Sazlı Cenaze

Tarih: Eki 22 2016

sazli-cenaze

Türk Halk Müziği’nin ünlü ismi Arif Sağ’ın eşi Yıldız Sağ son yolculuğuna uğurlandı. Geleneğe uygun yaşayan Alevilerin Hakka yürüme erkânı, özü itibarıyla Yıldız bacı için düzenlenen erkândır. Asimilasyondan nasiplenmeyen, özünü-mirasını koruyan, “yahu şimdi Alevi olduğum ortaya çıkacak, işim bozulacak, terfi alamayacağım, komşum ne der, amirim-arkadaşım ne söyler” gibi aptalca kaygı taşımayan Aleviler, erkânı böyle yürütürler. Arif Sağ da bir Alevi yurttaş, bir önder, bir örnek sanat adamı olarak, hem kendi tercihi hem de hem yârim, hem yarım dediği eşinin vasiyeti üzerine, bu dünyadan göçtüğü güne değin Alevi gibi yaşayan Yıldız Bacıyı, Alevi erkânına göre yolcu etmek istedi ve erkân öyle yürütüldü.

Cenaze Merasimi

Tarih: Eki 12 2016

cenaze-merasimi

agac-tasiyicilar

Ölüm Saygısı

Tarih: Eyl 09 2016

saygili-olum

Ölüm Tahtı

Tarih: Ağu 29 2016

Taht Ölümü

Azrail’den Haber Var

Tarih: Ağu 15 2016

Haber Var Ölümden

Efsane’nin Ölümü

Tarih: Haz 05 2016

ABD’li efsanevi Müslüman boksör Muhammed Ali, parkinson hastalığıyla 33 yıl mücadele sonrasında, solunum rahatsızlığı nedeniyle kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Uzun süredir Parkinson rahatsızlığı bulunan ve solunum yollarındaki rahatsızlık nedeniyle dün hastaneye kaldırılan Muhammed Ali’nin tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdiği açıklandı. Hayatı boyunca birçok önemli maça çıkan, spor yaşantısının yanı sıra Müslümanlara ve ABD’deki siyahi hareketlere desteğiyle de bilinen Muhammed Ali, 2014 yılından bu yana sağlık sorunları nedeniyle zaman zaman hastanede tedavi görüyordu. Aralık 2014’te ve Ocak 2015’te hastaneye kaldırılan Muhammed Ali’nin, geçen yılki rahatsızlığının idrar yolları enfeksiyonu olduğu belirtilmişti. Ünlü boksör, son olarak 8 Nisan’da Arizona’nın Phoenix kentindeki Celebrity Fight Night adlı yardım etkinliğine katılmıştı. Boks kariyerini sonlandırmasının ardından Parkinson hastalığına yakalanan ve asıl adı Cassius Marcellus Clay Jr. olan efsanevi boksör, 1964’te İslam dinini seçerek Muhammed Ali adını almıştı. 1964, 1974, 1978 yıllarında olmak üzere dünya ağır sıklet boks şampiyonluğunu 3 kez kazanan Muhammed Ali, bu ünvanı rakipleri karşısında 19 kez korumayı başardı. Kariyeri boyunca çıktığı 61 maçın 56’sından galibiyetle ayrılan Ali, profesyonel boksa geçmeden önce 1960 Roma Olimpiyatları’nda hafif ağır sıklet kategorisinde altın madalya kazanmıştı.

