Ölüm Madeni

Tarih: Eki 30 2014

Neden Açtılar 3

Neden Açtılar 1

Neden Açtılar 4

Neden Açtılar 2

Midnight Express Özrü

Tarih: Eki 30 2014

Cumhuriyet Bayramı’nda, New York’un en ünlü yerlerinden Wall Street’te, geleneksel olarak yapılan Türk Bayrağı’nı göndere çekme törenine Geceyarısı Ekspresi filminde hikayesi anlatılan Bill Hayes de katıldı. 23 yaşındayken İstanbul’dan ABD’ye götürmek istediği 2 kilo haşhaş ile yakalanarak önce ömür boyu sonra da 30 yıl hapse mahkûm edilen, Sağmalcılar ve İmralı’da geçen 5 yıllık hapis hayatından sonra cezaevinden kaçan Billy Hayes, Türk Bayrağı’nı göndere çekmekten onur duyduğunu söyledi. Bayrak çekme töreninde konuşan Hayes, yaklaşık 40 yıldır neden sesinin çıkmadığı sorusunu, “Ben başından beri filmin gerçekleri yansıtmadığını, benim kitabıma uygun olmadığını söyledim. Ancak film karşısında benim sesim cılız kaldı. Yeni duyulmaya başlanıyor.” diye cevapladı.

Türk Bayrağı

Billy Hayes, şunları söyledi: “Bu kadar duygulanacağımı sanmıyordum, çok duygulu ve büyük bir gün benim için. Büyük lider Mustafa Kemal Atatürk’un kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin 91. kuruluş yıldönümü törenlerine çağrılmaktan büyük onur duydum. Billy Hayes’in, Wall Street’te Türk bayrağını göndere çekeceği kimsenin aklına gelmezdi. Yıllardır beni kucaklamayı reddeden insanların beni kucakladığı gün bugün. Hayat kıvrım ve dönemeçlerle dolu. Büyüleyici kent İstanbul’a olan ziyaretlerim, Türkleri ve kültürlerini takdir etmeyi öğretti bana. Hapiste geçen 5 yıl başka bir bakış sağladı. Dünya benim tecrübelerimin çoğunu çok güçlü bir film olan Gece Yarısı Ekspresi aracılığıyla öğrendi. Ama film Türkiye’yi,Türkleri benim bildiğim yada kitabımda yazdığım gibi tanıtmadı.”

Törende bir konuşma yapan New York’ta Başkonsolosu Ertan Yalçın, bu yıl törene Bill Hayes’in katılmasının anlamlı olduğunu söyledi. Yalçın, “Bu yıl bayrağımız bizim için çok da hoş olmayan Geceyarısı Ekspresi (Midnight Express) kitabının yazarı Hayes çekti. Türk halkının bağışlayıcılığıyla yola çıktık. Hayes kitabında yazdıklarının filmde gösterilenden farklı olduğunu, Türk halkına herhangi bir zarar vermek istemdiğini ve bundan pişman olduğunu söyledi. Törende bayrak çekmenin kendisi için bir özür ve rahatlama olacağını söyledi. Biz de bunu kabul ettik. Umarım öyle olur. Bu yılki törenin anlamı buydu.” dedi.

