Teneke Hastalığı

Tarih: May 31 2016

Yıllar önce annem anlatmıştı. Her halde 60 yıl önce gerçekleşmiş bir olaydır. Köyde yalnız yaşayan varlıklı bir kadına bir gün iki falcı kadın gelir fal bakmak ister. Kabul görmeyince de: “Aaa sende teneke hastalığı var” diye şüphe verirler. “Nereden anladınız ki” diye merakla sorar kadın. “O bizim işimiz” cevabını aldığı kalpazanlara tedavi yöntemlerini sorar. Belli ki kadın tezgahı yutmuştur. Yanlarında getirdikleri yağ tenekesinin başına geçirilmesine razı olur kadın tedavi uğruna! Bir taraftan da hızla artan tempoyla tenekeye odunla vurmaktadır falcı. Diğer falcı ise fırsat bu fırsat deyip evin değerli eşyalarını çuvala doldurmaktadır. Derken tedavi biter, varlıklı kadının sersemleşen başı kendine geldiğinde soyulduğunu anlar. Aradan 60 yıl geçmiş, teneke hastalığı şekil değiştirerek aramızda dolaşıyor. (Ali Rıza Malkoç)

Dünyayı Düzeltmek

Tarih: Haz 30 2014

Adam, pazar sabahı kalktığında bütün haftanın yorğunluğunu çıkarmak için pijamalarını  giyer ve gazetesini alır. Tam bunları düşünürken oğlu koşarak geldi ve parka ne zaman gideceklerini sordu. Baba, oğluna söz vermişti; bu hafta sonu parka götürecekti onu ama hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu. Sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti. Önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve oğluna uzattı:

Eğer bu haritayı düzeltebilirsen seni parka götüreceğim! dedi.

Sonra düşündü:

Oh be, kurtuldum! En iyi coğrafya profesörünü bile getirsen bu haritayı akşama kadar düzeltemez!

Aradan on dakika geçtikten sonra oğlu babasının yanına koşarak geldi:

Babacığım, haritayı düzelttim. Artık parka gidebiliriz! dedi.

Adam önce inanamadı ve görmek istedi. Gördüğünde de hayretler içindeydi ve oğluna bunu nasıl yaptığını sordu.

Çocuk şu ibretlik açıklamayı yaptı:

– Bana verdiğin haritanın arkasında bir insan resmi vardı. İnsanı düzelttiğim zaman dünya da kendiliğinden düzeliverdi!

20 Peni

Tarih: Şub 28 2014

Bir gün, otobüsün biletçisi imama para üstü verirken yanlışlıkla 20 peni fazla vermiş. İmam yanlışlığı ancak yerine oturup parasını sayınca fark etmiş.  Kendi kendine “Bu 20 peniyi biletçiye geri versem mi?” diye düşünmüş. Ama içinden bir ses diyormuş ki “Bu çok küçük bir para ve zaten biletçinin de umurunda değil. Koskoca otobüs şirketi için de 20 peni ne fark eder ki? Bu parayı Allah’tan gelen bir hediye gibi düşünebilirim.” İneceği durağa gelince, imam bu 20 peniyi biletçiye iade etmeme kararlılığı ile yerinden kalkıp kapıya yönelmiş ama tam inecekken aniden fikrini değiştirip biletçiye dönmüş ve “Paranın üstünü fazla vermişsiniz” diyerek 20 peniyi biletçiye iade etmiş. Bunun üzerine biletçi gülümsemiş ve demiş ki: “Siz caminin yeni imamısınız değil mi? Aslında uzun zamandır İslam’ı öğrenmek için sizi caminizde ziyaret etmek istiyordum ve bilerek size fazla para verdim, nasıl tepki vereceğinizi görmek istedim.” İmam inerken nerdeyse bacaklarını hissetmiyormuş, yere yığılacakmışçasına bir direğe tutunmuş ve kendine gelmeye çalışmış. Gözlerinden yaşlar dökülerek kendi kendine mırıldanmış;

Allah’ım beni affet! Az daha İslam’ı 20 peniye satıyordum!

Çınar ve Sarmaşık

Tarih: Oca 23 2014

Bir gün, bir çınar ağacının yanı başında bir sarmaşık filizi boy vermeye başlamış. Bahar günleri ilerledikçe; sarmaşık, çınar ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurun ve güneşin etkisiyle büyümüş ve çınarın boyuna ulaşmış. Sarmaşık hızlı büyüyüp boy atmanın gururuyla ve küçümseyen bir eda ile çınara sormuş:

Sen kaç ayda büyüyüp bu hale geldin diye?

Çınar cevap vermiş: 100 yılda!

100 yılda mı demiş sarmaşık. Alaycı bir tavırla gülmüş ve yapraklarını böbürlene böbürlene sallamış. Daha sonra da; Ben iki ayda senin boyuna geldim, bak diyerek alaycı tavrını sürdürmüş.

Doğru demiş, çınar; Sen iki ayda benim sırtımdan, benim gıdamı emerek ve benim gövdemi kullanarak benim boyuma geldin!

Günler günleri kovalamış. İlkbahar ve yaz bitmiş. Sonbahar, yani hazan mevsimi gelmiş. Sonbaharın ilk rüzgarlarıyla sarmaşık; önce üşümeye sonra yapraklarını dökmeye, soğuklar arttıkça da, dalları aşağı doğru düşmeye başlamış. Sarmaşık endişe içinde, çınara sormuş: Neler oluyor bana?

Ölüyorsun ve yok oluyorsun diye cevap vermiş çınar. Sarmaşık, Niçin diye sormuş panik içinde. Çınar cevap vermiş:

Benim yüz yılda geldiğim yere, sen iki ayda gelmeye çalıştığın için.


   Yarın bambaşka bir insan olacağım diyorsan niye bu günden başlamıyorsun.

Site Hakkında