Yobaz Sanat ve Siyonizm

Tarih: Kas 05 2016

Ressam Ali Elmacı’nın Osmanlı padişahı 2. Abdülhamid’in yüzünü kadın bedeni formundaki bir heykele resmetmesine tepki gösteren bir grup, Lütfi Kırdar’daki Contemporary İstanbul’un açılış etkinliğini bastı. Milli Görüş Vakfı’ndan geldiklerini söyleyen 20 kişilik grup, Isabel Croxatto galerisinde sergilenen heykele müdahale etti. Tekbir getiren grup, Sultan Abdülhamit desenli mayo giydirilmiş heykelin kaldırılmasını istedi. Grubun tepki gösterdiği eser kaldırılırken, eserin sahibi sosyal medyadan hakaret mesajları aldığını belirterek “Bunları hak edecek hiçbir şey yapmadığımı, sadece sanatımı yaptığımı düşünüyorum” dedi. Contemporary İstanbul’dan yapılan açıklamada ise eserin tekrar yerine konulduğu ve fuarın kapanışına kadar sergilenmeye devam edeceği belirtildi.

agzinda-bicak-tutan

Ağzında bıçak tutan yarı çıplak kadın heykeli üzerindeki Abdülhamit tasviri cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir göndermedir. Bu ucube sanat; şiddetin, ahlaksızlığın ve ateizmin sanat dedikleri ucube üzerinden müslümanlara vurmasıdır. İstedikleri kadar yobaz desinler!

yobazlik-meselesi

sanat-dedikleri-ressam-ali-elmaci

Ressam Ali Elmacı

Haberde bir saldırıdan bahsediliyor. Gerçekten de Türkiye üzerinden ülke müslümanlarına büyük saldırılar düzenleniyor: Bir taraftan Fetö olayı ile Türk askerinin uysallaştırılma projesi, diğer taraftan PKK ile Güneydoğununu yeni bir Suriye’ye dönüştürülme projesi, başka bir taraftan ise ülkeyi derinden satan bazı siyasiler! Ayrıca sanat, ekonomi ve medya üzerinden gelen saldırılar! Burada amaçlanan ülkeyi çok büyüke bir karışıklığa sokarak Başkanlıktan başka hiçbir çözüm yolunun bırakılmamasıdır. Başkanlık sonrası ise bu ülkeye ne olacağını sadece Allah bilir! Güneydoğuda Büyük bir İsrail devleti kurmak isteyen dünya patronu siyonistlerin planları meyve vermeye başladı gibi sanki! Bu felaket zamanında Allah’a sığınmaktan başka hiçbir çare kalmadı artık!

Mülteci Eğlencesi

Tarih: Mar 17 2016

Faşizm

Mülteci Eğlencesi

Madrid meydanında oturan ve maç saatini bekleyen PSV taraftarları eğlenmek için çevredeki dilenci kadınları seçti. Sıcak havada, kafede biralarını yudumlayan PSV’liler, dilenci kadınlara para atıp onları bir sağa bir sola koştururken, alınan her para sonrası oley çekti. Bununla da yetinmeyen Hollandalılar mültecilere şınav çektirip para verdikleri bardakların içine bira döktü. Bu son derece üzücü olaylar İspanyol TV şovu El Chiringuito tarafından canlı olarak yayınlanırken, sosyal medyada adeta deprem etkisi yarattı. Görüntüleri hayretle izleyenler birbirinden çarpıcı yorumlar yaptı. İşte o yorumlardan bazıları: Hollanda’da PSV taraftarlarının mültecilere para atarak eglenmesi. İnsanlığını kaybetmiş bir Avrupa profili. Bir Alçaklığın Anatomisi. Faşizm heryerde aynı hastalık. PSV’lilerin yaptığı mide bulandırıcı. Fakat dramatik olan, sığınmacıların kendilerine yapılan aşağılamayı umursamayacak kadar muhtaç olması. Muhtemel Hollandalı bir baba, “Ben sana PSV’li olamazsin demedim, insan olamazsin dedim”

***

Önceki gün sosyal medyayı sallayan PSV’li taraftarların İspanya’nın Madrid kentinde bozuk para atıp dalga geçtiği, şınav çektirdiği kadınları, şarkıcı Haluk Levent buldu. Levent’in çektiği ve Twitter’da yayınladığı bir video inanılmaz gerçeği ortaya çıkardı. Söz konusu görüntülerdeki kadınlar İstanbullu çıktı!

