Paralelkenarda Alandan Uzunluk

Tarih: Kas 12 2014

Paralelkenar Alan Sorusu

Paralelkenar Çözüm

17-75-90 Dik Üçgeni

Tarih: Kas 12 2014

17 75 90 Dik Üçgeni

Hutterite Life

Tarih: Kas 11 2014

Hutterites 31

Hutterites 38

Hutterites 10

Hutterites 6

Hutterites 2

Hutterites 9

Hutterites 3

Hutterites 17

Hutteritess

Hutterites 65

Hutterites 58

Hutterites 7

Resims

 Sürens

Hutterites 25

Hutterites 18

Hutterites 1

Hutterites 15

Hutterites 45

Hutterites 21

Hutterites 26

Hutterites 27

Hutterites 19

Hutterites 29

Hutterites 13

Hutterites 22

Hutterites 28

Hutterites 41

Hutterites 61

Hutterites 24

Hutterites 56

Hutterites 59

Hutterites 49

Hutterites 67

Hutterites 33

Hutterites 39

Hutterites 34

Hutterites 35

Hutterites 40

Hutterites 12

Hutterites 52

Hutterites 30

Hutterites 44

Hutterites 51

Hutterites 36

Hutterites 42

Hutterites 62

Hutterites 20

Hutterites 46

Hutterites 8

Hutterites 16

Hutterites 48

Hutterites 23

Hutterites 32

Hutterites 37

Hutterites 53

Hutterites 54

Hutterites 64

Hutterites 43

Hutterites 55

Hutterites 47

Hutterites 57

Hutterites 4

Hutterites 5

Hutterites 63

Hutterites 11

Hutterites 60

Hutterites 66

Hutterite Life 1

Bizim Gibi Cahile

Tarih: Kas 11 2014

Zeytinyağlı yiyemem aman,
Basma da fistan giyemem aman.
Senin gibi cahile,
Ben efendim diyemem aman.

Bursa yöresine ait türkünün doğumu 2 Kasım 1954. İhsan Kaplayan kaynak gösterilerek Muzaffer Sarısözen tarafından derlendi. Türkünün konuyla yakından ilgisi var; ama Marshall Yardımı meselesi sadece uçak-gemi yaptırmama meselesi değildi.  İşin Manisa Soma’da kesilen zeytin ağaçlarıyla da ilgisi vardı! Şöyle: İkinci Dünya Savaşı sonrası.  ABD, Truman Doktrini ile Türkiye’ye askeri yardım yaptı. Fakat, askeri yardım yeterli değildi; ekono­mik yardım da yapmalıydı! Ve bizim 11 Eylülümüz başladı; ABD Kongresi 11 Eylül 1947’de Marshall Yardımı’nı onayladı.  Çoğu kimse tehlikesinin farkında değildi.  En başta zeytin üreticileri.

Zeytincilik, Cumhuriyet’le birlikte ülke tarımında hak ettiği yeri almaya başladı. 1929’da Yalova’da zeytincilik seferberliği başladı. Yurt dışından getirtilen teknisyenlerle kurslar açıldı. Genç ziraat mühendisleri zeytincilik eğitimi için İtalya’ya gönderildi. 1937’de Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nün kurulması ile hızlandı. Zeytin bahçesine bakmayan ve bakım yaptırmayan üreticilere ceza veriliyordu. 3573 sayılı Özel Zeytin Kanunu çıkarıldı.  Zeytincilik hızla gelişti. Savaştan sonra devreye Amerikan Marshall girdi.  Amerika ne derse inanıyorduk; ve o günlerde başladı; zeytinyağı ısınırsa kanser yapar yalanı. Oysa zeytinyağı, dumanlaşma derecesi en yüksek sıvı yağıydı. Zeytin Anadolulu’ydu; anavatanı, Mardin, Kahramanmaraş ve Hatay üçgeniydi. Bütün ağaçların ilkiydi ve insan sağlığına en yararlı ağaçtı. Batı dillerindeki oil kelimesi, Eski Yunan’da zeytin ağacı anlamına gelen eleia kelimesinden türemişti.  Binlerce yıldır insanımızı doyuran zeytinyağı türkü siparişleriyle vs. gözden düşürüldü. Sabunu bile kullanılmamaya başlandı. Zeytinyağına düşmanlığın sebebi şuydu:  ABD dünyanın en büyük mısır üreticisiydi ve mısırözü yağı ihracatını Marshall Yardımı kisvesi altında yaptı; Türkiye’ye dedi ki, ekonomik kalkınmanızı bana bırakın!