Hayes, 1977’de yayınlanan otobiyografik kitabı Midnight Express’te, 23 yaşındayken İstanbul’dan ABD’ye götürmek istediği 2 kilo haşhaş ile yakalanarak önce ömür boyu, sonra da 30 yıl hapse mahkûm edilişini, Sağmalcılar ve İmralı cezaevlerinde geçen 5 yıllık hapis hayatında yaşadıklarını ve cezaevinden kaçışını anlatıyor. Kitap 1978 yılında ünlü yönetmen Oliver Stone tarafından sinemaya uyarlanmış, Alan Parker’ın yönetmenliğinde İngiliz-Amerikan ortak yapımı bir film olarak gösterime girmişti. O dönemde Türkiye’nin karşı çıkmasına rağmen film, 52. Akademi Ödülleri’nde aday olduğu 6 daldan,  “En İyi Özgün Müzik” ve “En İyi Uyarlama Senaryo” dallarında ödül kazanmıştı. İngiliz-Amerikan ortak yapımı olan, 1978 çıkışlı ‘Gece Yarısı Ekspresi’, 1970’te Türkiye’de tutuklanıp hapse atılan Billy Hayes’in gerçek öyküsünden yola çıkılarak yazılmış bir hikâyeyi anlatıyor. Filmde, Amerikalı genç bir turist olan Hayes, sevgilisi Susan ile birlikte Türkiye’de tatildedir. Hayes tatil dönüşü ülkesine 2 kilogram haşhaş götürmeye teşebbüs eder. Vücuduna gibi yerleştirdiği küçük paketler halindeki uyuşturucu, uçağa binmek üzereyken yapılan ani bir güvenlik aramasıyla polisler tarafından bulunur ve İstanbul Sağmalcılar Cezaevi’nde işkence ve kötü davranışlara tabi olacağı süreç başlar. Film, Türkiye’yi yanlış tanıttığı gerekçesiyle uzun yıllar tartışma konusu olmuştu.

Midnight Express

Hz. Zülkarneyn ve Çin Seddi

Tarih: Eki 30 2014

Hazret-i Zülkarneyn (as) veli midir, nebî midir? Bedîüzzaman (ra) bütün müfessir kavillerini naklettikten sonra Çin Seddi’nin, Kur’ân’ın bahsettiği İlâhî takviye ile yapılmış sed olduğunu söylemenin câiz olduğunu kaydeder. Çin Seddi Türk saldırılarına karşı inşâ edildi. Bu durumda seddin Hz. Zülkarneyn’in (as) seddi olmaması gerekir diye düşünüyorum. Ayrıca Ye’cüc ve Me’cüc meselesi hakkında da bilgilendirirseniz sevinirim.

Hazret-i Zülkarneyn (as), Kur’ân’da ismiyle zikredilen sâlihlerdendir. Kimliği konusunda açık bir nass olmadığı için nebî mi olduğu, velî mi olduğu, sâlih bir padişah mı olduğu hep tartışma konusu olmuştur. Bazı müfessirler, Kur’ân’da Allah’ın “Yâ Ze’l-karneyn” 1 şeklinde hitap ettiğinin bildirilmesini nazara alarak nebî olduğunu; bazıları da veli olduğunu iddiâ ederler. Bu konudaki ihtilâfa Üstad Bedîüzzaman (ra) son noktayı koyar: Zülkarneyn, Allah’ın kendisini husûsî güç ve kuvvetle te’yid ettiği Yemen Padişahlarından bir şahıstır ki, Hazret-i İbrahim (as) zamanında yaşamış ve Hazret-i Hızır’dan ders almıştır. Fahrüddin Razi gibi, Zülkarneyn’in, Yunanlı İskender olduğunu iddia eden kimi âlimler de olmuştur. Fakat Milâttan yaklaşık üç yüz sene önce yaşamış ve Aristo’dan ders almış olan Yunanlı İskender’in tarihî süreç açısından Zülkarneyn olamayacağında müfessirlerin çoğunluğu birleşmişlerdir. Bedîüzzaman da (ra) Zülkarneyn’in, Yunanlı İskender olmadığını kaydetmiştir.