Muhammed Ali, 17 Ocak 1942’de Kentucky Louisville’de doğdu. Afro-Amerikan ve İrlanda kökenlidir. 12 yaşındayken boksla tanıştı ve kısa zaman içinde National AAU ve Altın Eldiven Şampiyonası’nda amatör kayıtlara girdi. Yine 1960’ta Roma’da ağır hafif sıklette altın madalyayı alarak profesyonel lige döndü. 18 yaşındayken katıldığı Roma Olimpiyatları’nda altın madalya aldıktan sonra ünü giderek artmaya başladı. 1964 yılında 22 yaşındayken, S. Liston’u yenip Dünya Şampiyonu oldu. Bu zaferden sonra dinini değiştirdiğini ve İslam’a geçtiğini açıkladı. Muhammed Ali ismini aldı ve çok sevdiği boks’a 1967’den 1970’e kadar ara vermek zorunda kaldı. “Vietnamlılar bana hiçbir kötülük yapmadılar ki onlarla savaşayım.” diyerek Vietnam savaşına gitmediği için 5 yıl hapis ve 10 bin dolar para cezasına çarptırıldı. Lisansı ve pasaportu elinden alınınca dava süresince maddi sıkıntılar yaşadı ve iflas ettiğini açıkladı. Ailesinin yardımı ve üniversitelerde para karşılığı yaptığı konuşmalarla geçimini sağladı. 1970’te temyiz davasını kazanıp tekrar boksa döndü. 1971’de Joe Frazier ile ‘Asrın maçı’na çıktı ve profesyonel boks kariyerinde ilk defa kaybetti. Uzmanlar üç buçuk sene aradan sonra sadece 2 maç yapan Muhammed Ali’nin bu kadar zor bir maça hazır olmadığı görüşünde hemfikirdi. Fakat o en kısa zamanda tekrar şampiyon olmak istiyordu. Ardından çenesinin kırıldığı maçta Ken Norton’a sayı ile yenilince, kendi ve yakınları dışında birçok kişi kariyerinin bittiğini sandı. Fakat o azmedip art arda unvan için rakip olan boksörleri bir bir yendi. Ken Norton’i yenip rövanşı aldı. 1973’te Joe Frazier ile unvan maçı için anlaştı. Arada sadece Joe Frazier-George Foreman maçı kalmıştı. Frazier sürpriz bir şekilde iki raund’da nakavt oldu. Ali böylece önce Fraizer ile maç yapıp arkasından da Foreman’la maç ayarladı ve iki maçı da nakavt’la kazandı. Böylece hem kaybettiği unvanını alacak hem de daha bitmediğini gösterecekti. 1978’de boksu Şampiyon olarak bıraktı. Sonra 1984’te Parkinson hastalığına yakalanmasına rağmen bunu gizleyip büyük para karşılığı iki maç daha yapıp kaybetti. İkisi de o vaktin veya sonrasının Dünya Şampiyonları idi. Profesyonel döneminde sadece 5 kez yenilen, Olimpiyat ve Dünya Şampiyonu olan Muhammed Ali, 36 yaşına kadar bütün şampiyonlar için tek isim olmayı başardı ve 37’si nakavt olmak üzere 56 maç kazandı.

Ona sadece bir boksör olarak bakmamak gerekir. Çünkü o gücüyle olduğu kadar kişiliğiyle de hep daha iyisini yapmaya çalışmıştır. 1960 Roma Olimpiyatları’ndan döndükten iki gün sonra bir lokantada sadece beyazlara servis yapıldığını öğrenince, altın madalyasını Ohio Nehri’ne atmıştır. 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda bu madalyanın yerine başka bir altın madalya kendisine verilmiştir. Din olarak İslamiyet’i seçmiştir ve Vietnam Savaşı’na gitmemiştir. Bu durumu şöyle dile getirmiştir: “Benim onlarla sorunum yok” Bu nedenle unvanlarına el konuldu ve bokstan uzaklaştırıldı. Fakat o yılmadı. Bu süre içerisinde üniversiteleri dolaşarak İslamiyet’i anlattı. Malcolm X ile yakın ilişkileri oldu. Verimli işlerle uğraştı. Muhammed Ali’nin zamanının en iyisi olduğu kabul edilir. 2001 yılında Hollywood tarafından hayatı filme alındı. Ali adlı filmde Muhammed Ali’yi Will Smith canlandırdı. Parkinson hastalığı yüzünden uzun süre Michigan’daki çiftliğinde gözlerden uzak yaşamayı tercih eden ünlü boksör, ringlerde 20 yıldır ağzından düşürmediği “Bütün zamanların en iyisiyim” lafını ispatlayarak bir efsane olmuştur. Buna rağmen, 2001 yılındaki 11 Eylül saldırıları üzerine Muhammed Ali, başında New York İtfaiye Müdürlüğü şapkası ile Sıfır Noktasına giderek destek ve dayanışmasını göstermek gereği duymuş ve şöyle demiştir: “Beni asıl inciten, ‘İslam’ adının bulaştırılması ve ‘Müslüman’ adının bulaştırılması ve sorun çıkarılıp nefret ve şiddete yol açılması. İslam, katil dini değildir. İslam, barış demektir. Evde öylece oturup insanların sorunun kaynağı olarak Müslümanları yaftalamalarına seyirci kalamazdım.” Hayatını anlatan biyografik roman, 2002 yılında Kaknüs Yayınları tarafından yayımlanmıştır.

