Ahmedinejad Mektubu

Tarih: Kas 29 2014

İran eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, görev süresi bitmesine rağmen evinin bulunduğu sokağın başında halkın sorunlarını dinleyip halktan sorunlarını içeren mektuplar alıyor. Cumhurbaşkanı olduğu dönemde gittiği her yerde incelemek için halktan mektuplar alan ve bu yönüyle İran politikacıları arasında yeni bir yol izleyen Ahmedinejad, başlattığı uygulamayı hâlâ devam ettiriyor. Ahmedinejad, yaklaşık 1,5 yıl önce görevini bırakmasına rağmen başkent Tahran’daki Narmek mahallesinde halkla görüşerek sorunlarını dinliyor ve kendisine getirilen mektupları incelemek için topluyor.

Mahmud Ahmedinejad 2

Mahmud Ahmedinejad 3

Mahmud Ahmedinejad 1

Mahmud Ahmedinejad 4

Mahmud Ahmedinejad 5

Mahmud Ahmedinejad 6

Küre Dünyada

Tarih: Kas 29 2014

Dünya Küre

Ne kadar arasan da tüm yolar aynı yere varır bu dünyada!

Kayıp Minare

Tarih: Kas 29 2014

Abdullah Yusuf Azzam

Ey İslam davetçileri: Ölüm tutkunu olunuz ki size hayat bağışlansın.
Okuduğunuz kitaplar, devam ettiğiniz nafileler sakın sizi aldatmasın!

1941 yılında Filistin‘in Siletül Hasiriye kasabasında doğdu. Buradaki ilk ve orta öğretiminden sonra 1966’da Şam Üniversitesi Şeriat Fakültesi”ni bitirdi. 1967’de Amman’da öğretmenlik yaparken Batı Şeria ve Mescid-i Aksa’nın yahudilerin eline geçmesi üzerine Müslüman Kardeşlerin Mücahid Birlikleri”ne katıldı. Ancak Fedaiyyün ve Ürdün ordusu arasında meydana gelen kara eylül olayları yüzünden Cihadı sürdürmesine imkan kalmayınca 1969 yılında Usulü Fıkıhta master yaptı. Amhud Şeriat Fakültesi”nde öğretim üyesi olarak çalıştıktan sonra Doktora yapmak üzere Kahire’ye gitti. Kahire’de Usul-u Fıkıh dalından birincilikle mezun olup 1973’te doktorasını aldı. 1973-1980 arası Ürdün Şeriat Fakültesi”nde Öğretim üyesi olarak bulundu. Ürdün’den askeri yargıtay kararıyla sürülünce 1981’de Cidde Kral Abdulaziz Üniversitesi’nde çalışmaya başladı. Burada istediği ortamı bulamayan Abdullah Azzam İslamabad’daki Uluslarlararası İslam Üniversitesinde ders verirken aynı zamanda yeni başlayan Afgan Cihadı ile yakından ilgileniyordu. Bir süre sonra üniversitedeki görevini tamamen bırakarak Peşaver’e taşındı.

Ölümüne kadar tüm ömrünü kâh cephede savaşarak, kâh Arap ülkelerinden gelen gençlerin eğitim kamplarında, kâh muhacirlerin kamplarında geçiriyordu. Beytül Ensar adıyla açtığı büroda Arap ülkelerinden gelen gençleri ve yardımı organize ediyordu. Mücahidlere yardım, Mücahid kervanlarının cephane taşımak için kiraladıkları hayvanların kirası ve yolda erzak almaları için maddi destek olma, Arap ülkelerinden gelen gençleri kamplarda sıkı bir eğitimden geçirdikten sonra fiili cihada yollama, Mücahidlerin ve muhacirlerin İslami eğitimi için gayret gösterme, dergi ve kasetlerde Afgan cihadını tanıtma yanında yazdığı eserlere ömrünü vermiştir.

Abdullah Azzam 24 Kasım 1989 Cuma günü her zaman namazını kıldığı Seb’u’l-Leyl Camiine gitmek üzere evinden çıktı. Amacı cuma hutbesini okumak ve cuma namazını kıldırmaktı. İki oğlu Muhammed ve İbrahim ile birlikte arabasına doğru yaklaştı. Arabaya bindikten kısa bir süre sonra büyük bir patlama duyuldu. 20 kilogram ağırlığındaki TNT’nin uzaktan kumandayla patlamasıyla araba anında parçalandı. Abdullah Azzam, oğlu Muhammed ve İbrahim ile birlikte öldü. Cenazesine coşkulu bir kalabalık katıldı. Meydana gelen büyük patlamayla, araba paramparça olmuştu. Öyle ki patlamanın olduğu nokta derin bir çukura dönüşmüş ve olay yerine yakın olan elektrik hatları kopmuştu.