Hazret-i Zülkarneyn’in, Ye’cüc ve Me’cüc denilen bozguncu, fitne ve fesatçı, mütecâviz, vahşî, saldırgan, yağmacı, yıkıcı ve zâlim iki kabilenin şerrinden ve saldırılarından medenî ve mazlûm kavimleri korumak için bir sed binâ ettiğini, yine Kur’ân beyan ediyor. Kur’ân, bu seddin nerede inşâ edildiğini ise açıkça bildirmiyor. Dolayısıyla esasen bu konuyu bize kapatıyor. Kimi müfessirler bunun Çin Seddi olduğunu, kimileri Yemen’de bulunan Me’rib Seddi olduğunu, kimileri Ermenistan ile Azerbaycan’ın iki dağı arasında (Kafkasya’da) bulunan Derbent’teki demir kapı olduğunu, kimileri Buhârâ’nın ortasında yer alan Kokya Dağı bitişiğinde bulunduğunu, kimileri de bu seddin zamanla höyük şeklinde örtülerek bir dağ şeklini alıp kaybolduğunu nakleder. Rivâyetler muhteliftir. Tarihte bu isme lâyık birçok sedlerin yapıldığı da bir gerçektir. Burada açık olan, bu seddin demir ve bakır eritilip dökülerek müstesnâ bir inşâ tarzı ile yapılmış olduğudur. Bedîüzzaman (ra) bütün bu müfessir kavillerini naklettikten sonra Çin Seddinin, Kur’ân’ın bahsettiği İlâhî takviye ile yapılmış sed olduğunu söylemenin “câiz” olduğunu kaydediyor. Bu sed için Hz. Zülkarneyn’in; “Bu, Rabb’imden bir rahmet eseridir. Rabb’imin vaad ettiği vakit geldiğinde onu yerle bir eder; Rabb’imin vaadi haktır” sözü de Kur’ân’ın beyanâtı arasındadır.

Ye’cüc ve Me’cüc’ün bozguncu, fesatçı, yıkıcı ve zâlim iki kabile olduğunu ifade etmiştik. Ye’cüc ve Me’cüc’ü bir kavme verip, o kavmi yermeye veya başka kavimleri övmeye gerek yok. Bu kabilelerin Hazret-i Nûh’un oğlu Yafes’in torunlarından iki kabile olduğunu söyleyenler olduğu gibi; Moğol ve Mançur taifeleri olduğunu söyleyenler, kuzey doğu kavimlerinden birer kavim olduğunu söyleyenler, insanoğlundan medeniyeti bozmaya ve yıkmaya vazifeli bir taife olduğunu söyleyenler ve nihâyet Allah’ın mahlûkatından yerin üstünde veya içinde insan veya insan olmayan, ama insanoğlunun kıyâmetine sebep olan bir taife olduğunu söyleyenler de mevcuttur. Bedîüzzaman Hazretleri (ra) bu konudaki ihtilâfı da şu hükmüyle gideriyor: Ye’cüc ve Me’cüc, bozguncu, yıkıcı, fesatçı, medeniyet ve huzur toplumlarının eceli hükmünde Allah’ın mahlûkâtından iki tâifedir. Üstad Bediüzzaman Hazretleri (ra) bu seddin sadece külliyetinden bir ferdinin Çin Seddi olduğunu beyan ediyor; fakat şu kesin tesbitini de kaydetmeden geçmiyor: Sedd-i Zülkarneyn, müfsitlerin şerlerini def’etmek için yapılmış büyük bir sed ve cesim bir duvardır.

Kur’ân’ın küllî ve geniş olayları birer örnekte nazarlara sunduğunu, buradan hâdisenin benzerlerine intikal edilmesinin ve belli hisseler çıkarılmasının aklen daha kolay olacağını beyan eden Bedîüzzaman Hazretleri (ra), Kur’ân’ın kıssaları hisse alınması için zikrettiğini, bu kıssaların Kur’ân’ın maksatlarına münâsip noktalarının seçilerek hayat ukdeleri hükmünde ana maksada bağlanması gerektiğini, hâdisenin detaylandırılması değil, hisse alınmasının önemli olduğunu vurgular. Ye’cüc ve Me’cüc ile Sedd-i Zülkarneyn hadisesinin de, küllî efrâdı içerisinde bir ferdi teşkil ettiğini, meselâ Ye’cüc ve Me’cüc’ün bozguncu ve şerîr sıfatlarıyla kıyâmete yakın yeniden çıkacağının ve dünyayı fesada boğacağının da sahih rivâyetlerde bildirildiğini haber verir.