Muhammed Ali 1

Muhammed Ali 4

Muhammed Ali ve Malcolm X

Muhammed Ali 2

Muhammed Ali 6

Muhammed Ali 8

Baskılara maruz kalan Muhammed Ali, İslam ile şereflenmişti!

Muhammed Ali 10

Muhammed Ali 3

Muhammed Ali 9

Muhammed Ali 5

Muhammed Ali ve Annesi

Muhammed Ali 16

Muhammed Ali 11

Muhammed Ali 12

Asrımızda Kahramanlık Eve Dönene Kadardır!

Bush Hediyesi

Muhammed Ali 7

Muhammed Ali 17

Muhammed Ali 13

Muhammed Ali ve Milli Selamet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan – 1976

Muhammed Ali 14

Muhammed Ali, ikinci eşi Belinda Boyd ve Çocukları.

Muhammed Ali 18

Muhammed Ali’ye Amerikan Yumruğu

Muhammed Ali 15

Muhammed Ali, kızkardeşi (solda) ve eşi (sağda) son günlerinde.

Ringlerde sadece rakiplerini değil ırkçı Amerika’yı da dövüyordu. ABD’li yazar Harriet Beecher Stowe’un kişilik olarak romanında ortaya koyduğu siyahi o isme (Tom Amca) hep karşı çıktı. Beyazların her türlü haksızlığına karşı boğun eğen devşirme o kişiliği asla kabul etmedi. Köleliği reddetti. Ülkesi adına olimpiyatlarda aldığı altın madalya hiçbir şeyi değiştirmedi. Gittiği bir restorantta siyah olduğu için servis yapılmayınca altın madalyasını Ohio Nehri’ne attı. Müslümanlığı seçtiğinde adeta tüm Amerika’yı karşına aldı. Sadece ülkesinde değil birçok ülkede ayrımcılığa uğradı. Londra’ya gittiği ünvan maçında Kraliçe Elizabeth rakibini saraya çağırmasına rağmen onu kabul etmedi. Kraliçeye nazire “Maçı alıp boksörlerin kralı olacağım” dedi. İngiltere hayatının dönüm noktalarından biri oldu. Ringlerin ‘altın eldiveni’ Muhammed Ali Londra’da ilk kez bir Türk’le karşılaştı. Otel lobisinde karşısında gördüğü kişi ona doğru yönelerek sarıldı. Hayatında unutamadığı o anı “İlk kez bir beyaz bana sarıldı” diyerek dile döktü. Daha sonra İstanbul’a geldi ve Sultanahmet’te cuma namazını kıldı. Erbakan ile Sultanahmet’i dolduran on binlerce kişiye seslendi.

Babası sokak levhalarını boyayan bir boyacı annesi ile temizlik işçisiydi. Babası Cassius Marcellus Clay Sr., Muhammed Ali’ye “Sen öğretmen ya da avukat ol” derdi. Oğlunu ringde gördüğünde fikri tamamen değişti. “Benim oğlum dünya ağırsiklet şampiyonu olacak” demeye başladı. Oğlunun Louisville’de yaptığı tüm maçları izlemeye geldi. Fakat şehir dışındakilere maddi imkansızlıklar yüzünden katılamadı.

Birgün sokakta yürürken kendisini takip eden siyahi Müslüman genç dikkatini çekti. Sadece bir dakikalığına içeriye girmesi konusunda Clay’i ikna etmişti. Clay içeriye girdiğinde tamamı siyahlardan oluşan bir toplulukla karşılaştı. Kürsüdeki adam onlara siyahların özgürlüklerinden söz ediyordu. Clay’in bir süre dinlediği ve çok etkilendiği bu kişi Müslüman olduktan sonra Malik el-Şahbaz Malcolm X’di.Muhammed Ali Malcolm X’in ölümü derinden etkiledi. Kardeşi Rudy Clay ise kendisinden önce Müslüman olmuş ve Rahman adını almıştı.

Muhammed Ali’den Alıntılanmış 22 Söz:

1. Alt tarafı bu da bir iş. Otlar büyür, kuşlar uçar, dalgalar kumları yalar. Ben de insanları döverim.

2. Sporda başarı çalışmaktan öte istemekle olur.

3. Rüyalarınızı gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır.

4. Şampiyonlar salonlardan çıkmaz. Şampiyonlar içlerinde tutku, hayal ve amaç olan insanlardan çıkar.

