen sır, genel halk tarafından dahi bilinmez. Bu sırrı bilmek için ermek, “eve giden yola” gitmek gerekir. Bu sırrın yanı sıra, ibadet de gizlilik içinde yapılır.

Nusayriler, namazlarını kılmak için bir camide toplanırlar. Burası, günümüz anlamıyla bir cami de olabilir, bir türbe de, hatta birinin evi dahi olabilir. Namaz Sünni ya da Şia anlayışındaki namazla ilgisizdir. Soyla babadan oğula geçen şeyhlerin önderliğinde erkeklerin toplanıp dua ettikleri bir törendir. Secde ya da rükû gibi namaz biçimleri bulunmaz. Namazdan önce abdest alınir. Kâbe’ye dönmek gibi bir şart da bulunmaz. Namaz için camide toplanma şartı da yoktur.

Bir Nusayri Şeyhi

(Wikipedia)

Azarlanmaya Göz Yummak

Patronun Attığını Yakalama Sevinci

Dönüş Hattı