Eskimiş Ankara

Tarih: Oca 08 2017

Hipnozmatik

Tarih: Ara 03 2016

hipnozmatik

Bir mağazanın vitrininde ilk kez televizyon izleyen çocuk, 1948.

Galata Yaması, 1955

Tarih: Kas 28 2016

galata-yamasi

Begger and King George, 1920

Tarih: Kas 07 2016

begger-and-king-george-1920

Yitirdiğimiz Halk

Tarih: Eyl 07 2016

Miting Duygusu

Kocaman meydanın ortasına asılan, abartısız, ölçülü tek bir Türk bayrağının altında toplanan insanların seçilebilen yüzlerinde bugün hepimizin unuttuğu ortak bir duygu okunuyor: Umut. Yoksulluğun vurduğu kitlelerin gözlerinde, Anadolu insanının tarihin hiçbir döneminde yitirmediği o kadim ışık var. Bugün Yenikapı mitinginin katılımcı sayısıyla siyasetin etki alanının ölçüldüğü, Köprüden otoyola açılış şovlarıyla yıkımın yüceltildiği, histeri nöbetine tutulmuş konuşmacıların işgal ettiği bir ülkenin herkesçe malum olan ama kimsenin anımsamadığı tarihi bu. Bu, aslında bugün yitirdiğimiz bir halkın fotoğrafı. Gözlerindeki ışık, yüreklerindeki umutla, üreten, avutan elleriyle bir köşeden çıkıp gelivermeleri için sağa sola bakınıp durduğumuz insanların donup kalmış halleri.

İslamköy, neolitik çağdan kalma bir mimarinin sürdüğü kerpiç evleriyle zamana direniyor. Sokaklarında dolaşıyoruz. Terk edilmiş biblo gibi eski evler yıkılmaya yüz tutmuş. Budanmış elma çubuklarıyla yakılan fırınlarda pişirilen ekşi mayalı İslamköy ekmeği kokan sokaklarda eski canlılıktan eser kalmamış. Köyün merkezindeki Süleyman Demirel Müzesi ve külliyeyi görmeye gelen birkaç ziyaretçi köyü az da olsa hareketlendiriyor. Gerçekte bir su yapıları uzmanı olan Demirel’in büyük umutlarla Eğirdir Gölü’nden ovaya getirdiği suyun yarattığı üretim durmuş. Ovadaki her on elma bahçesinden beşi satılık. Yamaçlardaki tepeleri kaplayan karakeçiler kaybolmuş. Yol boyunca Tarım Bakanlığı’na bağlı kırsal kalkınma ajansının desteğiyle açıldığı belirtilen bir iki tesis göze çarpıyor, o kadar. Bir de yol boyunca Isparta’ya gelirken Kuleönü köyünün çıkışında göze çarpan kuranı kerim fabrikası. Ortadoğu ve çoğu Arap ülkesinin kuranı kerimleri burada üretilip satılıyormuş. Kendisine “Meclis’te neden bir nurcu vekil olmasın?” diyen hemşerilerine, “Ben varım ya yetmez mi?” dediği rivayet edilen Demirel’in kendi ağzından aktardığı, babası Yahya Çavuş’un öğütleriyle pekiştirdiği yaşamıyla ilgili ayrıntılar, bölgedeki üretim kültürü hakkında önemli bilgiler içeriyor:

Ailemizde eli tutan herkes çalışırdı. 80 yaşındaki kadın ise çocuk bakar, yemek yapardı. Anam, babam ve kardeşlerimle tarlada, bağda çalışırdık, hayvan güderdik. Sabahları tarhana çorbası ve pekmez yerdik. Pekmez yemeden bağa bahçeye çıkmamız mümkün değildi. Evdeki işlerimizin dışında oynamaya pek vakit bulamazdık… Babam; bana ve kardeşlerime toprağı işlemeyi öğretti. Dağdan yakacak odun bulmayı, çalı kesmeyi, çift sürmeyi, ekin ekmeyi, orak biçmeyi; ağaç, bağ, gül, tütün, sebze dikmeyi, çapalamayı, bellemeyi, harman kaldırmayı, tınaz savurmayı, su sulamayı, hayvan bakmayı öğretti. ‘Ne olur ne olmaz, dünya halidir. Toprak sizi aç bırakmaz, namerde muhtaç etmez. Bundan daha sağlam dayanak olmaz. İhtiyaç hasıl olursa, ona dönersiniz’ derdi.

Yumak Odası

Tarih: Ağu 15 2016

Yumak Odası

Lübnan Sınıf

Tarih: Tem 04 2016

Lübnan Sınıf

Gelgit Atları, Hollanda, 1950

Tarih: May 18 2016

Gelgit Atları, Hollanda, 1950


   Terk eden terk edilir, ellerini gevşetenin eli bırakılır.

Site Hakkında