5. Seni tüketen, önündeki tırmanılacak dağlar değil, ayakkabındaki çakıl taşıdır.

6. Hayal gücü olmayan insanın kanatları yoktur.

7. Ben en iyisiyim. Bunu gözlerimle görmeden önce de söylüyordum. Sakın bana şu işi yapamazsın demeyin. Olanaksız olduğunu anlatmayın. En iyisi olmadığımı söylemeyin. Ben en iyinin de iyisiyim.

8. Ön yargı karanlıkta kalmış olmaktan kaynaklanır. Gün ışığı onu arındırır.

9. Kelebek gibi uçarım, arı gibi sokarım.

10. O kadar hızlıyım ki, odamda ışığı söndürmeye kalktığımda, ışık sönmeden oturduğum yere dönebiliyorum.

11. Ben bir dövüşçüyüm. Göze göz karşılığa inanırım. Öteki yanağımı çevirmem. Karşılık vermeyen adama saygı duymam. Köpeğimi öldürürsen, kedini saklasan iyi edersin.

12. Keşke insanlar herkesi, beni sevdikleri gibi sevselerdi. Dünya çok daha güzel bir yer olurdu.

13. Zevk mutluluk demek değildir. İnsanı takip eden gölgeden öte hiçbir önemi yoktur.

14. Büyük bir şampiyon olmak için en iyi olduğuna inanmalısın. Öyle olmasan bile, öyle gibi davranmalısın.

15. Aklım kesiyorsa ve yüreğim inanıyorsa, başarabilirim.

16. Çalışmanın her saniyesinden nefret ediyordum fakat kendime hep “Dayan!” diyordum. Bugün çalışacağım ve ömrümün sonuna kadar bir şampiyon olarak yaşayacağım.

17. Gencim, yakışıklıyım, hızlıyım, sevimliyim ve yenilmezim!

18. “Louisville’de insanlar hala pis zenci diye çağırılıp köpek muamelesi görüyorken ve en basit haklarından bile mahrumken benden üzerime bir üniforma geçirip 10000 mil ötedeki bir ülkede bomba atıp kurşun sıkmamı nasıl beklerler? Hayır, 10000 mil öteye gidip beyaz köle efendilerinin beyaz olmayan başka bir millet üzerine baskı kurmalarına, onları öldürmelerine, evlerini yakmalarına yardımcı olmayacağım. Gün böyle kötü işlerin sona ermesinin günüdür. Böyle bir tavır içinde bulunmanın bana milyonlarca dolara mal olacağını söylediler. Ama daha önce de söyledim ve yine söylüyorum. Benim halkımın gerçek düşmanı burada, Amerika’da. Kendi özgürlüğü, kendi adaleti ve eşitlik için savaşan o insanları köleleştirme de kullanılan bir maşa olmayacağım. Dinimi, halkımı ve kendimi küçük düşüremem. Eğer bu savaşın benim 22 milyonluk halkıma özgürlük ve eşitlik getireceğini düşünseydim kendim gidip orduya katılırdım. Kendi inandığım değerler için direniyorum. Kaybedecek hiçbir şeyim yok. Beni hapse atacaklarmış, ne olmuş sanki? Zaten 400 yıldır hapisteyiz.”

19. Ben Amerika’yım. Tanımadığınız yönüyüm onun. Alışın bana. Siyah, öz güvenli, kendinden emin… Benim adım bu, sizin değil. Benim dinim, sizin değil. Benim amaçlarım, sizin değil. Alışın bana.

20. Dünya Ticaret Merkezi’ne saldırının ardından CNN muhabiri : sn. Muhammed Ali, bu dehşetin meydana gelmesine sebep olan teröristlerle aynı dinin bir mensubu olarak neler hissediyorsunuz? Muhammed Ali : Siz Hitler ile aynı dini paylaşan bir mensup olarak neler hissediyorsanız aynısını.”

