Kapitalist Vahşet

Tarih: Nis 20 2015

Hindistan’da 2005 yılında yapılan yasal düzenlemeler sonucu ilaç şirketleri genetik çeşitliliğe sahip Hindistan nüfusundan faydalanmak amacıyla, ilaç denemeleri için bölgeye akın ettiler. Fakat bu çalışmalar zamanla değişik skandal ve facialar ile neticelendi. Sadece 2005-2012 yılları arasındaki klinik deneylere katılanlardan hükümet kaynaklarına göre 2 bin 680’i, gayri resmi açıklamalara göreyse on binlercesi hayatını kaybetti. Resmi rakamlar ağır yan etkilere maruz kalanların sayısını 12 bin olarak işaret ederken, bu rakamında aslında yüzbinlerce olduğu yönündeki iddia ne yalanlandı ne de kimseyi şaşırttı. Bu sürecin tam ortasında, 2009 yılında Bill&Melinda Gates Vakfı tarafından finanse edilen Sağlıkta Uygun Teknoloji (PATH) isimli programa paralel olarak Hindistan Medikal Araştırma Konseyi (ICMR) Andhra Pradeş ve Gucerat Eyaletleri HPV aşısı projesini başlattı. Bu denemede 25 bin kadın denekten 8’inin ölümü insan hakları kuruluşlarını ayağa kaldırdı. Medyanın ağır baskıları sonucu hükümet bir araştırma yapıyormuş gibi yapmak zorunda kaldı. Sözde araştırma neticesinde, ilaç denemelerini sağlık bakanlığı adına denetlemekle görevli Hindistan İlaç Kontrol Merkezi (DCGI) isimli şirket statüsündeki kurum, ölümlerin aşılarla bağlantılı olmadığını açıkladı. Ancak bu açıklamadan tatmin olmayan aktivistler PATH, DCGI, ICMR için tekrar suç duyurusunda bulundular. Bunun üzerine araştırma başlatan Aile ve Sağlık Refahı Parlemento Komitesi, PATH’ı suçlu buldu, ICMR’ın da yetkilerini azalttı.

2013 yılında Hindistan Anayasa Mahkemesi yapılan şikâyetler doğrultusunda yeni ilaç denemelerine kısıtlamalar getirdi. Kararın ardından 2012’de 480 olan ilaç deneme başvuruları 2013’te 207’ye geriledi. DCGI tarafından onaylanan 163 ilaç denemesi de askıya alındı. Fakat bu olumlu gelişmeler Hindistan’da Mayıs 2014’te İsrail, İngiltere ve Batı yanlısı Narendra Modi’nin iktidara gelmesi ile tersine döndü. Ocak 2015’te mevzuatta yapılan bir değişiklikle, Sağlık Bakanlığı, başvuru öncesi ilaç firmalarıyla toplantı yaparak tüm izinleri vermeye yetkili kılındı. Bu toplantıların raportörlüğüne ise özel sektörden Prof. Dr. Ranjit Roy Chaudhury atandı. Aktivistler, bu toplantıların ve alınacak kararların, Prof. Chaudhury’in, klinik araştırmalarıyla ünlü Apollo Hastanesi’nin elemanı olması sebebiyle objektif olmayacağını söylüyorlar. İlaç baronları ise insanlara, sözde işlerini kaybedebilecekleri şeklinde ‘tehdit’ kokan mesajlar vermekle meşgul. Hindistan basınına açıklamalarda bulunan Javis Klinik Araştırmaları Müdürü ve Mascot Spincontrol Sözleşmeli Araştırma Organizasyonu CEO’su Mary Francis, “Hindistan’daki klinik araştırmalar ve ilaç denemeleri, yasaları bu yönde daha esnek ve projelerin onaylanması daha hızlı olan Türkiye, Endonezya ve Malezya’ya kaymaya başladı” şeklinde konuştu. Şirin Abdül Han, kolay yoldan para kazanmak isteyen birçok sınıf arkadaşıyla birlikte 2009’da (16 yaşında iken) ‘yeni teşhis konulan tüberküloz hastalarının tedavisinde D vitamininin etkileri’ denemelerine katılmış. İlaç denemelerinin ‘zararsız’ olduğunu düşündüğünü söyleyen Han şunları söyledi: “Her para aldığımızda boş bir kâğıt imzalıyorduk. Sonraki kontrol için gittiğimiz her ay 150 ruble (2,5 dolar) veriyorlardı. Bu bir öğrenci için çok iyi bir para. Bu ilaç denemelerini 2008’de ilik kanseri olan teyzemin katıldığı programdan duydum. Ona da 700 ruble (11 dolar) ödüyorlardı.”