Sahih kaynaklarımızda Nevvâs b. Sem’ân’ın (ra) rivâyet ettiği oldukça uzun bir hadîs vardır. Bu hadiste Peygamber Efendimiz (asm) deccaldan bahseder. Deccalin fitnesinin dehşeti hakkında, “Ben aranızda bulunmazken çıkacak olursa, herkes kendi nefsinin müdâfii durumunda olacaktır” buyurur. Sonra oldukça uzun ve müteşâbih bilgiler verir. Hazret-i Îsâ’nın (as) ineceğini haber verir. İnsanların şerlilerinden olan Ye’cüc ve Me’cüc’ün kıyâmete yakın yeniden türeyeceğini ve dünyayı fesada vereceğini beyan eder. Bu hadiste Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm), Ye’cüc ve Me’cüc’ü insanların şerlileri sıfatıyla tanımlar.

Bedîüzzaman Hazretleri (ra), bu hadîsin tefsîri sadedinde yaptığı îzâhâtta, meselâ çekirge gibi bir âfetin bir mevsimde pek çok bulunabileceğini, mevsim değiştikçe memleketi fesâda veren o yoğun kabilenin hakîkatının mahdud bazı fertlerde saklanacağını, zamanı geldikçe emr-i İlâhî ile yeniden o mahdut fertlerden gâyet çoklukla aynı fesadın başlayabileceğini; çünkü onların karakterleri ve yapıları değişmediğini, ancak inceldiğini, mevsimi gelince zuhur edebileceğini beyan eder. Bu örnekten hareketle; bir zaman dünyayı yaşanmaz hale getiren Ye’cüc ve Me’cüc taifesinin de mevsimi geldiği vakit, izn-i İlâhî ile dünyayı ve beşerin medeniyetini yeniden darmadağın edeceğini, dünyanın yeniden büyük bir şer ve fesat fırtınası yaşayacağını kaydeder. Allah bilir; bu şer ve fesat yoğunluğu öyle arsız ahlâksızlıkları netice verir ki, belki de kıyâmet bu şerir yığının üzerine kopar. Zâten insanın fıtratında bozmak, yıkmak ve zulmetmeye karşı şiddetli bir meyelân vardır. Bu meyelân îmânla ve Allah korkusuyla sınırlanmadığı ve tahdit edilmediği takdirde, ortaya çıkacak fitne ve fücurun Sedd-i Zülkarneyn’e sebep olan Ye’cüc ve Me’cüc’ü aratmayacağı açıktır. Belki bundandır ki, insanlığın yüzde doksan gibi bir ekseriyetinin Ye’cüc ve Me’cüc olduğunu nakledenler de olmuştur. Bedîüzzaman hazretleri (ra) bu tehlikeyi hiçbir zaman göz ardı etmediğinden, uzun ve verimli ömrünün tamamını milletin îmânının selâmeti için vakfediyor; sedd-i Kur’ânî’nin tezelzülüyle Ye’cüc ve Me’cüc’den daha müthiş olarak, ahlâkta ve hayatta karanlıklı ve zulümlü bir anarşîliğin ve dinsizliğin fesadına karşı tek çârenin îmân hizmetinde kilitlenmek ve yoğunlaşmak olduğunu şiddetle haber veriyor.

(Süleyman Kösmene)

Çin Seddi Uzaydan Görünür Mü?

Tarih: Eki 30 2014

Görünmeyen Sed

Dizi İdamı

Tarih: Eki 30 2014

Times gazetesi, Kuzey Kore’de 50 kişinin dizi izlemek, zina yapmak gibi suçlar nedeniyle idam edildiğini yazdı. Güney Kore istihbarat servisine dayanan bilgilere göre, idam edilenlerin bazılarının “dizi izlemek gibi suçlardan mahkum edildiğini” öne sürdü. Kuzey Kore’deki televizyon ve radyolar, yabancı yayınlara asla yer veremiyorlar. İzleyici ve dinleyiciler çoğunlukla dünyanın geri kalanından tamamen kopuk bir hayat sürdürüyorlar. Çin üzerinden ülkeye kaçak olarak sokulan Güney Kore televizyon programları ise, yıkıcı etkileri nedeniyle suç kapsamında değerlendiriliyor. Güney Kore Ulusal İstihbarat Servisi, Kore İşçi Partisi’nden 10 kişinin yabancı dizileri izlemek, rüşvet ve zinadan suçlu bulunduğunu, silahla vurularak idam edildiğini belirtti.

