Karanlıklar Diz Boyu

Tarih: Nis 01 2015

Karanlıklar Diz Boyu

İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde rehin alınan Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın şehit edilmesinin ardından meslektaşı Savcı Aydın Aktaş dün adliyede yaşadıklarını çok çarpıcı sözlerle anlattı: Hakim ve savcıların sanki meslektaşları rehin alınmamış gibi işlerine devam ettiğini ve akşam olunca da servislerine binip evlerine gittiğini söyleyen Savcı Aktaş, “Ne oldu bizlere böyle ya, o soruşturmayı yürüten biz olabilirdik, o an odada bizde olabilirdik. Böyle davranmakla hakikaten insanlığımızı kaybettik” dedi.

İstanbul Çağlayan Adliyesi

Birincisi; Türkiyenin en iyi korunan adleyesine elini kolunu sallayarak giren teröristler önemli bir soruşturmayı yapan savcıyı öldürüyor. Bu tablo Türkiye’de adaletin can cekişme görüntüsü degil mi?

İkincisi; Türkiye’de derin devletin var olduğu ve sürekli karanlık işler çevirdiği herkes tarafından malum. Muhtemelen, Ergenekon davası buzdağının görünen kısmıydı. Hal böyleyken paralel savaşı başlarken binlerce yıl ile mahkum olanlar birden salıveriliyor. Peki müslümanlar bir kez daha büyük bir tuzağa düştüklerini neden görmüyorlar?

Üçüncüsü; 10-12 saatlik bir elektrik kesintisi ülkeyi felç ediyor. Eğer bu kesinti enerji bağımlılığından ise ve bir kasıt yoksa vay halimize! Savaş halinde halimiz nice olur? Eğer bu kesinti nükleer yasasının çıkma arefesinde siyasi eller tarafından tezfahlanmış ise yine vay halimize: Bu siyasilerin eline düştüğümüz için!

Dördüncüsü; AKP’nin ampulü varken bir güne bu kadar karanlık sığarsa, AKP olmasaydı ülkemin halini düşünemiyorum bile!

Karanlıklar

Yeni Türkiye Karanlığı

Savcı Kiraz Kimdir?

Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden İstanbul Üniversitesi Hukuk’a geçen Savcı Kiraz, İstanbul ‘dan önce Osmaniye’de görev yapıyordu. Sonrasında İstanbul Gaziosmanpaşa’da dört yıl süreyle görev aldı. Rehin alınan Savcı Kiraz, HSYK’nın yaz kararnamesi ise Gaziosmanpaşa Adliyesi’nden Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne ataması yapılmıştı. Savcı Kiraz’ın göreve gelir gelmez olay yerinde çekilen görüntüleri incelemeye aldığı belirtildi. Görüntülerde olay yerindeki üç polisi tespit etti. Bu polislerle birlikte olay yerinde görev yapan bazı polislerin de arasında bulunduğu 20 polis ile ilgili emniyete yazı gönderildi. Eylül 2014’te savcılık tarafından gönderilen yazıda görüntülerdeki polislerin açık kimlik bilgilerinin ve adreslerinin savcılığa gönderilmesi istendi. Ancak savcılığın bu yazısına emniyet yaklaşık beş ay cevap vermedi. Cevap gelmemesi üzerine savcılık bir kez daha emniyete yazı yazdı. Savcı Kiraz, emniyetten bu 20 polisin resmi kıyafetli fotoğrafları ve görüntülerinin çekilerek kendisine gönderilmesini istedi. Emniyet üniformalı fotoğrafları savcılığa gönderdi. Savcı, bu fotoğraflar ile olay yerindeki görüntüleri Adli Tıp Kurumu’na gönderdi. Savcı Kiraz, fotoğraflardaki polislerden olay yeri görüntüsünde yer alan polislerin olup olmadığının tespit edilerek rapor hazırlanmasını istemişti.

