Caddede Boğulma Tehlikesi

Tarih: Tem 26 2014

Antalya’nın Muratpaşa İlçesi Şarampol Caddesi üzerindeki ana su borusunun saat 14.30 sıralarında patlamasıyla asfalt zeminde göçük oluştu. O sırada olay yerinden geçen bir otomobil, yaklaşık 2 metre genişliğinde ve 1.5 metre derinliğindeki çukura düştü. Borudan etrafa yayılan su, bölgeyi göle çevirdi. Trafiği durduran polis ekipleri çekici yardımıyla otomobili çukurdan çıkarttı. Bu sırada olay yerinden geçen görme engelli Recep Taş, içi su dolu çukura düştü. Tamamen suya gömülen Recep Taş, çevredekilerin yardımıyla kurtarıldı.

Su Çukuru

Winter in Kurdistan

Tarih: Tem 24 2014

Kürdistan Kışı 12

Kürdistan Kışı 10

Kürdistan Kışı 7

Celal Talabani

Celal Talabani

Kürdistan Kışı 2

Kürdistan Kışı 11

Kürdistan Kışı 9

Kürdistan Kışı 8

Kürdistan Kışı 5

Kürdistan Kışı 4

Kürdistan Kışı 6

Kürdistan Kışı 1

Kürdistan Kışı 3

Müslüman’ın Müslüman Öldürmesi

Tarih: Tem 24 2014

Dünya Müslümanları temsilcilerinin İstanbul’da bir araya geldiği Dünya İslam Bilginleri Barış, İtidal ve Sağduyu İnisiyatifi toplantısının 19 maddelik sonuç bildirgesi, Conrad Otel’de düzenlenen toplantı ile açıklandı. Toplantıda söz alan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, son yıllarda yapılan bazı araştırmaların sonuçlarını açıkladı. Görmez, “Yapılan bazı araştırmalara göre son yıllarda günde ortalama bin Müslüman katlediliyor. Bunun yüzde 90‘u Müslüman tarafından, kardeşi tarafından katlediliyor. Sadece Suriye’de, Irak’ta değil. Libya’da, Pakistan’da, Afrika’da, Myanmar’da. Buralarda ortaya çıkan hareketler var. Şebaplar, İŞİD’ler, Boko Haram’lar var. Bütün bunlar nasıl türedi. Müslüman kamuoyunda nasıl ortaya çıktı. Üzerinde durmamız gereken en önemli husus bütün bu yapılar nasıl ortaya çıktı. Yanlış yapılar nasıl oluştu. Asıl gaye ise temelinde mezhepçilik ya da fitne ateşini nasıl söndürebiliriz” diye konuştu.

Müslüman’ın Müslüman öldürmesi caiz midir? Yine Diyanet İşleri Başkanı’nın açıklamasına göre. Günde öldürülen bin Müslüman’ın yüzde 90’ı Müslüman kardeşi tarafından öldürülüyor. Soruyorum: İsrail, Filistinlileri katledince. Üç günlük yas ilan ediyoruz da. Müslüman kardeşleri tarafından katledilen binlerce Müslüman için neden yarım saatçik bile yas ilan etmiyoruz? Daha da basitleştirerek soruyorum: İsrail’in Müslüman katletmesi karşısında sergilediğimiz haklı tepki ve duyarlılığın binde birini bile Müslümanların Müslümanları katletmesi karşısında neden sergilemiyoruz?

Allah belanı versin Birleşmiş Milletler: Yakıştı mı şimdi bu başlık? Yakıştı, hem de pek yakıştı. Kimse kusura bakmasın! Çocuk katili İsrail, çocuk katletmeye devam ederken. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, İsrail yerine Filistinlileri ve HAMAS’ı uyarıyorsa. Böyle bir ortamda. Soğukkanlı analizler yapılmaz, bilimsel makaleler döktürülmez, mesafeli yaklaşımlar sergilenmez. Ağızlar doldurularak “Allah belanı versin” denilir ve geçilir.