Dinamitli Ölüm

Tarih: May 07 2014

İzmir’in Bayraklı İlçesi’nde, özel bir salonda spor yaparken rahatsızlanan Çağlar Çam (29), koşu bandı üzerinde yere yığıldı. Olay yerine giden sağlık ekipleri Çam’ın kalp krizi geçirdiğini belirledi. Hastaneye kaldırılan Çam kurtarılamadı. Kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Çam’ın vücut geliştirmek için aldığı ilacın kalp krizini tetiklediği öne sürüldü. Çam’ın kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için otopsi yapılırken, Bodrum’da animatörlük yaparken tanıştığı İngiliz nişanlısıyla 4 ay sonra evlenmeyi planladığı öğrenildi. Düğüne kadar kaslı ve düzgün bir fiziğe sahip olmak için gündüzleri ailesiyle inşaatta çalıştığı, akşamları da haftada 6 gün spora gittiği, burada daha fazla yağ yakabilmek için koşu bandında bacaklarına ağırlık bağladığı öne sürüldü. Acılı baba Latif Çam, “Kaslarının çabuk gelişmesi için kim tavsiye etti bilmiyorum spora gitmeden önce hap kullanmaya başladı. Uyardım ama dinlemedi. Oğlum belki de bilinçsizce kullandığı bu haplardan dolayı hayatını kaybetti. Gençler böyle haplara itibar etmesin. Sonra sonları acı oluyor” dedi. Vücut geliştirme şampiyonu Şahin İrencin (30) geçen yıl ekim ayında dinamit olarak bilinen doping ilacını aldıktan sonra fenalaşıp iç organlarının iflas etmesi sonucu hayatını kaybetmişti. İrencin’in, Avrupa Şampiyonu olup, 75-100 altın almayı hedeflediği belirtilmişti.

Dinamit Kaslarında

Tarım İlaçları ve Arı Ölümleri

Tarih: Nis 30 2014

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Bahri Yılmaz, yanlış ilaçlamanın arı ölümlerine neden olduğunu vurgulayarak, Avrupa’nın yasakladığı bazı tarım ilaçlarının Türkiye’ye girdiğini, bunun da arılar tarafından çok tercih edilen pamuk, ayçiçeği gibi bitkilerde kullanıldığını belirtti. Avrupa’nın kullanmadığı bir ilacın Türkiye’de de kullanılmaması gerektiğine dikkati çeken Yılmaz, şöyle devam etti: “Biz ülkemizde yasaklansın istiyoruz fakat hala bazı üniversite hocaları ‘Avrupa’nın stokları ne olacak’ diye bize soruyor. Böyle bir bilim dünyası ile çalışmak zorunda kalıyoruz. Avrupalının kendi ülkesinde kullanmadığı ilacı biz de kullandırtmayacağız, bu konuda mücadeleye devam edeceğiz. O ilacı attığınız toprak kirleniyor. Üç yıl sonra bile o toprakta çıkan ottan arı toz alsa ölüyor. Onun için bu işi çok ciddi tutmamız lazım. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bu konuda çok hassas ancak bilim adamları bazen yanlış yönlendiriyor. Türkiye arıcılığının en büyük düşmanı tarım ilacıdır.”

Balın Sahtesi Olmaz!

