Film İstanbul

Tarih: Ara 09 2014

Kaza İstanbul 4

Kaza İstanbul 1

Kaza İstanbul 2

Kaza İstanbul 3

Kaza İstanbul 5

Cansız Mülteciler

Cami İstanbul

Bond Filmi

Aksiyon İçeren Bir Film Gibidir İstanbul !

Işık İstanbul

Gece İstanbul

Cami Avlusunda Atatürk

Tarih: Ara 09 2014

Cami Avlusunda Gezen Atatürk

Fatih Camii – İstanbul – Aralık 2011

Fonksiyon Denklem

Tarih: Ara 09 2014

Fonksiyon Denklem

Seri Açılımı

Tarih: Ara 09 2014

Seri Açılımı

At Eskisini Al Yenisini Devri

Tarih: Ara 08 2014

Nasıl Evli Kaldınız

Yaşlı çifte sorarlar: Bunca sene nasıl evli kalabildiniz?

Yaşlı çift cevap verir: Bizim doğduğumuz zamanlarda birşeyler kırıldığında tamir edilirdi, çöpe atılmazdı!

Bir düşünün ! Çok uzak değil bundan 40-50 yıl önce bile insanlar eşyalarıyla gönül bağı kurarmış. Örneğin elinde taşıdığı sopasıyla, ahırdaki ineğiyle, üzerindeki elbisesiyle vs. Yokluktan olsa gerek ki; bu eşyalar olabildiğince kullanılır kullandıkça da gönül bağı oluşurmuş. Şimdi öyle mi? At eskisini al yenisini! Ya bu atılanlar insan olunca?

Başka Yol Yoktu

Korkular Dünyası

Tarih: Ara 08 2014

Yavru fare annesine sorar:

Şu dünya ne tuhaf değil mi anne?

Neden Yavrucuğum? diye sorar anne.

Yavru fare cevaplar:

Biz kedilerden korkuyoruz. Kediler köpeklerden. Köpekler insanlardan. İnsanların erkekleri, kadınlardan. Kadınlar ise bizden korkuyor!

Dört Köprü Götürmek

Tarih: Ara 08 2014

Dört Köprü Götürmek

Marx Ailesi ve İntihar

Tarih: Ara 07 2014

Paul Lafargue (1842-1911); Fransız uyruklu düşünür ve eylem adamı. Küba’nın Santiago kentinde doğdu. Dokuz yaşındayken ailesiyle birlikte göçtüğü Fransa’da Tıp Akademisi’ne yazıldı. Üniversitede, kralcı hükümete karşı giderek genişleyen gençlik devinimine katıldı. Yine aynı dönemde yoğun bir okuma uğraşına daldı. Hegel’den Feuerbach’a, Fourier’den Comte’a kadar pek çok düşünürün yapıtlarını okumasına karşın, özellikle Proudhon’dan etkilendi. 1865’te Karl Marx‘la tanışmasının, üzerindeki Proudhon etkisinin kırılmasında büyük rolü oldu. Marx yakışıklı, zeki, enerjik ve sportif bulduğu bu gencin, kızı Laura‘yla evlenerek aileye katılmasına da izin verdi. Siyasal etkinlikleri nedeniyle Akademi’den uzaklaştırılınca, öğrenimini Londra’da tamamladı ve karısı Laura’yla birlikte yeniden Paris’e döndü. Art arda üç çocuğunu da yitirmesi üzerine tıptan soğudu; kendini tümüyle sosyalist düşünce ve eyleme adamaya karar verdi. Fransız Sosyalist Partisi’nin kurucuları arasında yer aldı, işçi devinimlerinin örgütlenmesine yazılarıyla katkıda bulundu. 1911 yılında karısıyla birlikte kendini öldürdü. Yaşlılığın, beden ve zihin güçlerini azar azar kemirdiğini görmek istemeyen Lafargue, yetmiş yaşını aşmamak üzere kendine verdiği sözü tutmuş oluyordu!

Paul Lafargue

İntihar Eden Çift: Paul Lafargue ve Laura Marx

Laura Marx

Lafargue, Fransız Sosyalist Partisi’nin kurucuları arasında yer almıştır. Ne yazık ki, sosyalizmin zaferini göremeyecektir! 26 Kasım 1911’de, onu eşi Laura ile bir koltukta kucak kucağa son soluğunu vermiş olarak bulurlar. Kendilerini öldürmelerinin nedenini, bıraktığı mektupta şöyle açıklamaktadır Lafargue:

Bedence ve ruhça sapasağlamken, yaşama zevk ve sevinçlerini birer birer elimden alan, beden ve kafa güçlerimi koparıp götüren acımasız yaşlılık, enerjimi felce uğratıp istemimi söndürmeden ve beni gerek kendime, gerek başkalarına yük olacak duruma düşürmeden, canıma kıyıyorum. Yıllardır, yetmiş yaşımı aşmamaya söz verdim kendime. Yaşamdan ayrılmanın yılı olarak bu dönemi seçtim ve kararımı uygulama yolunu tasarladım: deri altına siyanür enjekte etmek. 45 yıldan beri kendimi adadığım davanın, yakın bir gelecekte başarıya ulaşacağından emin olmanın büyük sevinciyle ölüyorum.