Savcı Kiraz Diyarbakır Öğrenci

Savcı Kiraz, Gezi’de polis şiddetiyle yaralananların dosyalarıyla da ilgileniyordu. Adliye muhabirleri Savcı Kiraz’ın soruşturmalarda ilerleme kaydetmeye çalıştığını ancak polisin engeliyle karşılaştığını anlatıyor. Gezi eylemleri sırasında yaralananların avukatlığını yapanlar “Gezi soruşturmalarını çözmek için emek harcayan savcı” ifadesini kullandı. Avukatlar Gezi’de gözünü kaybeden Volkan Kesanbilici’yi kör eden mermi parçalarını Savcı Kiraz’ın incelemeye gönderdiğini hatırlatırken “Merminin polisin silahından çıktığını tespit ettirdi” dediler.

Savcı Kiraz Umre

Savcısı Kiraz Umrede

Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın, Mersin’deki baba evinde ise sessizlik hakim. Kiraz ailesinin komşularından Ferhat Taşın, Savcı Kiraz’ın çalışarak okuduğunu, lisedeyken terzilik yaptığını söyledi. Aslen Siirtli olan ve yaklaşık 40 yıl önce Mersin’e göç eden 6 çocuklu Hakkı-Saadet Kiraz çifti kentin düşük gelirli ailelerinin yaşadığı Demirtaş Mahallesi 203’üncü caddedeki iki katlı evde yaşamaya başladı. Mersin Adliyesi’nde zabıt katibi olarak çalışırken emekli olan Hakkı Kiraz, yıllar önce merkez Yenişehir İlçesi Barbaros Mahallesi Nevid Kodallı Caddesi’ndeki Şeref Apartmanı’na taşındı. Ailenin 15 yıllık komşusu Ferhat Taşın, Hakkı-Saadet Kiraz çiftinin uzun bir süredir şehit savcı Mehmet Selim Kiraz’ın çocuklarına bakmak için İstanbul’da olduklarını söyledi. Taşın, “Lisede okurken aynı zamanda terzilik yapıyordu. Çalışarak okudu” dedi. Ayrıca, Savcı Kiraz’ın sosyal medyada Umre yaptığı fotoğraflar da paylaşıldı.

Yeni Türkiye

Derece Terör

Adliyede öldürülen DHKP-C’li teröristlerden Şafak Yayla‘nın

Sakarya’da gittiği dershanenin şeref kürsüsünde fotoğrafı var.

Yayla, hukuk fakültesini de dereceyle kazanmış.

Kadın Terörist

Türkiye’de karanlık olayların yaşandığı gün bir başka yerde; İstanbul Emniyet Müdürlüğü‘ne 1’i kadın 2 saldırgan, uzun namlulu silahlar ve bombayla saldırdı. Çatışma esnasında 1 kadın saldırgan öldürüldü, 1 saldırgan ve 2 polis yaralandı.

AKP Tetikçi Gazete Akit

AKP’nin Tetikçi Yandaş Gazetesi Akit

İktidara Yaranmak İçin Kulp Ararken.

Ak Saray Kümesi

Tarih: Nis 01 2015

Skandal. Skandal.  Ne yazık ki siyasetin gündeminde bu skandal yok.  Oysa bu, insan sağlığının hiçe sayıldığının net olarak ispatıdır.  Kimse sesini çıkarmıyor.  Oysa bu, hep bana/hep aileme anlayışının net olarak ispatıdır.  Susuluyor.  Konu, tavuk olduğu için.  Konu, bıldırcın olduğu için.  Konu, sebze olduğu için.  Konu yemek-içmek olduğu için herhalde önemsenmiyor küçümseniyor!  Ne büyük hata!  Evet, Ak Saray’daki tavuk-bıldırcın kümeslerinden; Ak Saray bahçesinde yetiştirilen sebzelerden bahsediyorum.  Böyle bir Cumhurbaşkanı olur mu?  Millete yedirdiğini kendi yemiyor.  Millete yedirdiğini ailesine yedirmiyor.  Hiç mi kimsenin aklına gelmiyor; Cumhurbaşkanı neden bakkaldan, pazardan, marketten alışveriş etmiyor da kendi yiyeceğini kendi ürettiriyor.  13 yıldır milletin ne yediğini millete ne yedirdiğini kendi iyi biliyor!

