Posts Tagged ‘EĞİTİM’

Ders kitabında Ayetlere sansür iddiası

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ilköğretim 5. sınıflarda okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabında ortaya çıkan ‘ayet sansürü’ bütün Türkiye’yi sarstı. İlahiyatçılar ve eğitimciler, AB ile başlayan müzakere sürecinde ortaya çıkan sansür olayına büyük tepki gösterdi. Emekli Müftü-Yazar Ali Küçüker, “Fatiha Suresi’nin 7. ayetine bakıldığı zaman son kısmı anlaşılmıyor. Eksik kalmış. Sanki kasıt var gibi gözüküyor” dedi.

Fatiha Suresi son ayette “Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet…” şeklinde yer alan metnin devamında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınladığı meale göre Yahudi ve Hıristiyanlara vurgu yapan ‘Gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil’ cümlesinin yer alması gerekiyor. Burada da ayetin özellikle son kısmının eksik bırakıldığı dikkat çekiyor.

(www.milligazete.com.tr)

Egitim yuvasında irtica faaliyetleri!

Diyarbakır’daki Şehit Nesrin Ünügür Yatılı İlköğretim Okulu’nun öğretmenleri, daha önce tartıştıkları müdür yardımcısı Ramazan Mızrak’ın öğrencileri akşamları cemaat evine götürüp dini eğitim verdiğini iddia ederek, Milli Eğitim İl Müdürlüğü’ne başvurdu. Öğrenciler de olayı doğrularken, hakkında soruşturma açılan Mızra iddiaları reddetti.

Öğrenciler ise şunları anlattılar: “Bize, ’Size zayıf kaldığınız derslerde yardımcı olacağız’ dediler. Ama gittiğimiz evlerde bize namaz kılmayı, Kuran okumayı öğretiyorlar. Buralarda toplu namaz kılıyoruz. Bu evler medrese gibi yerler. Geçen yıl da öğrencileri sınava tabi tutarak en başarılıları tespit ettiler. Başarılı olan bu arkadaşlarımız ikna edilerek bu evlere götürüldü. Haftasonlarının yanı sıra zaman zaman hafta içinde akşam saatlerinde bu evlere gidiyoruz. ’Ağabey’ dediğimiz üniversitede okuyan gençler bize eğitim veriyor. Buralarda yemek de veriliyor.”

(www.haber7.com)

Bazı icatların ilginç öyküleri

– Japon şirketi Sony’nin genel müdürü, golf oynarken müzik dinleyebilmesini sağlayacak bir cihaz istemişti. Bunun üzerine firma teknisyenlerinden oluşan bir ekip ilk kişisel kasetçaları geliştirdi: Walkman!

– İngiliz Percy Shaw basit bir icattan servet sahibi oldu. 1933’de sisli bir gecede neredeyse otomobiliyle bir uçurumdan aşağı düşüyordu. Otomobilin farlarından yayılan ışığın, yolun kenarındaki bir kedinin gözünden yansıması hayatını kurtardı. Bu olaydan esinlenen Shaw, kedigözü adını verdiği bir yansıtıcı icat etti.

– İlk dikiş makinesini, 1830’da Barthelemy Thimonnier adlı Fransız terzi yapmıştır. Bu makinede ayak pedalıyla döndürülen bir tekerlek, iğneyi kaldırıp indiriyordu. Bir terzi dakikada ortalama 30 dikiş atarken, bu alet 200 dikiş atabiliyordu. Ancak bir çok terzi bu makine yüzünden işini kaybedebileceği endişesine kapıldı. Öfkeli bir kalabalık bu aletlerin 80 tanesini tahrip etti.

– İlk başarılı elektrikli süpürgeyi, İngiliz mühendis Hubert Booth icat etmiştir. Booth 1901’de British Vacuum Company adlı bir şirket kurdu. Booth’un Puffing Billy adını verdiği makine yakıtla çalışıyor ve evden eve, atların çektiği bir arabayla taşınıyordu. Üniforma giymiş işçiler evdeki halıları temizlemek için makinenin hortumunu pencereden içeriye uzatıyorlardı!

– Joseph Bramah, karmaşık bir kilit icat etti. Bunu açabilene de ödül vaat etti. Nihayet, 75 yıl sonra, 1851’de dünyadaki en yeni teknolojilerin gösterildiği Londra’daki Büyük Sergi’de bir ziyaretçi kilidi açmayı başardı, ama bunun için tam 51 saat uğraştı.