21. Dünyayı 20’sinde de 50’sinde de aynı gören adam, 30 yılını boşa harcamıştır.

22. Bir hayatımız var, yakında geçmişte kalacak; yalnızca Allah için yaptıklarımız sonsuza dek kalacak.

Beynin erken yaşlanma risk envanterinde boks sporunun önemli bir risk faktörü olduğunu kaydeden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, boksun beyni erken yaşlandırdığını söyledi. “Boks aktivitesi insanlığın çirkin yüzlerinden biridir” diyen Prof. Dr. Tanrıdağ şöyle konuştu: “En kısa zamanda spor olmaktan çıkarılmalıdır. Nedeni ise boksun Erken Beyin Yaşlanması Risk Envanter’inde net bir risk faktörü olarak yer alan kafa darbelerinin bu faaliyet sırasında sıkça yaşanması. Kask takılsın takılmasın kafaya isabet eden her darbe beyin damarları ve hücreleri üzerinde şok etkisi yaratır. Bu şokun etkisiyle bilincini kısa süreli olarak kaybederek knock-down ya da knock-out olanlarda bu risk çok daha fazladır. Kafaya isabet eden darbeler sırasında beynin kılcal damarlarında kan sızmaları olur. Bu kan sızmalarının zaman içinde artması beyin içindeki bağlantı yollarını yavaşlatır pusuda bekleyen hastalıkları ortaya çıkarır. Boksör Muhammed Ali’yi unutmayalım. Kendisi boks hayatının başında kelebek gibi uçan arı gibi sokan bir boksördü. Ne yazık ki çok genç yaşta ağır bir Parkinson hastalığı oldu. Çünkü boks beyni erken yaşlandırır. Kafalarına darbe yiyerek yaşayanlar Alzheimer hastalığının bir çeşidi olan damarsal bunamaya erken yakalanırlar.

Parkinson hastalığı, beynin alt kısımlarındaki gri cevher çekirdeklerinin bozukluğuna bağlı bir sinir sistemi hastalığıdır. Genellikle orta yaş hastalığıdır. Adını hastalığı ilk defa 1817’de titremeli felç olarak tarifleyen James Parkinson’dan almıştır. Binde bir sıklıkla görülen, müzmin, ilerleyici, tedavisiz iyileşmeyen bir hastalıktır. Temel bozukluk, koordine hareketleri düzenleyen beyin bölümlerindendir. Hastalığın temel belirtileri titreme, sertlik ve hareketlerin yavaşlamasıdır. Titreme ilk ortaya çıkanı olup, genellikle başlangıçta tek eldedir. Zamanla aynı taraf bacağa ve karşı ele geçebilir. Sıklıkla hastalıktan vücudun bir yarısı baskın olarak etkilenir. Titreme dinlenirken olup, uyurken kaybolur; sinirlilik ve yorgunluk titremeyi arttırır. Sertlik veya katılık boyun kaslarından başlar ve başın gövdeden önde tutulmasına sebep olur. Bel kemiği de etkilenip bel hafif öne eğilir, diz kalça ve kol eklemleri bükük hal alır. Hasta, küçük hızlı adımlarla sendeleyerek yürür, hantallaşır, saatlerce oturur. Yazıya büyük başlar, harfler gittikçe küçülür ve yazının okunması güçleşir. Monoton bir konuşması vardır. Kaslar sertleştikleri için bükülü kolun açılmaya çalışılması sırasında dişli çark hareket ettiriliyormuş hissi alınır. Yüz mimik ve jestler silinir, donuk, anlamsız çehre vardır. Hareketlere başlamakta güçlük çeker, cildi yağlanır ve %40 hastada bunama görülür. Kelimelerin son hecesini tekrar eder. Gözünü kırpmaması söylenip, burun köküne vurulunca kırpma hareketini kontrol edemez. Gözlerin yukarıya doğru dakikalar hatta saatlerce kayması da, hastayı çok rahatsız eden bir durumdur.

Mülteci Tekneleri

Tarih: May 27 2016

Mülteci Tekne Batması 1

Mülteci Tekne Batması 6

Mülteci Tekne Batması 2

Mülteci Tekne Batması 3

Mülteci Tekne Batması 4

Mülteci Tekne Batması 5

  Mülteci Tekne Batması 8

Mülteci Tekne Batması 7

Türkiyede ki halk nasıl ki şehit cenazelerine alıştırıldı; insanlıktan nasibini alamamış Avrupa ise mülteci dramlarına tüm dünyayı alıştırdı! Böyle bir dünya batmayı hak etmesin mi?

