Bir Tuzak mı?

Tarih: Oca 05 2017

Vatan Partisi Lideri Doğu Perinçek, Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin, AKP iktidarının önündeki tuzak olduğunu öne sürdü. Doğu Perinçek, Aydınlık gazetesindeki bugünkü yazısında, “Cumhurbaşkanlığı Sistemi, İkinci İstiklâl Savaşının önündeki tuzaktır. Cumhurbaşkanlığı Sistemi, aynı zamanda AKP iktidarının önündeki tuzaktır. Cumhurbaşkanlığı Sistemi girişimiyle, AKP bir tuzağa ilerlemektedir, daha doğrusu tuzağın içine itilmektedir” dedi. Saddam Hüseyin örneği veren Perinçek, “Hatırlanacaktır, Saddam Hüseyin ülkenin tartışmasız lideri iken, attığı hesapsız adımla tuzağa basmıştı” dedi.

Doğu Perinçek, “Vatan Savaşında milletin en geniş kesimlerinin devletle birlikte harekete geçirilmesi, başarının anahtarıdır” diyerek şöyle devam etti: “İstiklâl Savaşında aynı cephede omuz omuza yer alan güçler, Cumhurbaşkanlığı Sisteminde karşı karşıya geliyor. FETÖ Darbesine karşı birleşmiş olan güçler, Cumhurbaşkanlığı Sisteminde ayrışıyor. PKK’ya karşı birlikte mücadele eden güçler, Cumhurbaşkanlığı Sisteminde birbirine yan bakıyor. Bırakalım başka partileri ve güçleri, AKP ve MHP içinde bile Cumhurbaşkanlığı Sistemine karşı çok güçlü bir direniş var. Özetlersek Cumhurbaşkanlığı Sistemi, yalnız milleti değil, AKP ve MHP’yi bile bölmektedir. Oysa bugün Türkiye’nin önüne koyduğu iş, Cumhurbaşkanının da kabul ettiği gibi, Millî Seferberliktir. Cumhurbaşkanlığı Sistemi, Millî Seferberliğe hizmet etmiyor.

Eğer Cumhurbaşkanlığı Sistemi Meclis’ten geçerse, arkasından gelen 60 gün Türkiye Referandum Savaşlarına girecek” diyen Perinçek şöyle devam etti: “Millet, iki ay boyunca Cumhurbaşkanlığı Sistemi yandaşları ve karşıtları olarak birbiriyle mücadele edecek. Bölücü ve Yobaz Terörü canlı bombalarıyla, mayınlarıyla, makinalı tüfekleriyle Türkiye’nin üzerine sürülürken, Terör saldırılarının hedefi olan Türkiye güçleri birbirleriyle kapışacak. Mehmetçik ve Polis cephede savaşırken, millet cephe gerisinde birbirinin yakasına yapışacak. Millet, İstiklal Savaşı cephesini terk edecek ve iki bölüğe ayrılıp Referandum savaşında cephe tutacak. Bu bölünme ortamı, Ordunun ve Polisin moralini de olumsuz etkileyecektir.

Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nden vazgeçmenin, AKP için bir yenilgi olmadığını öne süren Perinçek, “İlerdeki ağır yenilgiden kurtulmak için akıllı bir davranıştır. O zaman Cumhurbaşkanı itibar kaybetmeyecek, fakat bütün ülkede alkışlanacaktır. ABD merkezli diktatörlük suçlamaları boşluğa düşecektir. Millî Seferberlik için çok elverişli bir iklim yaratılacak, İstiklâl Savaşının başarısı yolunda çok güçlü bir atılım gerçekleştirilecektir” açıklamasında bulundu

Üç Kadın Bir Erkek

Tarih: Ara 10 2016

Kasım 2008’de başkan seçilen Obama ilk Müslüman ülke olarak Türkiye’yi ziyaret etti. 5-6 Nisan 2009. Obama 5 Haziran 2009’da Mısır’a gitti ve Kahire Üniversitesi’nde ‘demokrasi vurgulu’ bir konuşma yaptı. Ama Mısır’a giderken, demokrasi ve insanlık düşmanı Suudi Arabistan’a uğrayıp çağdışı, ilkel ve bağnaz kralından som altın Kraliyet Nişanı’nı almayı unutmadı. Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır. Bu çabaya büyük değer biçen Nobel’ciler Ekim 2009’da Obama’ya Barış Ödülü’nü verdi. Obama da gereğini yapmak zorundaydı. 2010 sonunda Arap Baharı Tunus’ta başlatıldı. Başoyuncular Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır. Nobel ödüllü Obama ve hizmetkârlarının coğrafyamızı ne hale getirdiği ortada. Her şey yalan ve dalavere. İşte size bir örnek. Durduk yerde Obama’ya ödül veren Nobel’ciler benzer bir tezgâhla aynı tarihte Yemenli bir kadına Barış Ödülü verdi.   Adı duyulmayan, hiçbir özelliği olmayan yalnızca bir günlüğüne tutuklanıp serbest bırakılan ama ABD elçiliğiyle iyi ilişkisi olan bir kadın.   Zekâ düzeyi de ortalamanın altında.   Tek özelliği türbanlı ve Müslüman Kardeşler üyesi. Arap Baharı’na uygun bir sembol ve mesaj. Sonrası çok kolay. Parlat gitsin.  Sık sık Türkiye’ye gelir ve farklı etkinliklere katılır. Bu normal ama anormal olan şey CHP’nin çağdaşlık ve laiklik düşmanı bu kadını sık sık misafir etmesidir. Yoksa talimat aynı yerden mi geliyor!