(Ahmet Hakan)

Bitkisel Kaçak Yakıt

Tarih: Tem 24 2014

Ülkemizde  yıllardır en büyük vurgunlardan biri olan 10 numara yağ adı altında satılan motor yağı devletimizin uyguladığı politikayla son bir-iki yıl içinde bitirildi. Bayrampaşa Otogarı’nda bile 10 numara yağ üretiliyordu. Daha önce sıkı önlem alınsaydı, dünyada olmayan bu rezillik yaşanmazdı.  Bu bitti de, yenisi gelmedi mi, geldi. Yeni bir kaçak akaryakıt sektörü oluştu. Gıda sektöründe kullanılmak üzere ithal edilen bitkisel yağlar kaçak akaryakıt sektörüne satılıyor bu kez; hem de göz göre göre. Denetim yok! İthalatçı % 31.2 gümrük vergisi ve % 8 KDV ödeyerek istediği miktarda bitkisel yağ getirebiliyor. Ayçiçekten soyaya, keten yağına ve tohumuna; hatta ünlü palm yağına kadar.

Getirilen yağların resmi olarak sadece gıda sektöründe kullanıldığı ifadesi doğru değil. Gümrükten çıktıktan sonra isterseniz babanıza satın, çünkü alıcıları hazır! Rafine edilmiş bitkisel yağı araçta kullanılırken; bu ithalat Hazine’ye de ağır bir yük getiriyor; milyarlarca dolar vergi kaybına neden oluyor. Bu konuda Başbakanlık İletişim Merkezi’ne başvuran sektörle ilgili işadamları, sorunu İstanbul Vergi Denetimi’ne, Organize Kaçakçılık Dairesi’ne ve uzmanlara anlattıklarını, bu konuda rantın boyutlarını ortaya çıkaran raporun hazırlandığını, bunun Gelir İdare Başkanlığı’na, Sanayi ve Çevre Bakanlıklarına gönderilmesini beklediklerini anlatıyorlar. Şöyle diyorlar: “Bitkisel  yemeklik yağ getirenler bunları kaçak akaryakıt sektörüne satıyorlar. Yanlış anlaşılmasın bitkisel yağlar, dışarıdan hamyağ veya tohum olarak geldikten sonra Türkiye’de yemeklik yağ olarak rafine ediliyor ve biodizel işleminden geçirilmeden otobüs, kamyon ve TIR’larda doğrudan yakıt olarak kullanılabiliyor. Kamyon ve otobüsler, yüzde yüz yemeklik rafineri yağ yakabiliyor, motorinin yerine. Teknoloji artık anraçlara marketten yağ alımına kadar ilerledi.” 1000 litre yemeklik yağ 910 kilo; ortalama fiyatı 2.500 TL. 1000 litre mazotun fiyatı da 4.450 TL. Tamam ucuz yakıt ama, devletin ÖTV ve KDV’si kullanan kişiye kar olarak kalıyor. Olan dövizime oluyor. İşadamı Mustafa Ezici de, ülkemizde yemeklik yağ atıkları üzerinde büyük oyunlar oynandığını bildiriyor. Diyor ki: “Bu yağlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan alınan izin belgesiyle toplanabiliyor. Bu izni alan geri kazanım şirketleri ise ‘TS 64’ adıyla bitkisel baz yağ üretip resmi olarak satıyorlar. Ancak, bu ürünlerin kaçak akaryakıt firmalarınca kullanıldığı biliniyor.” Yani bitkisel atık yağların bertaraf edilmesi de kaçakçılık sektörü üzerinden yapılıyor. Çevre Bakanı İdris Güllüce’nin  Konya’daki bir firmanın ayda 1000 TL aidatla  bakanlık lisansını kullandırdığından haberi var mıdır acaba? Dünyada katagulliye dayalı böyle bir model akla bile gelmez. Çevre Bakanlığı da önüne gelen şirkete atık yağ toplama izni veriyor. Yani işporta yöntemiyle yapılan uygulamalarda inanılmaz rantlar elde ediliyor. Bununla ilgili mücadele var mı; biz yok diyoruz.