MAK, 1980 yılı ortalarında Pakistan,  Peşaver’deki Afgan direnişinde yer alan mücahitlere mali ve silah yardımı sağlanması amacıyla, Filistin Müslüman Kardeşler Örgütü lideri Abdullah Azzam ve Usame Bin Laden tarafın­dan, Mektebül Hidamat MAK Hizmet Bürosu isimli oluşumun ku­rulma çalışmaları başlatılmıştır. Bunun yanında Beytul Ensar adlı yapının kurulması da aynı zamana denk gelmiş, MAK; enformasyon, yardımların toplanması ve Müslümanla­rın özellikle Arapların canla, malla cihada teşvik edilmesi görevlerini yeri­ne getirirken, Beytul Ensar ise cihada gelenleri karşılama ve askeri eğitim kamplarına ve akabinde cephelere götürülmesi görevlerini üstlenmiştir. MAK, aralarında Amerika Birleşik Devletleri, Mısır, Suudi Ara­bistan ve Pakistan da bulunan yaklaşık 50 ülkedeki temsilcilikleriyle Afganistan’da savaşmak üzere gönüllüleri toplayarak Afganistan’a gön­derme işlevi görmüştür. Ayrıca Usame Bin Laden, anılan oluşumlar vasıtasıyla Afganistan ve Pakistan’da askeri eğitim kampları açarak finanse etmiş, diğer taraftan; Afganistan’da yol ve tünel açmak, hastane ve depo inşa etmek üzere ağır sa­nayi teçhizatları ithal etmiş, MAK’ı desteklemek için ailesinin zenginliği ya­nında, körfez bölgesinin varlıklı ailelerinden toplanan bağışlan da kullanmıştır.

Abdullah Azzam’ın vasiyetinden:

Yüce Allah’ın Rahmetine muhtaç Allah’ın kulu Abdullah Yusuf Azzam’ın vasiyetidir. Kahraman komutan Celaleddin Hakkani’nin evinde ve Şubat 1406 Şaban ayının (20 Nisan 1986) Pazartesi ikindi vaktinde şu sözleri yazıyorum: Hamd yalnız Allah’ındır. O’na hamdeder O’ndan yardım diler, mağfiretini isteriz. Nefislerimizin şerlerinden Allah’a sığınırız. Her kime hidayet verirse onu saptıracak yoktur. O bir ve tektir. Şehadet ederim ki Muhammed Allah’ın kulu ve Rasulüdür. Allah’ım senin kolay kıldığından başka kolay yoktur. Sen dileyecek olursan zoru da kolaylaştırırsın.

Allah yolunda savaşa çıkmamak konusunda nefse gerekçeler bulmak, nefsin kendisini uyuşturacak, bir takım gerekçeler bularak, Allah yolunda savaşmayıp, evinde oturmaya razı olması bir oyun, bir oyuncak edinmektir. Daha doğrusu Allah’ın dini ile oynamak, onu oyuncak edinmek demektir. Bizler Kur’an vasıtasıyla bu gibi kimselerden de yüz çevirmekle emir olunmuş bulunuyoruz. Dinlerini oyun ve eğlence edinmiş dünya hayatının kendilerini aldattığı kimseleri bir kenara bırakın. Cihad için gerekli hazırlıkları yapmaksızın geleceğe dair umutları gerekçe göstermek, zirvelere ulaşmayı ve oralara yükselmeyi arzulayan küçük nefislerin yapacağı işlerdendir. Nefisler büyük olduğu takdirde, cesetler o muradı gerçekleştirmek için yorulur.

Yani Allahualem bugün için, Allah yolunda savaşmayı terk eden kimseyle, namazı, orucu ve zekâtı terk eden kimse arasında hiçbir fark görmüyorum. “Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar, Allah da razı olmuyor. Fakat kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlamayı diliyor. O öyle bir Allah’tır ki, Resulünü hidayetle ve hak dinle bütün dinlere üstün kılmak için göndermiştir. Müşrikler hoşlanmasalar da.”[Tevbe Suresi/32-33]

Okul Panosu

Atatürk’ü anmak için İzmit Lisesi’nde hazırlanan panoya Mustafa Kemal’e hakaret içeren bir yazı asıldığı iddia edildi. Atatürk’ün insanlara saldırdığını hatta bundan mutlu olduğu yazılı panoyu İzmit Lisesi kabul etmedi. Yönetim, “Öyle bir yazı bizde olamaz” dedi. Panoya, Abdullah Azzam’ın Osmanlı’nın son dönemini ve Kemalizm’i anlatma iddiasıyla yazdığı Kayıp Minare isimli kitabından alınan “Mustafa Kemal insanlardan soyutlanmıştı. Okul arkadaşları tarafından sevilmez. Ve, öğretmenleriyle çokça münakaşa eder, ve problem çıkarırdı. İnsanlara saldırdığında mutluluk duyardı” cümlesi asıldı. (2014)

Yardımcı Işık

Tarih: Kas 29 2014

Yardımcı Işık

Partisi Pırtısı Farketmez

Tarih: Kas 29 2014

Partisi Pırtısı Farketmez

Mesele Güzel Şeyler Olunca Partisi Pırtısı Farketmiyor! Zihniyet Hep Aynı !

Ağaç Şov

Gıybet Sektörü

Tarih: Kas 29 2014

Gıybet Sektörü

Umudu Kuşa Kalmış

Tarih: Kas 29 2014

Umudu Kuşa Kalmışı

Atların Gölgesinde

Tarih: Kas 29 2014

Atların Gölgesinde


   Söz ola kestire başı, söz ola kestire savaşı.

Site Hakkında