Medya Sitili

Tarih: Ara 01 2015

Yozlaşmış Bir Örgüt

Tarih: Haz 05 2015

FIFA’nın eski yüksek düzey yetkililerinden Chuck Blazer 2010 Dünya Kupası seçimleri için kendisiyle birlikte yönetim kurulundaki diğer isimlerin rüşvet almayı kabul ettiklerini açıkladı. ABD vatandaşı olan Blazer, 1998’de de kendisinin rüşvet ödemelerinin düzenlenmesinde rol aldığını söyledi.
Chuck Blazer, 1990-2011 yılları arasında FIFA’ya bağlı Kuzey ve Orta Amerika ile Karayipler (Concacaf) kolunda, ikinci en yüksek mevkide yer alan isimdi ve 1997-2013 arasında FIFA yönetim kurulunda da görev almıştı. Blazer’ın itirafları 2013’te New York’da yapılan mahkemenin, yeni yayımlanan tutanaklarında yer alıyor. Söz konusu dava sırasında Blazer, kendisine yöneltilen 10 suçlamayı kabul etmişti. Chuck Blazer’ın itirafları, savcılık makamıyla vardığı mahkumiyet anlaşmasının parçasıydı. Amerikan savcıları geçen hafta FIFA’da görevli 14 kişiyi rüşvet alma, haraççılık ve kara para aklamakla suçladı. Aralarında Blazer’ın da bulunduğu diğer 4 kişi daha önce suçlu görülmüştü.

ABD Adalet Bakanlığı söz konusu şahısların, 24 yıllık bir süre içinde 150 milyon dolardan fazla rüşvet ve avanta elde ettiklerini öne sürüyor. Mahkeme tutanaklarında FIFA’dan haraççı ve yozlaşmış bir örgüt diye söz ediliyor. Chuck Blazer, tutanaklarda, “2004’te veya o sıralarda başlayıp 2011’e dek devam etmek üzere, ben ve FIFA yönetim kurulundaki diğerleri Güney Afrika’nın 2010 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmasını sağlamak için rüşvet almayı kabul ettik.” diyor. Dün Güney Afrika, 2010 kupası için 10 milyon dolar rüşvet ödemiş olduğu iddialarını yalanlamıştı. Blazer ayrıca, “Ben ve diğerleri 1996, 1998, 2000, 2002 ve 2003 yılları Altın Kupa’larında da yayın hakkı ve diğer haklarla ilişkili olarak rüşvet ve avanta almayı kabul ettik.” diyor. 40 sayfalık mahkeme tutanaklarında yer alan 10 suçlamayla ilgili diğer itiraflar arasında, ABD’de vergi kaçırmak da bulunuyor. Vergi kaçakçılığını soruşturan federal yetkililer Blazer’ı gözaltına almışlar, Blazer, soruşturmada işbirliği yapmayı kabul etmişti. Blazer’ın bir anahtarlığa gizlenen mikrofonla çalışma arkadaşlarının konuşmalarını kaydetmeyi kabul ettiği belirtiliyor.
70 yaşında olan Chuck Blazer’in ağır kalın bağırsak kanseri hastası olduğu bildiriliyor. ABD’deki hukuki soruşturmaların yanı sıra, İsviçre makamları da 2018 ve 2022 Dünya Kupaları için ülke seçimlerin nasıl yapıldığı konusunda cezai soruşturma açtı. Katar, rüşvet soruşturmalarına rağmen 2022 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapma hakkının, asla elinden alınamayacağını bildirdi. Katar Dışişleri Bakanı Halid el Attiyah, Arap aleyhtarı bir taciz kampanyası yürütüldüğünü söyleyerek, Katar’ın, kupaya ev sahibi olarak seçilmesinde hiçbir usulsüzlük yapılmadığını kanıtlayabileceğini vurguladı.

Chuck Blazer

Birçokları araba araba götürüken birçoklarına da fanatikik yapmak düşüyor!

Fanatiklik 1

Fanatiklik 2

Mezarlık Konseri

Tarih: May 20 2015

Türbe Üzerinde Tepinme

İstanbul’da CHP’li Beşiktaş Belediyesi 4 gündür devam eden Gençlik Festivali kapsamında dün akşam 19.30’da Ortaköy Dereboyu Camisi önünde fener alayı gerçekleştirildi. Etkinliğin bitiş noktası olan Barbaros Meydanı’nda önce Ozan Çolakoğlu sonra da Tarkan sahneye çıktı. Konserde mezarlıklardaki manzara ise dikkat çekti. 2 saat sahnede kalan Tarkan’ın konseri sırasında havai fişek gösterisi yapıldığı sırada kimse nereye bastığının bile farkına varamadı. Beşiktaş İskele Meydanı’nda düzenlenen konsere katılanlar tarihi Barbaros Hayrettin Paşa türbesi ve haziresindeki kabirlerin üzerinde doyasıya eğlendi. Tarihe ve kabristanlara yapılan bu saygısızlık büyük tepki çekti. CHP’li Beşiktaş Belediyesi, 19 Mayıs etkinlikleri için Tarkan’la anlaşmış, bu anlaşmanın belediyeye maliyetinin 1.5 milyon lira olduğu basında yer almıştı. Sosyal medyada Beşiktaş Belediyesi’nin 1.5 milyonluk konserine de tepkiler geldi. Belediyenin borç içinde olduğu ifade edilirken 1.5 milyonluk konser için savurganlık yorumları yapıldı. Tarkan’ın geçen yıl 19 Mayıs’ta Beşiktaş’ta vereceği konser, Soma faciası nedeniyle ertelenmişti.