Bahri Yılmaz, balı arıların yavruları için yaptığını, sahtesinin olamayacağını vurgulayarak, “Balın sahtesi olmaz. İnsanlar glikoz şurubunu (mısır şurubu) bal diye satıyor” diye konuştu. Yılmaz, Avrupa’da mısır şurubunun şeker üretimine oranının yüzde 2, Türkiye’de ise kotanın yüzde 10 olduğunu, Bakanlar Kurulunun da yüzde 5 artırma yetkisi bulunduğuna dikkati çekti. Türkiye’nin yılda 2.5 milyon ton şeker ürettiğini, bunun 375 bin ton glikoz şurubu anlamına geldiğini kaydeden Yılmaz, “Ürettiğimiz yıllık bal 94 bin ton, bununla nasıl rekabet edeceğiz” dedi. Mahkemelik durumda bulundukları bir firmanın askeriyeye bile bal diye mısır şurubu sattığını söyleyen Yılmaz, “İhbar ettik, analizlerini yaptırdık ve bir seferde 40 tenekeye eşdeğer balı iade edildi. Askeriyeye bile glikozu bal diye satıyor” diye konuştu.

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Bahri Yılmaz, Türkiye’ye İran üzerinden kontrolsüz bal girişi yapıldığını bildirdi. Asya Arıcılar Birliği Konferansı için geldiği Antalya’da gazetecilere açıklamalarda bulunan Yılmaz, Türkiye’nin 6.5 milyon arı kovanı bulunduğunu, yılda yaklaşık 94 bin ton bal üretildiğini söyledi. Türkiye’nin bal üretiminde kendi kendine yeten bir ülke olduğunu, yasal yollardan Türkiye’ye bir gram dahi bal gelmediğini bildiren Yılmaz, İran üzerinden ise zaman zaman kaçak şekilde bal girişinin yapılabildiğini ifade etti. Yılmaz, “Balda en büyük üretici Çin’den bile ithalat yapılmıyor ama İran üzerinden yasal olmayan yollarla geliyor olabilir, bu bizi rahatsız ediyor. Ülkemize kontrolsüz hiçbir ürünün girişinin olmaması gerekiyor diye düşünüyoruz” dedi.

Zenginler İçin İlaç

Tarih: Şub 24 2014

Bayer firmasının Hollandalı CEO’su Marijn Dekkers, 67 bin dolarlık kanser ilacı hakkında “Doğruyu konuşalım Biz bu ilacı fakirler için değil zenginler için geliştirdik” dedi. Amerikan dergisi Business Week’in son sayısında yer alan habere göre, Hindistan hükümetinin Nexavar adlı kanser ilacının patentsiz üretimine onay vermesine tepki gösteren Dekkers, “Bunun adı hırsızlıktır. Doğruyu konuşma zamanı geldi. Biz bu ürünü Hindistan pazarı için geliştirmedik. Kanser ilacını batıda yaşayan ve maddi güce sahip insanlar için geliştirdik” dedi. Bayer firmasının kanser ilacı Nexavar için hasta başına yılda 67 bin dolar talep ettiği belirtildi. Hindistan’da da üretilmeye başlanan ilacın ise sadece 177 dolara satıldığına dikkat çekildi. Birçok dernek, Dekkers’in bu şok açıklamaları nedeniyle dava açacağını açıkladı. Bayer yetkilileri, CEO Marijn Dekkers’in açıklamalarının yanlış anlaşıldığını iddia etse de, dernekler bunu kabul etmedi.

Yaşlı İlaç

Tarih: Oca 17 2014

Yaşlı İlaç

Sahte Kanser İlacı

Tarih: Ara 11 2013

Sahte Kanser İlacı

İstanbul Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerinin gerçekleştirdiği sahte ilaç operasyonunun ayrıntıları da ortaya çıktı. Beş bine yakın sahte kanser ilacının ele geçirildiği operasyonda, bir yıldır süren takip sırasında çetenin sahte kanser ilacı sattığı 10 hastaya ulaşıldığı ve uyarıldığı belirlenirken, çete üyelerinin kendi aralarındaki konuşmaları da kayıtlara geçti. Bir telefon görüşmesi sırasında, bir şebeke üyesinin “Bu ilacı bu adama verirsek bu adam kesin ölür” dediği, diğer şebeke üyesinin ise, “Ya boşver nasıl olsa ölecek boşver” dediği ortaya çıktı.

Dolarla Dolar

Tarih: Eki 30 2013

Enjektör Ucu


   Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz.

Site Hakkında