Başka bir örnek! Amerikalı oyuncu Angelina Jolie. Suriye kriziyle birlikte sık sık mülteci kamplarına gelen güzel Jolie. Oysa bu kadın karakter ve kişiliğiyle Türkiye ideolojisine hiç uygun değildi. 14 yaşında bekâretini kaybetmiş, şöhret için kendisinden 25 yıl büyük biriyle yatmış sonra evlenmiş. Onunla evliyken başkasıyla aşk yaşamış, kandan çok hoşlanan, her türlü uyuşturucuyu kullanan, erkek kardeşiyle dudaktan dudağa öpüşen, lezbiyen ilişkisi olan ve son eşi Brad Pitt’i eşinden boşattırarak ele geçiren.   Şimdi de bir Arap zenginiyle Pitt’i aldattığı söyleniyor.  Güzel oyuncu mülteci kamplarının reklamı için en az beş-altı kez Türkiye’ye davet edildi ve izzet ikram gördü! En az Lindsay Lohan gibi. O da Gaziantep Belediyesi’nin daveti üzerine bölgede gezdiriliyor. Hem de türbanlı kıyafetle. O da Angelina gibi Amerikalı ve güzel. O da Angelina gibi ideolojiye çok uygun! Ama kimin umrunda?  Sicili en az Angelina kadar kabarık.

Peki başka? Angelina ve Lindsay’in gezdiği Nizip Mülteci Kampı’nı başka kimler ziyaret etti? Alman Başbakan Merkel. 23 Nisan 2016’da dönemin başbakanı Davutoğlu ile birlikte. Üç hafta sonra bu kamptan 30 Suriyeli erkek çocuğa tecavüz edildiği haberi çıktı. Oysa bu kamp AB desteğiyle model kamp olarak seçilmişti. Model böyleyse varın siz düşünün diğer kampların durumunu. Bu kamplarda yaklaşık 280 bin Suriyeli barınıyor. Çoğunluğu Suriye’de savaşan teröristlerin aileleri ve akrabaları. Tüm bu kamplarda zorunlu din eğitimi ve yaşam biçimi var. Arap medyasında bu kamplarla ilgili çok hikâye var. Tecavüz, sarkıntılık, cinsel istismar, fuhuş ve genç yaştaki kızların Suudi yaşlı erkeklere 2-3 bin dolarla evlendirilmesi. Çok derin genetik hikâyeler. Üç kadın bir erkek. (Hüsnü Mahalli)

barack-obam-ve-buyukbabasi

Barack Obam ve Büyükbabası

Obama tam siyah derili olsaydı, siyasi arenada böyle ön saflara geçip, başkan seçilebilir miydi ? Çok zor ! Ülkemiz insanları ile birlikte tüm dünya insanları ve medyası yanılıyor. Önemli bir şey dikkatlerden kaçıyor. Obama bir zenci ve siyah derili değildir. Babası Afrika Kenya’sı asılı bir zenci, annesi ABD asıllı bir beyazdır. Babası Müslüman, annesi Protestan Hıristiyan’dır. Babası ile annesi Obama iki yaşında iken boşanmışlar. Obama annesinin yanında kalmış ve onun tarafından bir Hıristiyan olarak büyütülmüş ve eğitilmiştir. Yani obama bir melezdir. Dikkat edilirse derisinin rengi de açık kahverengidir. Beyazların bulunduğu bir ortamda büyümüş, hiçbir zaman zencilerin çoğunluğu gibi zenci mahallesinde ve zencilerin arasında olmamıştır. Elit bir beyaz ortamda bir beyaz gibi yetişmiştir. Daha doğrusu, Obama kendini hiçbir zaman bir zenci gibi hissetmemiştir. Seçim faaliyetleri esnasında da hiçbir zaman beyaz-siyah meselesine girmemiştir. ABD seçmeninden beyazlar kendisini onun geçmişini iyi bildikleri için bir siyahi olarak algılamamıştır. ABD’ de ilgi görmesinin sebebi Bush’dan ve onun politikalarından bunalan insanlara yenilik vadetmesi ve farklı söylemleri olmasıdır. Obama’yı bir siyahi olarak algılayan ve ilgi gösterenler daha ziyade ABD’ dışındaki dünya kamuoyudur.

Suriye Oyu

Tarih: Tem 07 2016

Suriye Oyu

Tüm Yollar Nereye Çıkar?

Tarih: Haz 28 2016

Tüm Yollar

Yıllardır söylediğimiz gibi tekrar söylüyoruz: Dünyanın tüm gücünün yarısından fazlasını elinde bulunduran siyonist yahudilerin bu açgözlülüğü bitmedikçe, imani buhranlar yaşayan bizim müslümanların da bu makam ve para sevgisi devam ettikçe tüm yollar aynı yere çıkacaktır! Bakmayın birilerinin İsrail’e kafa tutma makaralarına!

Eşkiya Dünyasında

Bir Tane Hristiyan

Tarih: Haz 04 2016

Bir Tane Hristiyan

Kuvvetlerin Durumu

Tarih: May 19 2016

Kuvvetlerin Durumu

Son Başbakan

Tarih: May 06 2016

Son Başbakan

TBMM Olağan Toplantısı

Tarih: May 03 2016

TBMM Olağan Toplantısı


   Bir çivi yüzünden bir nal, bir nal yüzünden bir at, bir at yüzünden bir atlı gidiverir.

Site Hakkında