Evet, endüstriyel yiyeceklerden bahsediyorum:  Sizin çocuğunuzun erken ergenliğe girmesine neden olan yiyeceklerden.  Sizin çocuğunuzun alerjisini artıran, obezite olmasını sağlayan, tüm hormon bozukluklarına neden olan yiyeceklerden bahsediyorum.  Sizin, kısır olmanıza, kanser olmanıza, sinir sistemi bozukluklarına sebep olan yiyeceklerden bahsediyorum.  Çevreyi yok eden GDO’lu genetiği değiştirilmiş endüstriyel yiyeceklerden bahsediyorum!  Gördünüz mü? Duydunuz mu? Bir Cumhurbaşkanı düşünün ki; halkına yedirdiğini kendi yemiyor, ailesine yedirmiyor!  Başta Hindistan olmak üzere Asya’yı.  Başta Arjantin olmak üzere Güney Amerika’yı.  Ve tüm Afrika’yı zehirleyen ülkelere-şirketlere, ülkemizin kapısını açanlar demek yaptırdıkları Ak Saray’da doğal besleniyorlar öyle mi?  Bu ahlaki midir?

Ey tarih bunu böyle yaz!  Peki ya biz?  Ülkeye GDO’lu ithal ürünler gelmesi için neler yapmadılar ki:  Tohumumuzu kuruttular: Çıkardıkları tohum yasasıyla köylüyü yabancı şirketlere-hibrit tohumlara mecbur ettiler.  Toprağın bin bir çeşit ilaçla zehirlenmesine, sularımızın kirlenmesine seslerini çıkarmadılar.  Denetimleri yapacak ziraat mühendislerine, veterinerlere iş vermediler.  Çıkardıkları Biyogüvenlik Yasası ile GDO’lu ürünlerin gıda imalatında ve hayvan yeminde kullanılmasını serbest bıraktırarak gıda güvenliğini tümden yok ettiler.  Ve sürekli yasalarla oynayarak tarımı-hayvancılığı bitirdiler; yabancı gıda tekellerine ülkeyi bağımlı hale getirerek, gıda bağımsızlığını yok ettiler.  Eti bozdular.  Sütü bozdular.  Temiz sağlıklı yiyecek  bırakmadılar.  Tarımsal tüm devlet kuruluşlarını peşkeş çektiler.  İnsanımızı ithal GDO’lu ürünlere mecbur bırakarak sindirim sistemlerini yok ettiler.  Ve şimdi.  Demek gıda tehlikesinin farkındalar ki.  Sağlıklı beslenmek için, Ak Saray’a kümesler kurduruyorlar; sebze-meyve diktiriyorlar.  Demek gıda tehlikesinin farkındalar ki.  Sağlıklı beslenmek için, Ak Saray’a yaptığı bitki kürleriyle tanınan gıda danışmanı alıyorlar.  Peki.  O kendini kurtardı.  O ailesini kurtardı.  Ya biz? Ya bizim sağlığımız?  Halk sağlığının hiç mi  önemi yok?  GDO’lu ürünler yüzünden kızlarımız 6 yaşında regl oluyor.  GDO’lu ürünler yüzünden insanlarımız 30-40 yaşında kanserden ölüyor.  GDO’lu ürünler yüzünden her 7 aileden biri doğuramıyor.  Kaç nesil çürütülüyor.  Hiç mi sorumluluk  duymuyorlar?  Cumhurbaşkanlığının sorumsuzluğu bu anlama mı geliyor?  Sormayalım mı? Susalım mı?  (Soner Yalçın)

Duvar Kenarından Seyir

Tarih: Nis 01 2015

Duvar Kenarından Seyir

Kış Güneşinde Gezdiren

Tarih: Nis 01 2015

Kış Güneşinde Gezdiren

Kavgalı Köpekler

Tarih: Nis 01 2015

Kavgalı Köpekler

Boyadan Eve

Tarih: Nis 01 2015

Boyadan Eve 3

Boyadan Eve 1

Boyadan Eve 4

Boyadan Eve 5

Boyadan Eve 2

Boyadan Eve 6

Boyadan Eve 7

Dikkatle İnceleyin

Tarih: Nis 01 2015

Dikkatle İnceleyin

Dananın Kuyruğu

Tarih: Mar 31 2015

Dananın Kuyruğu


  

Site Hakkında