Yasadışı Silahlar, Kenya, 2016

Tarih: Ara 15 2016

yasadisi-silahlar-kenya-2016

Bir Amerika Gerçeği

Tarih: Tem 09 2016

Amerika Gerçeği

Kendi vatandaşını bile acımasızca öldürebilen Teksaslıların tüm dünyaya saldırmasını çok görmemek gerek!

Police Officer, Dubai, 2016

Tarih: May 27 2016

Police Officer, Dubai, 2016

Kaderin Hesabı

Tarih: Mar 29 2016

Kaderin Hesabı

Karunluk üzerine kurulu olan bu kirli düzen sürekli güvenlik ister, bu düzenin memurları olan siyasiler de polis der. Ekonomik sıkıntılar garibanların çocuğunu sistemin bekçiliğine iter. Ateş düştüğü yeri yakar. Gaziler gelir, şehitler gider. Yalnız yaşananların hepsini takdir eden kader asla adaletsizlik etmez. O kader ise büyük bir hesap için ahireti bekler!

Analar Ölmez

Terörist Kaçırması

Tarih: Ara 22 2015

Diyarbakır-Bingöl Karayolu’nu kesen bölücü terör örgütü PKK üyelerinin kaçırdığı polis memuru Sedat Yabalak’ın ailesinin endişeli bekleyişi sürüyor. Aşkale ilçesi Şafak Mahallesi’ndeki babaevinde umutlu bekleyişini sürdüren eşi Burcu Yabalak ve çocukları Eymen (9), Muhammed (5) ve Zeynep (1), Sedat Yabalak’tan gelecek mutlu haberi bekliyor. Açıklamalarda bulunan Burcu Yabalak, olayın dün Erzurum’dan Şanlıurfa’ya gittikleri sırada Lice’de olduğunu anımsattı. Eşinin otomobili hızlı kullandığı için yoldaki teröristleri görmediklerini söyleyen Yabalak, şöyle devam etti: “Bizim hızlı gittiğimizi görünce, onlardan kaçtığımızı zannettiler herhalde. Ateş açmaya başladılar etrafa, havaya. Biz de durduk. Ben arkada çocukla ilgileniyordum. ‘Teker mi patladı’ dedim. Sedat, ‘Hayır, PKK’lılar, panik yapmayın, teröristler geliyor’ dedi. Zaten hemen durduk, geldiler. Eşime tehdit unsurlu bir şeyler söylediler çok hızlı gittiğimiz için. Biz de ‘Görmedik sizi, fark etmedik, biz hızlı gidiyorduk’ dedik. Eşimden kimlik istedi, ‘Ne iş yapıyorsun’ dedi. Mesleğini sordu, eşim kimliğini verdikten sonra cüzdanını da istedi. Eşim ‘Cüzdanım yok’ dedi. Kanmadılar tabi. Silah doğrultunca eşim cüzdanını vermek zorunda kaldı. Polis olduğunu anlayınca zaten başkalarına Kürtçe bağırdı, gelip götürdüler eşimi.

Tek başıma nasıl gittim o yolu hatırlamıyorum” Teröristlerin 5 kişi olduklarını tahmin ettiğini, yanlarına ise 2 teröristin geldiğini belirten Burcu Yabalak, “Birisiyle konuştum, yalvardım, yakardım. Ben yalvarınca, ‘Tamam siz gidin’ dedi. ‘Yakında karakol var, teslim olun oraya’ dedi. Ben konuşurken dönüp baktığımda geniş bir otobandı, duble bir yoldu. Eşimin koluna girmiş, çeke çeke götürdüklerini gördüm. Orada bir araç vardı, ben karakolda da söyledim, ‘Acaba o araca mı bindirdiler’ diye, yoksa dağa mı çıkardılar. Ben çok çabuk geldiğimi hatırlıyorum karakola ama komutanlar 5 kilometre mesafe olduğunu söylediler. Tek başıma nasıl gittim o yolu hatırlamıyorum. Arabayla çocuklarımla beraber karakola gittim. Diyarbakır Emniyet Müdürü, gelip bizi alacaklarını söyledi. Gelip bizi zırhlı araçla aldılar oradan” diye konuştu. “Çok kötü bir şey yaşadık. Ne söylenir bilmiyorum. Allah yardımcımız olsun. Eminim onların da insafları vardır. Benimle konuşanın merhameti varmış demek ki bizi bıraktı. Bizi de dağa götüreceklerini söylemişlerdi, ben yalvarınca, çocuklarım ağlamaya başlayınca, ‘Tamam siz gidin’ dedi. Allah yardım etsin. Kimin ne yapması gerekiyorsa bir an önce olsun. Eminim oluyordur bizim haberimiz dışında. Bizim haberimiz yoktu, aynı yerde bir polisi daha almışlar. Biz bilsek zaten o yolu kullanmazdık” dedi.