Avrupa’da ise atık yağlar, EN 14214 standardında oto-biyodizel üreten şirketlerce toplanıp işlendikten sonra yakıt dağıtım şirketlerine veriliyor. Böylece mazotun içine katkı olarak verilip bertarafı sağlanıyor. AB ülkelerinde biyodizelin yüzde 7’ye kadar katkı zorunluluğu bulunuyor. Türkiye’de ise bu işler daha çok geride. Sistem oturtulamıyor; çünkü her taraftan müdahaleler var. Türkiye yılda 3 milyar dolar yağ ithalatı yapıyor. Petrolden sonra en büyük ithalat kalemini bitkisel yağ alımı oluşturuyor. Dünyadaki yağ fiyatları düşüşe geçerken;  ithalat yoluyla gelen yağın kaçak yakıta gitmesi sonucunda, düşüy Türkiye’de tüketiciye yansımıyor; aracılar büyük vurgun yapıyorlar. EPDK araçların gerçek mi, kaçak mı yakıt kullananları tespit etmek için  egzoz emisyon istasyonları kurmayı hâlâ düşünmüyor mu? İzmir’de bir firma, Türkiye’ye bir yılda tam 260 milyon TL’lik palm yağ getirdiyse, bunun yüzde 50’sinin kaçak yakıtta kullanıldığını biliniz.

(Yalçın Bayer)

Milletin Gazını Almak

Tarih: Tem 24 2014

Milletin Gazını Almak

RasulAllah Demek Şirk midir?

Tarih: Tem 23 2014

Sen Allah’ın Rasulü dediğini zan ediyorsun, halbuki bu tamlamayı tamamlayıp Allah’ın Rasulü anlamını veren sonundaki kesre (i-sesi veren hareke) harekesini okumuyorsun. RasulAllah söyler isen hem Allah hem Rasul demiş oluyorsun, bu bir şirk cümlesidir. Ya Muhammed sen hem ALLAH; hem Rasul’sun demiş oluyorsun. Bu Besmele-i Şerif teki ER-Rahman ER-Rahim gibi biribirinden ayrı iki lafıza dönüşüyor. Bu ifadeyi Türk diline Rahman ve Rahim olan diye çeviyoruz. RASULALLAH lafzı da: Rasul ve ALLAH diye çevrilir. Bu lafız ile Nebii Zişan Efendimiz(sav)’e hem Allah hem Rasul demiş olursun. Bu ifadeyi şirkten kurtarmanın yolu ise sonundaki var olan kesre’yi yani “i” sesini okumak ve “lam” harfinin harekesini damme veya kesre ile okumaktır. Rasulu Allahi veya Rasuli Allahi doğru okunuştur. Bu ifade ile Rasulun Allah’a ait olduğunu söylemiş oluruz. Kur’an-ı Kerimin ahırlarda gizli şekilde öğretildiği 1940 senelerinde Arapça Ezanı ve Arap Alfabesini yasaklayanlar ne hikmetse SALA’yı Arapça okunmaya müsaade etmişlerdir. Neden? Tabii ki SALA’nın içerisinde RASUL ALLAH ifadesinin geçmesi ve Müslümanları bu bozuk ifadeye alıştırmak içindi. Ben aslında onu kastetmiyorum demek bir savunma olamaz, kasıt ettiğini söylemek zorundasın. Cami mahyalarındaki bu örnek sanırım bize çok çarpıcı gelecektir. (Yedikule Mescidi)