Sahte Peygamber mi?

Tarih: Oca 02 2015

Muhterem arkadaşlarım; Hepinizin de takdir edeceği gibi bu gece (31 Aralık-1 Ocak) son derece önemli bir gece. Hepinizin bildiğini sandığım çok önemli iki doğum olayı bu gecede vuku bulmuştur. Çok ama çok sevdiğinizi bildiğim iki önemli şahsiyet bu gecede dünyaya gelmişlerdir. Bunlardan birincisi Hazreti İbrahim, ikincisi ise Hazreti Muhammed’dir. Yüce Allah her ikisine de cennetini nasip eder inşallah. Dolayısıyla bu gecede her ikisi için bol bol dua etmenizi tavsiye ederim. Bu geceyi huşu içerisinde eda etmenizde büyük fayda vardır. Allah bu iki büyük zata hayırlı ve Bereketli ömürler versin diye dua ederseniz hiçbir şey kaybetmezsiniz. Bu yazımdan hiçbir şey anlamadınız galiba? Anlaşılmayacak bir Şey yok canım. Son derece basit ve hepinizin bilmesi gereken bir şeyi söylüyorum. Hz. İbrahim tabi ki benim. Hz. Muhammed ise en küçük kardeşim. İkimiz de bu gece dünyaya gelmişiz. Hepsi bu. Selam ve muhabbetlerimle.

İbrahim Korkmaz ve Ampul

İbrahim Korkmaz

Hüseyin Üzmez Öldü

Tarih: Eki 14 2014

Geçtiğimiz günlerde cezaevinden serbest bırakılan yazar Hüseyin Üzmez, Ankara’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Bursa’da 2008 yılında, 14 yaşında olan kız çocuğu B.Ç.’ye cinsel tacizde bulunmak suçundan 13 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasını İstanbul’daki Metris Cezaevi’nde çeken 83 yaşındaki Hüseyin Üzmez, psikolojik sorunları ve prostat rahatsızlığı nedeniyle, cumhuriyet savcısı tarafından ‘cezanın infazının ertelenmesi’ kapsamında 12 gün önce tahliye edilmişti. Bursa’nın Mudanya İlçesi’nde 2008 yılı Nisan ayında meydana gelen olayda cinsel taciz suçundan çarptırıldığı 13 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası Yargıtay’ca onanan Hüseyin Üzmez’e ‘Alıkoymak’ suçundan da 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verilmişti. Bu cezayla ilgili dosyası Yargıtay’da bulunan Hüseyin Üzmez, cezasını çektiği Bursa E Tipi Kapalı Cezaevi’nden, geçen Şubat ayında psikolojik sorunları nedeniyle ikinci kez Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi edilmek üzere İstanbul Metris Cezaevi’ne nakledilmişti. Psikolojik rahatsızlıklarının yanı sıra prostat hastası olan, kulakları yeterince duymayan Hüseyin Üzmez, bu sağlık sorunları nedeniyle 13 Aralık 2012 günü Bursa’da Muradiye Devlet Hastanesi’nden heyet raporu aldı. Hüseyin Üzmez nakledildiği Metris Cezaevi’nden, bu heyet raporu da dikkate alınarak, cumhuriyet savcısı tarafından ‘hastalıkları iyileşinceye kadar’ ‘5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’ kapsamında tahliye edilmişti. Hüseyin Üzmez sağlığına kavuşunca kalan 4 yıl 7 ay 4 gülük cezasını çekmek üzere yeniden cezaevine girecekti. Üzmez, pijamalarıyla geldiği hastanede üzerine giydiği yıpranmış pardösüsü dikkat çeken Üzmez’in yine hiç konuşmadığı gözlenmişti.

 

Annesi

Livaze Ç.