Amerika’dan uzmanlar geldi; araştırma yaptılar; ve Türkiye tarım ülkesidir sonucuna vardılar!  Eeee! Eee’si şuydu; Türkiye’de neyin üretileceğine, neyin tüketileceğine ABD karar verecekti.  Türkiye’den ilk isteği şu oldu; benden mısırözü yağı alacaksınız!  Aldık.  Kimse sormadı; ki soranı gomonist diye hapse atıyorlardı. Yahu biz zaten tarım ülkesiyiz; alacaksak niye mısırözü yağı alalım; ülke olarak mısır üretiminde önemli bir potansiyele sahibiz. Ayrıca yağa ihtiyacımız yok.  Ayrıca. Bu zeytinyağı zararlı ise Amerikalılar peşin dolar verip niye zeytinyağı alıyordu?  Aynı Amerika mısırözü yağını, Türk lirası karşılığı borç olarak veriyordu! Tabii aradan yıllar geçip Türk halkı zeytinyağdan soğuduktan sonra ABD, mısırözü yağını dolarla satmaya başladı.  Türkiye boğazından düğümlenmeye başlanmıştı.  Öyle ki: Üç-beş ihraç kalemimizden biri zeytinyağı idi.  Zamanla yapılan (örneğin 12 Kasım 1956 tarihli) tarım anlaşmaları sonucu ABD, Türkiye’nin zeytinyağı ihracatını yılda 10 bin sonra 6400 tonla sınırladı! Eğer zeytinyağı ihracatı ABD’nin izin verdiği miktarı aşarsa Türkiye, ABD’den aynı miktarda nebati yağ satın almak zorundaydı! Çünkü dostumuz ABD, nebati yağlarının satışının etkilenmesini istemiyordu! Zeytinyağda emre uyduk; fakat izinsiz buğday ihraç edince, Amerika’nın Ankara Büyükelçisi Fletcher Warren, 20 Ocak 1958’de Menderes Hükümeti’ne nota verdi!  Sonuçta. ABD tarımımızı ele geçirdi ve bunu yaparken; gümrük vergisi, özel idare ve belediyelere ait vergiler, resim ve harçlar, sundurma ve antrepo ücretleri, rıhtım resmi ve rıhtım ücretlerinden muaf tutuldu.  Bitmedi.

Sadece Mısırözü yağ değildi mesele. Soya fasulyesi üretiminde dünya birincisi olan ABD, Türkiye’ye soya yağı ihracatına başladı. Yağın ucuz olması Amerikan yardımı gibi yalandı; ucuz vermek isteriz fakat, dünya tarım piyasa fiyatları üzerine tesir yapmaması için dünya piyasasına göre fiyat tespit etmek zorundayız dediler.  Bu yağların büyük kısmı margarin yapımında kullanıldı. Eh tabii ki, doymuş yağ asidi içeren margarinin damar sertliği yaptığı söylenmeyecekti. Donmuş yağların içinde domuz yağı vardı ama bizimkiler uyuyordu!  İlk margarin fabrikası ABD’nin yardımıyla kuruldu.  Margarine alışkanlık o hale geldi ki, gün gelecek aynı Şili’de olduğu gibi o margarin kuyruklarıyla Ecevit Hükümeti yıkılacaktı.  Bugün. Son torba yasayla 25 dekardan küçük zeytin alanları enerji, turizm ve maden işletmeciliğine açıldı. Türkiye’de zeytinliklerin ortalama büyüklüğünün 12 dekar olduğunu düşünürseniz bu yasanın zeytinciliğin sonuna getirmek için çıkarıldığını bilirsiniz. Zeytine düşmanlık hükümet ile sürüyor.  Zeytinyağına sahip çıkanlara bugün de cahil deniyor.  ABD’nin tarım politikaları hâlâ devam ediyor. (Soner Yalçın)

Kesik Zeytin

Zeytn Yargı

Hadisi Şerifte zeytin ağacında değil gargat ağacından bahsedyor. Cahillere duyurulur:

Zeytin Cahilliği

Kaynaklarda kıyamet alametleri sıralanırken, fitnenin artması, Yahudilerin Müslümanlara yönelik taşkınlık ve zulmü inanılmaz boyutlara varınca, sabır sınırı taşıp artık bu zulme bir dur demek isteyen Müslümanların kendilerini bulup cezalandırmasından çekinen Yahudilerin bulabildikleri her yere kaçıp saklanacağından söz ediliyor. Yahudilerin taşların ve ağaçların bile arkasına saklanacağı, buna karşın Gargat ağacından başka bütün taş ve ağaçların: “Ey Müslüman, Ey Allahın kulu, Yahudi arkamdadır, gel onu öldür” diyeceği ifade ediliyor. (Buhârî, Tecrid, IX, 73; Tirmizî, Birr, 25; Fiten, 2; et-Tâc, I, 25).

Bahsi geçen hadis-i şerif Sahih-i Müslim’de; “Öyle ki Yahudiler taşların ve ağaçların arkasına saklanacak ama ağaç ve taş dile gelerek ‘Ya Müslim! Ey Allah (c.c.) kulu! Gel, bak benim arkamda Yahudi var, buraya gizlendi, benim arkamda, gel onu cezalandır. diyecek. Sadece gargat ağacı bunu söylemeyecek çünkü o Yahudi ağacıdır” buyuruluyor. (Kitab-ul Fiten H. 2239)

Tarih: Kas 11 2014

Orman Yılanı 9

Orman Yılanı 8

Orman Yılanı 10

Orman Yılanı 1

Orman Yılanı 6

Orman Yılanı 7

Orman Yılanı 4

Orman Yılanı 5

Orman Yılanı 2

Orman Yılanı 3

Orman Kayası

Tarih: Kas 11 2014

Orman Kayası

Yapışmayan Damlalar

Tarih: Kas 11 2014

Yapışmayan Damlalar

Fonksiyonu Bulunuz

Tarih: Kas 11 2014

Fonksiyonu Bulunuz


   Eğer istediğini yapamıyorsan, yapabileceğini iste.

Site Hakkında