Yanlış Okunuş

Amerikan Bayraklı Türk Tekneleri

Tarih: Tem 23 2014

Sinemadan kazandıklarını lüks arabalara yatıran Cem Yılmaz ve Şahan Gökbakar’ın yeni keyfi ise tekneleri oldu. Cem Yılmaz, 1 milyon dolar değerindeki Samatya isimli 18 metrelik teknesiyle boğazda dostlarını ağırlarken, Recep İvedik filmleriyle gişede hasılat rekorları kıran Şahan Gökbakar’da boş durmayıp 1milyon dolar değerindeki Belafonte isimli yatıyla Bodrum tatiline çıktı. Vatani görevini kilo sorunu nedeniyle çürük alıp yerine getirmeyen Gökbakar, Bodrum’da sanatçı dostlarını ve sevgililerini yeni oyuncağında ağırlarken vergiden kaçmak için de teknesine Amerikan bayrağı çektirmesi dikkat çekti. Lükste Cem Yılmaz’ı takip eden Şahan Gökbakar, iş vergi ödemeye gelince kaçması çevreden tepkiyle karşılandı. Sahibi Türk vatandaşı olan, ancak vergi yükü nedeniyle yabancı bayrak taşıyan yatların Türk bayrağına geçişini kolaylaştıran ve Türk ekonomisine katkı sağlayacak vergi indiriminden sanatçılar arasında sadece Cem Yılmaz başvururken, hükümetin çıkarttığı ÖTV indirimine rağmen Gökbakar’ın Amerikan bayraklı teknesiyle boy göstermesi hoş karşılanmadı. (2010)

Televizyoncu Acun Ilıcalı, yeni sezona hazırlık öncesinde lüks yatıyla görüntülendi. Acun’ın yatında gazeteci Nagehan Alçı ve eşi Rasim Ozan Kütahyalı da görüldü. ‘İyi de ne var bunda?’ diyebilirsiniz. Doğru. Bunda bir şey yok, herkes istediği kişiyle tatil yapabilir. Ancak, teknedeki bir ayrıntı dikkat çekti. Çünkü teknede Türk değil, ABD bayrağı asılıydı. Peki Televizyon sahibi olan ve her yıl yaptığı programlarla trilyonlar kazanan Acun Ilıcalı’nın teknesinde neden ABD bayrağı asılı? Sebebini okyanus ötesinde aramayın. Olay basit. Tamamen duygusal. Yabancı bayraklı bir tekne, 2009 yılında yapılan vergi indirimlerine rağmen satın almadan akaryakıt ya da yağ değişimine, yedek parça ya da liman hizmetlerine hatta gemiye gelecek kumanyaya ve tabii harçlara kadar daha ekonomik koşullar sağlıyor. Kısacası yabancı bayrak çekince devlete vergi vermemek için büyük avantaj kazanıyorsunuz. Bu nedenle vergi indirimlerine rağmen Türk zenginleri halen denizlerde ABD bayrağıyla dolaşıyor. Şimdi Üç kuruş para için Ilıcalı’nın ABD bayrağını tercih etmesinin hiç yakışır yanı var mı? Sorun da belki de burada. Milyonlarca lirayı Türk insanının emeğiyle kazanıyorlar, Başbakan’ın iftarında vatanseverlik taclıyorlar, yeri geldi mi maneviyatçı yakılıyorlar. Ama ülkeye vergi vermeye geldi mi kaçmak için ABD bayrağı çekmek dahil her yolu deniyorlar. Bir de tabii insan sormadan edemiyor: Türk Bayrağı Acun Ilıcalı için ne ifade ediyor? (2014)