– Daha önce bir sağırlar okulunu yöneten ABD’de yaşayan İskoç Alexander Graham Bell çalışmalarına üniversitede devam etmiştir. Bell ve Thomas Watson adlı bir elektrik mühendisi bir mikrofon ve kulaklıktan oluşan ilk telefonu yaptılar. Tarihteki ilk telefon konuşmasını 10 Mart 1876’da Bell yapmıştır.

– Atacı, 1900’de Norveçli Johann Vaaler icat etti. Kağıtları sıkıca tutabilmek için, iç içe geçmiş iki halka oluşturan, metal bir telden ibaret orijinal tasarım, bugüne kadar hemen hiç değişmemiştir.

– 1816’da Fransız doktor Rene Laennec Paris sokaklarında dolaşırken, oynayan iki çocuk gördü. Çocuklardan biri elindeki tahta sopanın bir ucuna kulağını dayamıştı, öbürü ise tahtanın öteki ucuna iğneyle vuruyordu. Vuruş sesleri tahtanın içinden iletiliyordu. Daha sonra Laennec bir sayfa kağıdı rulo yaparak iple bağladı. Bunu hastanın göğsüne dayadığında kalp atışlarını dinleyebiliyordu. Bu alete Yunanca göğüs anlamındaki stethos sözcüğünden gelen steteskop adı verildi.

(Tübitak yayınları, Mucitler)

YÖK’ten irticacı üniversiteye denklik iptali

1992-1993 yılları arasında Mısır’ın El-Ezher Üniversitesi’nde okula başladığını bildiren Memur Fahri Lazoğlu, umduğunu bulamayarak 1993-1994 eğitim öğretim yılında 100. Yıl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne yatay geçiş yaptığını belirtti. Üniversite yönetim kurulu kararıyla birinci sınıftan başlayıp fakültede 4 yıl okuduğunu anlatan Lazoğlu, mezun olduktan sonra Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde 1998’de Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olarak atamasının yapıldığını, 2 yıl görev yaptığını bildirdi. Lazoğlu, 8 aylık kısa dönem askerlik sonrası 2001’de Danıştay tarafından diplomasının iptal edilerek memuriyet görevine son verildiğini öğrendiği söyledi.

3 yıl açıkta kaldıktan sonra da Eskişehir Bölge ile Van İdare mahkemelerinde dava açtığını anlatan Lazoğlu, “Haklı olduğuma karar verip beni görevime iade ettiler. Birbuçuk ay ben yeniden bu ilde öğretmenlik yaptım. Ancak Danıştay bu iki kararı da bozdu. Sonra memuriyet hakkımın olduğu gerekçesiyle Erzurum’a atamam yapıldı” dedi.

Kayıp hakları için yeniden Eskişehir Bölge İdare Mahkemesi’nde dava açtığını, kazandığını ve boş kaldığı dönemdeki haklarını elde ettiğini anlatan Lazoğlu, “Elime geçen paranın önemli bir kısmını avukata verdim. Ancak Danıştay bu kararı da bozdu ve bana ödenen para maaşımdan kesilmeye başlandı” dedi.

Yaptığı kısa dönem askerlik süresini 15 ay olarak tamamlaması için yeniden askere çağrıldığını belirten Lazoğlu, itirazda bulundu ancak kabul edilmediği gibi ‘mahkemeyi meşgul ettiği gerekçesiyle’ 120 YTL para cezasına çarptırıldı.

(www.haber7.com, 2007)

Kitap okuma fakiri Türkiye

Kitaba kim ne kadar para vermiş bilmek istiyormusunuz? Kişi başına;
– Norveçli 137 dolar.
– Alman 122 dolar
– Belçikalı 100 dolar
– Avusturyalı 100 dolar
– Güney koreli 39 dolar
– İspanyalı 39 dolar
– Dünya ortalaması 1,3 dolar
– Türkiyeli 0.45 dolar

Kitap okumak için Türk’ün ayırdığı zamanın;
– 300 katını bir norveçli ayırıyor.
– 210 katını bir amerikalı ayırıyor.
– 87 katını bir ingiliz ayırıyor.
– 87 katını bir japon ayırıyor.
– Dünya ortalaması bile bizim ayırdığımız zamandan 3 kat fazla!