RSS

Çocuk Katili Netekim

Tarih: Jun 15 2012

Başbakan Erdoğan’ın karşı açıklamalarıyla gündeme oturan kürtaja yasal zemin oluşturan yürürlükteki kanunun 12 Eylül 1980 darbesinin mimarı Kenan Evren’in talebi üzerine çıkarıldığı ortaya çıktı. Evren, darbenin ardından nüfus patlamasını engellemek için kürtajın yasalaşmasını emretmiş. Kenan Evren, 12 Eylül 1980 darbesinin ardından kuvvet komutanları ile birlikte oluşturduğu Milli Güvenlik Konseyi vasıtasıyla 6 Kasım 1983 genel seçimlerine kadar ülkeyi yönetti. Dönemin gazete arşivlerine göre Evren, Türkiye’nin nüfus artışından rahatsızlığını dile getirerek, kürtajın gerekli olduğunu ifade etti. Evren, 8 Şubat 1982’de “Kürtaj günah değildir” diye açıklama yaptı.

Bu açıklamaların ardından, darbe sonrası oluşturulan Danışma Meclisi bir tasarı hazırladı. Hiç kimseye danışmadan hazırlanan tasarı, Adalet Komisyonu’na gönderildi. Kamuoyunda “Kürtaj Yasası” olarak bilinen nüfus planlaması yasa tasarısına komisyon üyesi olan Abdullah Pulat Gözübüyük tepki gösterdi. Ancak komisyonun diğer üyeleri, Gözübüyük’ü Kenan Evren’in kürtaj ile ilgili yaptığı açıklamaları hatırlatarak tehdit etti. Daha sonra tasarı aynen kabul edildi. Kenan Evren, daha sonra aile planlaması üzerine düzenlenen bir kongrede yaptığı konuşmada, kürtaj yasasının mimarı olduğunu şu sözlerle ifade etmişti:

Dünyaya bakıyoruz, nüfus artış hızı yüksek olan ülkeler arasında Müslüman ülkeler birinci sırayı alıyor. 12 Eylül’den sonra çıkartılan kanunlar çerçevesinde, bu konu önümüze geldiği zaman hemen ivedilikle çıkardık. Kürtaj, 1980 yılından evvel de gündeme geldi. Ama hiçbir iktidar, hiçbir muhalefet buna el atamadı. Sebebi kamuoyundan çekindiklerinden.

KÜRTAJDA PATLAMA YAŞANDI

27 Mayıs 1983’te Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren kürtaj yasasının ardından kürtaj yaptıranlarda büyük patlama yaşandı. Gazete arşivlerine göre, kürtajın serbest bırakılmasından sonra 1 yıl içerisinde devlet hastanelerinde 750 bin, özel muayenehanelerde ise 250 bin olmak üzere 1 milyon kürtaj yapıldı.Dönemin 1986-1987 yılına ait gazeteleri, Evren’in talebi ile çıkarılan yasanın, 3 yıl gibi kısa bir süre içerisinde nasıl bir katliama yol açtığını gözler önüne seriyor. 27 Mayıs 1983’te Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren kürtaj yasasının ardından kürtaj yaptıranlarda büyük patlama yaşandı. Gazete arşivlerine göre kürtajın serbest bırakılmasından sonraKİ 3 yıl içerisinde devlet hastanelerinde 750 bin, özel muayenehanelerde ise 250 bin olmak üzere 1 milyon kürtaj yapıldı.

(Yeni Akit, Mayis 2012)

CIA’nın Desteklemediği Hiçbir Darbe Başarılı Olamaz

Tarih: May 24 2012

Kim demiş bu “CIA’nın desteklemediği hiçbir darbe başarılı olamaz!” lafını? Dahası kime demiş? Efendim Talat Aydemir 27 Mayıs darbesinin en önde gelen, olsun diye en çok çırpınanların içinde birinci sırayı tutar her zaman. Ancak darbenin amacına ulaşmadığını, yarım kaldığını söylüyordu her kulak verene. Ordu içinde oluşturduğu cuntayla ikinci darbe olasılığını bir yere kadar getirmiş, şimdilerde dış destek arıyordu. Talat Aydemir, 27 Mayıs darbesinin iki yıl gibi kısa bir sürede başarıya ulaşamayacağını savunuyor, devletin tekrar sivillere devredilmesine karşı çıkıyordu.