PKK Kaçırılan Poil Aile

5 Ay Sonra: Diyarbakır-Bingöl yolunda terör örgütü PKK tarafından kaçırılan polis memuru Sedat Yabalak’ın eşi Burcu Yabalak, aylardır polis ve askerlerin kayıp olduğunu, ancak arkalarında hiç kimsenin olmadığını söyledi. “Bir Rus askeri için neler yaptılar.” diyen Yabalak, “Çok şey söylemek istiyorum ama eşimin canından korkuyorum. Yanlış bir şey söyleyeceğim diye ödüm kopuyor. Patlamaya hazır bomba gibiyim. 5 ay kalacağını bilseydim ben PKK’nın peşinden giderdim; vallahi giderdim. Yemin ederim bu gözyaşlarımda hepiniz boğulursunuz.” dedi. Anne Ünzile Yabalak ise “‘Gariban çocuğu‘ diyerek ezilmesin bizim çocuklarımız.” ifadelerini kullandı.

Dünya Polisleri

Tarih: Kas 22 2015

Dünya Polisleri 1

Dünya Polisleri 6

Dünya Polisleri 2

Dünya Polisleri 3

Dünya Polisleri 8

Dünya Polisleri 4

Dünya Polisleri 7

Dünya Polisleri 5

Dilek Doğan Olayı

Tarih: Eki 27 2015

18 Ekim tarihinde Sarıyer’deki evinde polisin silahından çıkan kurşunla ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede dün gece yaşamını yitiren 25 yaşındaki Dilek Doğan için Sarıyer Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Boğaziçi Cemevi’nde tören düzenlendi. Doğan’ın cenazesi, törenin ardından defnedilmek üzere memleketi Maraş’a uğurlandı. Dilek Doğan’ın Babası yaşananları şöyle anlatmıştı: “Evimize 4 polis ayakkabılarıyla girdi. Kızımı vuran polise ‘galoş giyin’ dedik. Onlar da ‘giymeyiz’ dediler. Sonra silahı bize doğrulttu. Bir anda kızımı vurdular. Kızımı öldü zannettim. Polisler panikleyip dışarı kaçmaya başladılar. Evde kesinlikle bir çatışma olmadı. Kızımız vurulduktan sonra polislerle itiş kakış yaşadık. Benim beş tane çocuğum var. Dilek benim tek kızım. Umarım sağlığına kavuşur” sözleriyle yaşananları aktarmıştı. Emniyet kaynakları, Dilek Doğan’ın, Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu’nda şüpheli sıfatıyla kaydının olduğunu açıklamıştı. Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Ebru Timtik’in ise bu kaydın bulunduğu soruşturmanın, Doğan vurulduktan sonra açıldığını öne sürmüştü. Timtik, “Sabah saat 4’te Dilek vuruluyor. Sonra da soruşturma başlatılıyor. Bu, polisin kendisini kurtarma operasyonu olarak görülebilir” demişti.

Polis, Dilek Doğan’ın vurulmasıyla ilgili açıklama yapmamıştı, ancak operasyonun Amerikan Başkonsolosluğu’na saldırıdaki ikinci kadını bulmaya yönelik olduğu öğrenilmişti. Anadolu Ajansı’nın iddiasına göre ise, Dilek Doğan, ev sakinlerinden birinin polisin silahına sarılıp tetiğe basması sonucu yaralanmıştı. Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Günay Dağ, polisin başka evleri de basarak kadın canlı bomba aradığını, Dilek Doğan’ın canlı bomba olmadığını söylemişti.