Hüseyin Üzmez tarafından Bursa’nın Mudanya İlçesi’nde, yazarın kendi evinde taciz edildiği belirtilen B.Ç.’nin annesi Livaze Ç., aynı dava kapsamında geçtiğimiz 14 Kasım günü kızını fuhşa teşvik etmek ve hürriyeti tehdit suçundan 16 yıl 6 ay 22 gün hapse mahkûm edilmişti. Daha önce beraat ettiği ve Yargıtay’ın bozduğu davadaki şok kararla duruşma salonunda tutuklanan anne Livaze Ç., cezaevine gönderilmişti. 40 günü aşkın süredir hapiste bulunan Livaze Ç., cezaevinde hayatını kaybetti. Livaze Ç.’nin sabaha karşı rahatsızlandığı, mide bulantısı, karın ağrısı gibi şikâyetlerinin de olduğu öne sürülmüştü. Cumhuriyet Savcılığı, kalp krizinden hayatını kaybettiği sanılan genç kadının ölümüyle ilgili soruşturma başlatmıştı.

Yazar Hüseyin Üzmez

Malatya’da 1931 yılında doğan Hüseyin Üzmez, Türkiye gündemine daha 17. yaşındayken girmiştir. 1952 yılında lise öğrenciliği sırasında Malatya’yı ziyaret eden Ahmet Emin Yalman’a suikast düzenleyen Hüseyin Üzmez, Yalman’ı ağır yaralamıştır. Silahla gerçekleştirdiği bu eylemden sonra teslim olan Hüseyin Üzmez, 20 yıl hapse mahkum edilmiş ve 10 yıl sonunda tahliye olmuştur. Tahliyesinden sonra yazarlık ve avukatlık yapan Hüseyin Üzmez, 2003 yılında kendisinden 50 yaş küçük olan Ayşe Yılmaz ile evlenerek Türkiye gündemine yeniden oturmuştur. Bu evliliğin hemen ardından taciz davasıyla karşı karşıya kalan Hüseyin üzmez 13 yıl 1 ay 15 gün hapis suçuyla cezaevine gönderilmiştir. Hüseyin Üzmez 2014 yılında prostat rahatsızlığı sebebiyle tahliye edilmiştir. 14 ekim 2014 tarihinde, ankara’da tedavi amacıyla kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmiştir.

Sezen Aksu Ağzını Bozunca

Tarih: Eyl 30 2014

Sezen Aksu, geçen aylarda ulusal yas nedeniyle ertelenen son 2 konserini vermek için Açıkhava’da sevenlerinin karşısına çıktı.Soğuk ve yağmurlu havaya rağmen merdivenlerin de dolu olduğu konserde Sezen Aksu, 40. sanat yılında müzik hayatını bırakacağı yönündeki haberlere de açıklık getirdi. 2015 yılı sonuna kadar sahne alacağını belirten Aksu, “Müzik üretmeye, gençlerin elinden tutmaya devam edeceğim ama sahne almayacağım. Yani müziği bırakmıyorum. Ama çok canım isterse konser vereceğim” diye konuştu. Sezen Aksu, konser boyunca seyirciye “Yüzde 50’nizin sesi hiç çıkmıyor. Çığlık atın” diyerek takıldı.

Konserin ikinci yarısında Mustafa Ceceli’nin yeni albümünde yer alan söz ve müziği Sezen Aksu’ya ait İlle de Aşk şarkısını ikili ilk kez birlikte söyledi. Sezen Aksu Mustafa Ceceli için “Mustafa’nın bazen camii avlusuna bırakılıp sonradan bulunduğunu düşünüyorum. Çünkü hacıda (Mustafa Ceceli) çingenelere ait özellikler var. O kadar yetenekli ve çabuk bir müzisyenki şaşırıp kalıyorsunuz. Biliyorsunuz ki onu kazayla şarkıcı yaptık. Ama iyiki de onun sesini sizlere duyurmuşuz. Benim tanıdığım temiz yüzlü nadir insanlardan birisi o. Hatta bazen bu hacı yüzünden Umre’ye ya da Hacca gitmek istiyorum. Adam Allah’la öyle bir bağlantı kurmuş ki bütün işleri iyi gidiyor yahu” diyerek herkesi güldürdü.

Mustafa Ceceli’nin yeni albümünde olacak İllede Sen adlı şarkıyı beraber seslendiren ikili, şarkının nakarat kısmı için sahnede el hareketi bulmaya çalıştı. Sezen Aksu’nun yaptığı bir harekete Mustafa Ceceli “Aman Sezen Hanım Rtük var” dedi. Sezen Aksu gülümseyerek “Koymuşum Rtük’üne” dedi. Sezen Aksu, ortaöğretimde başörtüsü, piercing ve dövme hakkındaki yönetmelik değişikliğine dair göndermede bulundu: “Bizi örteceğinize kendi nefsinizi terbiye edin öküzler


   Küçük insanların gururu büyük olur.

Site Hakkında