Bölünebilme Sorusu

Tarih: Eki 29 2014

9999 a bölünen fakat 10 a bölünmeyen rakamları birbirinden fatklı sekiz basamaklı kaç sayı vardır?

Sekiz basamaklı rakamları farklı olan sayı abcdefgh olsun. Bu sayıyı abcd0000 + efgh şeklinde yazabiliriz. Buradan abcd.10000 + efgh = 0 (mod 9999) olmalıdır. Dolayısıyla abcd.1 + efgh = 0 (mod 9999)

Rakamların birbirinden farklı olduğunu göz önüne alırsak abcd + efgh = 9999 olmak zorundadır. Ayrıca a + e = b + f = c + g = d + h = 9 olması gerekir. O halde toplamları 9 olan rakamları incelemeliyiz. Bunlar {0, 9}, {1, 8}, {2, 7}, {3, 6}, {4, 5} olur. a ile e nin seçimi 5 yolla, simetriden dolayı 2 ile çarparsak 5.2 = 10 yolla yapılır. b ile f nin seçimi 4 yolla, simetri ile 4.2 = 8 yolla yapılır. c ile g nin seçimi 3 yolla, simetri ile 3.2 = 6 yolla yapılır. d ile h nin seçimi 2 yolla, simetri ile 2.2 = 4 yolla yapılır. Çarpma yolu ile sayma prensibinden 10.8.6.4 = 1920 bulunur.

Fakat bu 1920 sayının içinde a = 0, e = 9 durumu ve d = 9, h = 0 durumları atılmalıdır. Bunların sayısı da 8.6.4 + 8.6.4 = 384 tür. O halde istenen durumarın sayısı = 1920 – 384 = 1536 bulunur.

Karmaşık Sayı Sorusu

Tarih: Eki 29 2014

Karmaşık Sayı Sorusu

Efsane Şapka

Tarih: Eki 28 2014

Demirel Efsanesi 13

Demirel Efsanesi 23

Süleyman Demirel

Demirel Efsanesi 06

Demirel Efsanesi 21

Demirel Efsanesi 22

Demirel Efsanesi 03

Demirel Efsanesi 04

Demirel Efsanesi 07

Demirel Efsanesi 08

Demirel Efsanesi 09

Demirel Efsanesi 10

Demirel Efsanesi 05

Demirel Efsanesi 11

Demirel Efsanesi 12

Demirel Efsanesi 14

Demirel Efsanesi 15

Demirel Efsanesi 16

Demirel Efsanesi 17

Demirel Efsanesi 42

Demirel Efsanesi 18

Demirel Efsanesi 39

Demirel Efsanesi 44

Demirel Efsanesi 19

Demirel Efsanesi 01

Demirel Efsanesi 26

Demirel Efsanesi 20

Demirel Efsanesi 43

Demirel Efsanesi 24

Demirel Efsanesi 25

Demirel Efsanesi 02

Demirel Efsanesi 28

Demirel Efsanesi 29

Demirel Efsanesi 31

Demirel Efsanesi 30

Demirel Efsanesi 27

Demirel Efsanesi 37

Demirel Efsanesi 38

Demirel Efsanesi 40

Demirel Efsanesi 41

Demirel Efsanesi 33

Demirel Efsanesi 34

Demirel Efsanesi 35

Demirel Efsanesi 36

Demirel Efsanesi 32


   Dedikodu, basit ruhlu insanların eğlencesidir.

Site Hakkında