Dilek Doğan 1

Cenaze

Dilek Doğan 3

Dilek Doğan 2

Amerikan Tipi Polislik

Tarih: Eyl 06 2015

ABD vatandaşı siyahi Tracey Lynn Brown (48) isimli kadının, 2013 yılında transit yolcu olarak bulunduğu Atatürk Havalimanı’nda tartışma yaşadığı polisler tarafından etkisiz hale getirilmek istenirken, polislerin sırtına uzun süre dizleriyle baskı uygulamaları sonucunda nefessiz kalarak yaşamını yitirdiği ortaya çıktı. Kadının ölümünden sorumlu tutulan 12 polis hakkında, “Zor kullanma yetkisini aşarak ölüme neden olma” suçundan 16 yıla, havalimanı doktoru hakkında da “Taksirle ölüme neden olma” suçundan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın dördüncü duruşması ise Ekim ayında yapılacak.

Polis1

Polis2

Tracey Lynn Brown isimli ABD vatandaşı siyahi kadın, Chicago’ya gitmek üzere Özbekistan’ın başkenti Taşkent’ten bindiği THY uçağı ile Atatürk Havaalanı’na geldi. 4 Nisan 2013 sabahı 06.45’te İstanbul Atatürk Havaalanın’nda inen Brown, 13 saat boyunca havaalanının dış hatlar geliş terminalinin bulunduğu bölümde beklemeye başladı. Kamera kayıtlarına göre akşam saat 21.48.20’de havaalanı Pasaport Kontrol Büro Amirliği’ne ait kısım odasına girdi. Buradaki polislerle bir süre tartışan kadın, odaya girdikten yaklaşık 4 dakika sonra polisler tarafından sürüklenerek odanın dışına çıkarıldı. Daha sonra haklarında açılan davada ifade veren polisler, kadının sürekli olarak kızını sorduğunu, bunun haricinde kendileri ile iletişime girmeyi reddettiğini, saldırgan tutum sergilediğini, bu nedenle dışarıya çıkarıldığını belirttiler. Bir süre kısım odasının önünde bekleyen kadının, 22.01.05’de bu alanı terk ederek görüntüden çıktığı görülüyor. Yaklaşık 6 saat sonra, yani 5 Nisan 2013 sabahı 04.00.37’de kısım odasına bakan kameraya yeniden yakalanıyor. Görüntülerde koşarak kısım odasının pencereye dalan kadın, polislerin iddiasına göre bilgisayarlar ve evrakları dağıtmaya başladı. Daha sonra hazırlanan iddianamede elinde makas olan kadının, kendisine müdahale eden polis memurlarından birini sol elinden yaraladı. Görüntülerde polislerin, kelepçe taktıkları kadını kısım odasından ön izleme ve sevk odasına götürdükleri görülüyor. Polisler, burada kadını iki elinden oturduğu sandalyeye kelepçeliyor, ancak kadın görüntülere göre bir dakika bile geçmeden kelepçelerden kurtulmayı başarıyor. Kadının kurtulduğunu gören 6-7 polis, yüzü koyun yere yatırdıkları kadının ellerini arkadan kelepçeliyor. Odadaki kamera görüntüsüne göre polislerin, 17 dakika boyunca kadının sırtına, ayaklarına ve ellerine, dizleri ile baskı uyguladıkları görünüyor. Arada kadının fırsat buldukça bacaklarını salladığı da görüntülere yansıyor. Polisler havaalanına sağlık hizmeti sunan şirketin doktorunu çağırıyor. Görüntülere göre olay yerine gelen Doktor Mesut Ö., kadın ile herhangi bir temas kurmuyor. İddianame ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre verdiği talimatla sağlık ekibine sakinleştirici iğne yaptırıyor. Odada yaklaşık 4 dakika kalan doktor, odadan ayrılıyor, peşinden de sağlık ekibi ayrılıyor. Bir süre sonra polisler, hareketsiz kalan kadının sırtından dizlerini çekiyor. Polislerden biri kadının nabzının atmadığını fark ederek sağlık ekibini geri çağırıyor. Sağlık ekibi ve doktorun, ayrıldıktan 6 dakika sonra odaya geri geldikleri görülüyor. Kadını çeviren doktor, yaklaşık 7 dakika boyunca kadına kalp masajı yapıyor, ardından da Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk etti. 5 Nisan sabahı Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan kadın, aynı gün Üsküdar Devlet Hastanesi’ne, 8 Nisan 2013 tarihinde de Haydarpaşa Numune Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada 10 gün yoğun bakımda tedavi gören kadın, 18 Nisan 2013 tarihinde hayatını kaybetti.


   Hiçbir şey, tamamlanmamış bir görevi sürdürmeye çalışmak kadar zor ve yorucu değildir.

Site Hakkında