Talat Aydemir

Kır saçlı, tıknaz, gözleri yuvalarına fıldır fıldır, ABD Büyükelçilik Müsteşarı Barneds’in evinde arkasına yaslanmış, viskisini yudumlarken, uçaktan yeni inmiş, ayağının tozuyla da müsteşarın evine gelmiş General Talbot, soru yağmuruna tutuyordu albayı. Havayı koklasın diye gönderilmişti Ankara’ya. Epey bir süredir darbe söylentileri vardı. Gerçekleşirse eğer, yeni yönetimin ABD’yle ilişkileri ne olacaktı? Türkiye, NATO yörüngesinden kayacak mıydı? Görüşmenin yapıldığı tarih 1962, aylardansa Şubat’tı.

“Darbeyi başaracak mısınız?” diye sordu General Talbot, Aydemir’e.

“Başaracağız!”

“CIA’nin onayını almadan istediğinizi elde edemezsiniz, gibi geliyor bana.”

Aydemir, o gece kafasından geçenleri uzun uzun anlatmış, dur durak bilmeksizin konuşmuş da konuşmuştu ama istediğini pek alamamış, onay gelmemişti. Yeniden oturup görüşmeye kararlıydı Amerikalı generalle.

Gene Bernards’ın evindeyiz. Bu kez Talat Aydemir yok ama. Yeni konuklar kurulmuş koltuklara: Kasım Gülek, Hikmet Belbez, İsmet Paşa’nın damadı, gazeteci Metin Toker. İsmet Paşa’nın damadı olduğundan Toker ilgi odağıydı elbet. Kısa bir süre havalardan sulardan konuştuktan sonra, generale döndü:

“Neden burada olduğumuzu biliyorum!”

Eh general,“darbe olasılığını araştırmak için geldim”, diyemezdi tabi. Gülümsemekle yetindi, Metin Toker hiç oralı olmadı:

“Darbe var mı yok mu diye araştırmak için geldiniz. Evet, belki yarın akşam darbe yaparlar. Yaparlar da ertesi gün asılırlar!”

General ayağa fırladı: “Yarın akşam darbe mi var!”

“Yarın akşam dediysem, sözün gelişi.” Güldü Toker. “Yaparlar ve ertesi gün de asılırlar!”

Talat Aydemir, peşinde Harp Okulu öğrencileri, yanında kimi arkadaşları, 22 Şubat 1962 gecesi darbeye soyundu. İnönü, Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları darbeyi bastırdı.

İsmet İnönü, silahlarını bırakması, kan dökmemesi koşuluyla, bir defaya mahsus, Aydemir ve arkadaşlarının bağışlanmasını sağladı. Ama Aydemir kafasına koymuştu bir kere, darbe yapıp Çankaya’ya zıplamayı. Kolları bir kez daha sıvadı; 1 Mayıs 1963 günü gene darbeye kalkıştı. Ama herkesin sabrı taşmıştı; mahkemeye verildi ve idam oldu.

Evet General Talbot’un açık açık söylediği gerçekleşmiş, CIA’nın desteklemediği Aydemir’in darbe girişimi darağacında son bulmuştu. Bu ders olacaktı gelecek darbecilere, bundan böyle silaha davranıp Çankaya’ya tırmanmak isteyen önce Washington’a uğrayıp onay alacak, sonra ne halt edecekse edecekti işte!

(Aziz Üstel, Mayıs 2012)

Kobralı Hayatta Kalma Eğitimi

Tarih: May 06 2012

ABD askerlerin kobra kanı ve eti ile hayatta kalma eğitimi – Tayland – 2012

Güçlü Türkiye Orduya mı Bağlı?

Tarih: Apr 22 2012

Kartal Tibet, Askerî Darbeyi Nasıl Önledi?

Tarih: Apr 12 2012

Ünlü oyuncu Kartal Tibet’in, Talât Aydemir‘in son darbe girişimini ortaya çıkaran kişi olduğunu biliyor muydunuz? O tarihte Meydan Sahnesi’nin genç oyuncularından biri olan Kartal Tibet, 21 Mayıs 1963 gecesi tankların Ankara caddelerinde dolaştığını görür ve darbeden şüphelenerek nöbetçi amiri Seyfettin Karadağ’a, o da o sırada uyumakta olan 28. Tümen Kurmay Başkanı Ali Elverdi Paşa’ya duyurur. Ali Paşa uykudan kalkıp radyoevine gider. Kendilerinden son derece emin olan darbeciler, Ali Paşa’nın tek başına girdiği radyoevinden yaptığı anonsu duyunca şaşkına dönerler. Anonsta isyanın Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından bastırıldığı duyurulmuştur.

(Ali Elverdi, Bu Vatana Kastedenler, 1980)