Acur Teknesi

Kanayan Yara Filistin

Tarih: Tem 22 2014

Kanayan Yara Filistin 65

Kanayan Yara Filistin 66

Kanayan Yara Filistin 55

Kanayan Yara Filistin 42

Kanayan Yara Filistin 60

Kanayan Yara Filistin 62

Kanayan Yara Filistin 57

Kanayan Yara Filistin 29

Kanayan Yara Filistin 6

Kanayan Yara Filistin 59

Kanayan Yara Filistin 58

Kanayan Yara Filistin 50

Kanayan Yara Filistin 63

Kanayan Yara Filistin 51

Kanayan Yara Filistin 52

Kanayan Yara Filistin 56

Kanayan Yara Filistin 71

Kanayan Yara Filistin 83

Kanayan Yara Filistin 86

Kanayan Yara Filistin 84

Kanayan Yara Filistin 87

Kanayan Yara Filistin 67

Kanayan Yara Filistin 64

Kanayan Yara Filistin 80

Kanayan Yara Filistin 82

Kanayan Yara Filistin 27

Kanayan Yara Filistin 75

Kanayan Yara Filistin 97

Kanayan Yara Filistin 46

Kanayan Yara Filistin 35

Kanayan Yara Filistin 76

Kanayan Yara Filistin 1

Kanayan Yara Filistin 32

Kanayan Yara Filistin 98

Kanayan Yara Filistin 88

Kanayan Yara Filistin 49

Kanayan Yara Filistin 44

Kanayan Yara Filistin 73

Kanayan Yara Filistin 18

Kanayan Yara Filistin 78

Kanayan Yara Filistin 31

Kanayan Yara Filistin 94

Kanayan Yara Filistin 2

Kanayan Yara Filistin 45

Kanayan Yara Filistin 10

Kanayan Yara Filistin 93

Kanayan Yara Filistin 38

Kanayan Yara Filistin 7

Kanayan Yara Filistin 13

Kanayan Yara Filistin 28

Kanayan Yara Filistin 92

Kanayan Yara Filistin 77

Kanayan Yara Filistin 70

Kanayan Yara Filistin 23

Kanayan Yara Filistin 24

Kanayan Yara Filistin 43

Kanayan Yara Filistin 79

Kanayan Yara Filistin 14

Kanayan Yara Filistin 11

Kanayan Yara Filistin 17

Kanayan Yara Filistin 25

Kanayan Yara Filistin 19

Kanayan Yara Filistin 20

Kanayan Yara Filistin 8

Kanayan Yara Filistin 4

Kanayan Yara Filistin 21

Kanayan Yara Filistin 47

Kanayan Yara Filistin 22

Kanayan Yara Filistin 5

Kanayan Yara Filistin 30

Kanayan Yara Filistin 34

Kanayan Yara Filistin 36

Kanayan Yara Filistin 39

Kanayan Yara Filistin 40

Kanayan Yara Filistin 41

Kanayan Yara Filistin 95

Kanayan Yara Filistin 61

Kanayan Yara Filistin 101

Kanayan Yara Filistin 9

Kanayan Yara Filistin 16

Kanayan Yara Filistin 99

Kanayan Yara Filistin 68

Kanayan Yara Filistin 3

Kanayan Yara Filistin 53

Kanayan Yara Filistin 72

Kanayan Yara Filistin 90

Kanayan Yara Filistin 12

Kanayan Yara Filistin 96

Kanayan Yara Filistin 54

Kanayan Yara Filistin 15

Kanayan Yara Filistin 81

Kanayan Yara Filistin 33

Kanayan Yara Filistin 102

Kanayan Yara Filistin 85

Kanayan Yara Filistin 91

Kanayan Yara Filistin 74

Kanayan Yara Filistin 100

Kanayan Yara Filistin 69

Kanayan Yara Filistin 37

Kanayan Yara Filistin 89

Kanayan Yara Filistin 26

Kanayan Yara Filistin 103

Kanayan Yara Filistin 104

Kanayan Yara Filistin 105

Kanayan Yara Filistin 106

Kanayan Yara Filistin 107

Kanayan Yara Filistin 109

Kanayan Yara Filistin 48

Kanayan Yara Filistin 108


   Dünya, büyük bir tiyatro sahnesi gibidir. Herkes bu sahnede rolünü oynar, rolü bitince de bu sahneyi terk eder.

Site Hakkında