Oya Aydoğan

Tarih: May 24 2016

Oya Aydoğan, (10 Şubat 1957, Erzincan – 15 Mayıs 2016, İstanbul), Türk sinema, dizi oyuncusu, şarkıcı ve televizyon sunucusu. Oya Aydoğan 10 Şubat 1957 yılında Cemal-Güldane Aydoğan çiftinin dört çocuğundan en küçüğü olarak Erzincan’da doğdu. Sekiz yaşına kadar ailesi ile birlikte İstanbul’un Beyoğlu semtinde yaşadı. Ortaokulu o dönemde Fransız Kız Ortaokulu olan Sainte-Pulchérie Fransız Lisesi’nde, lise eğitimini ise Saint Michel Fransız Lisesi’nde tamamladı. Henüz ilkokul yıllarında iken oyunculuk hayali kuran Aydoğan, 1975 yılında Alev Gün adıyla bir güzellik yarışmasında birinci oldu fakat ailesinden gelen baskılar nedeniyle ödülü iade etmek zorunda kaldı. 1976’da Ses Dergisi’nin düzenlediği 8. Sinema Artisti Yarışması’nda birinci oldu. Aynı yıl ilk başrolünü Deli Şahin filmi ile Cüneyt Arkın ile paylaştı. 12 Eylül Darbesi döneminde öne çıkan, içinde erotik unsurlar da barındıran arabesk kültürün etkisindeki filmlerde rol aldı. 1982’de Yedi Bela Hüsnü filminde Hüsniye karakterini canlandırdı ve Kemal Sunal ile başrolde yer aldı. 1980’li yıllarda bir süre gazinolarda şarkıcılık yaptı. 1986’da Emrah ile birlikte yer aldığı Merhamet filminin yapımcılığını üstlendi. Aydoğan, 1976 ile 2016 yılları arasında toplam 51 sinema filmi ve 13 televizyon dizisi’nde rol aldı. Ferdi Tayfur, Serdar Gökhan, Kemal Sunal, Orhan Gencebay, Müslüm Gürses, Kadir İnanır, Cüneyt Arkın, Bulut Aras ve İbrahim Tatlıses gibi birçok sanatçı ile başrolü paylaştı. 2013 yılında Elâzığ’da düzenlenen Uluslararası Çayda Çıra Film Festivali’nde Onur Ödülü tevcih edildi.

Oya Aydoğan

1979 yılında Haluk Ulusoy ile gizlice evlendi. Ailelerinin baskısı ve karşı çıkması nedeniyle dört ay sonra boşandı. Gazinocu Tamer Taylan ile bir süre birlikte yaşadı. 1988 yılında Latif Demirbağ ile evlendi. Bu evliliğinden Gurur adında bir oğlu oldu. 1989 yılında Demirbağ ile evliliğini sona erdirdi. 2004 yılında bir gazeteye verdiği röportajda Alevi olduğunu açıkladı. 2011 yılında verdiği başka bir röportajda, iyi derecede Fransızca orta düzeyde İngilizce bildiğini ve çocukluk yıllarında idolünün Türkân Şoray olduğunu açıkladı. Oya Aydoğan, 8 Mayıs 2016 akşamı patates kızartması yemek istedi. Boğazına takılan patatesi çıkartmak için yoğun çaba sarf etti. Şiddetli bir şekilde öksürerek kendisinden geçti. Çağrılan ambulansla Ulus’taki Liv Hospital’e kaldırılan sanatçının aort damarının yırtıldığı tespit edildi. 12 saat süren ameliyat sonrası yoğun bakıma alındı. 15 Mayıs 2016’da tedavi gördüğü İstanbul’da 59 yaşında hayatını kaybetti. 16 Mayıs 2016’da, vasiyeti üzerine Ulus Mezarlığına defnedildi. Oya Aydoğan’la birlikte program yapan Lerzan Mutlu, ünlü sanatçının annesi Güldane Aydoğan’ın da yemek yerken hayatını kaybettiğini söyledi. Mutlu, “Oya Abla bunu hep anlatırdı. Yemek yerken sapasağlam kadın bir anda yere yığıldı. Ondan sonra da toparlayamadı derdi. Oya Abla annesiyle ilgili hep bunu söylerdi.” şeklinde konuştu.


   Zaman harekete verilen bir isimdir. Ve senin hareketin zamana o rengi verir.

Site Hakkında