Bazı Paul Lafargue Fikirleri:

– Sosyalizm, ırkların ve cinsiyetlerin eşit olduğunu savunan tarihteki tek partidir!

– Çağımız, çalışma yüzyılıdır, diyorlar; aslında acının, yoksulluğun, kokuşmuşluğun yüzyılıdır.

– Bilim Tanrıyı yok saymıyor, daha iyisini yapıyor, onu gereksiz kılıyor. İlerlemenin tek yolu, Tanrıya savaş açmaktır !

– Ürettiğimiz tüm mallar, sürümleri kolay olsun ama çok dayanmasın diye, bile bile üstünkörü yapılıyor. Ürünlerinin nitelikleri dolayısıyla insanlığın ilk dönemlerine nasıl taş çağı, tunç çağı deniyorsa, bizim çağımıza da kalpazanlar çağı denecektir.

– Tembellik hakkı deyince, şöyle yan gelip yatmak, ekmek elden su gölden bir yaşam gelir insanın aklına önce, armut piş, ağzıma düş deyimine uygun bir yaşam. Oysa, emek sarfetmeden insanca bir yaşam elde edilemez.

– Çalışın, çalışın proleterler, toplumsal serveti ve kendi yoksulluğunuzu artırmak için çalışın. Çalışın ki, daha da yoksullaşarak daha çok çalışmak ve yoksullaşmak için birtakım nedenleriniz olsun. Kapitalist üretimin acımasız yasası budur işte.

– Kapitalist uygarlığın egemen olduğu ulusların işçi sınıflarını garip bir çılgınlık sarıp sarmalamıştır. Bu çılgınlık, iki yüzyıldan beri, acılı insanlığı inim inim inleten bireysel ve toplumsal yoksunluklara yol açmaktadır. Bu çılgınlık, çalışma aşkı; bireyin, onunla birlikte çoluk çocuğunun yaşam gücünü tüketecek denli aşırıya kaçan çalışma tutkusudur. Rahipler, din adamları, iktisatçılar ve ahlakçılar bu akıl sapıncına karış çıkacak yerde, çalışmayı kutsallaştırmışlardır!.

– İşçilerin, kendilerini öldürürcesine çalışma ve yokluk içinde sürünerek yaşama gibi çılgınlığı karşısında, kapitalizmin büyük üretim sorunu üretici bulmak ve onların gücünü iki katına çıkarmak değil, tüketici bulmak, isteklerini kamçılamak ve onlarda sahte gereksinimler yaratmaktır artık.

– Bir köyün orta yerinde bir fabrika kurmaktansa, oraya veba tohumları saçmak, su kaynaklarını zehirlemek daha iyidir. Fabrika işçiliğini başlatın, ne neşe kalır ortada ne sağlık ne de özgürlük. Yaşamı güzel ve yaşanmaya değer yapan ne varsa, hepsi gider.

Jenny von Westphalen Marx ve Karl Marx

Jenny von Westphalen Marx ve Karl Marx

Karl Marx, bir Prusya baronunun eğitimli kızı Jenny von Westphalen ile evlendi. Aile, 1850’li yıllarını yokluk içerisinde Londra’nın Soho semtinde bulunan üç odalı bir evde geçirdi. Marx ve Jenny’nin bu yıllarda dört tane çocuğu oldu, daha sonra Jenny üç çocuk daha doğurmuştur, fakat yedi çocuktan sadece üç tanesi hayatta kalarak ergenliğe erişebildi. Hayatta kalan 3 çocuktan 2’si ise olgunluk yaşlarında intihar etmiştir.

Eleanor Marx

Eleanor Marx (1855 – 1898) Marksist yazar ve politik eylemci. Karl Marx’ın en küçük kızıdır. On altı yaşındayken babasının sekreteri oldu ve babasıyla birlikte konferanslara katılma amacıyla dünyayı gezmeye başladı. 1884’te Britanya’nın ilk sosyalist partisine, Sosyal Demokrat Federasyon, üye oldu, Eleanor bu sırada Edward Aveling ile tanıştı ve çift ömür boyu nikahsız şekilde birlikte yaşadı. Eleanor Marx, kadın hakları konusunda çeşitli yazılar yayımladı ve Emekçi Kadın Sendikası kurulması yolunda çaba gösterdi, çeşitli grevlere katıldı. 1880`lerde oyunculukla da ilgilenen Eleanor, sanatın feminist ve sosyalist bir araç olduğuna inandı. Marx, 1898`da sevgilisi Aveling`in gizlice bir oyuncuyla evlendiğini öğrendi. Bu olayın da etkisiyle Aveling Marx`a beraber intihar etmeyi önerdi, Eleanor Marx 31 Mart 1898 tarihinde sevgilisinin temin ettiği hidrojen siyanürü içerek intihar etti. Aveling ise sözüne uymayarak intihar etmedi.

Aveling Edward

Darwinist ve Ateist İngiliz Edward Bibbins Aveling (1849 – 1898), intihar sözünde durmadı ama 4 ay sonra böbrek rahatsızlığı nedeniyle hayatını kaybetti.


   İyiliğe iyiliği her adam yapar. İyiliğe kötülüğü şer adam yapar. Kötülüğe iyiliği er adam yapar.

Site Hakkında