RSS

Mezarını Bulan

Tarih: Jun 07 2012

Sigara ve İçki Müptelası Gayrimüslim Kadınlar

Tarih: Jun 06 2012

İstanbul – 1890

Jim Jones Katliamı

Tarih: May 28 2012

James Warren Jim Jones (13 Mayıs 1931 – 18 Kasım 1978) ABD‘li People’s Temple (Halkın Tapınağı) kilisesinin kurucusu olan vaiz. 1978 yılında Guyana’da kendisi ve müridlerine has kasabası Jonestown’da 911 müridini aynı anda intihar etmeye ikna etmiş ve kendisi de müridleriyle birlikte ölmüştür. Eşcinsel olduğu için medyanın eleştirilerine maruz kalan Jones, sekse aşırı düşkünlüğüyle tanınıyordu. Jones’un oğlu sonradan basına yaptığı açıklamada, babasının yoğun amfetamin, marijuana ve LSD deneyimlerinin aile arasında iyi bilindiğini söylemiştir.

Vaiz Jim Jones

İnsan Tapınağı, zenci ve beyazlara eşit muamelesiyle diğerlerinden ayrılıyordu. Bu yüzden birçok siyah amerikan vatandaşı tarikata üye oldu. Müritler Jones’a Baba diyorlardı. Jones onlar için İlahi bir varlıktı. Onun mucizevi iyileştirici özellikler olduğunu düşünüyorlardı. Jones da bu ününü kullanarak mucizevi iyileştirme gösterileri düzenledi ve bunlar sayesinde tarikatina birçok yeni üye kazandırdı. Kilise üyeleri kendi hareketlerinin toplumun problemlerine çözüm getireceğine inandılar. Bunun yüzünden ana akım hristiyanlıktan uzaklaştılar.

Travis Jones adıyla 1931’de Lynn, Indiana’da dünyaya geldi. Babası Ku Klux Klan üyesiydi. Eğitimini burada tamamladı, 1950′ lerde vaiz oldu. Kendi kilisesine para yardımı olsun diye kapı kapı dolaşıp evcil maymun sattı. Sonraları kilise büyüdü ve “Halkın Tapınağı (People’s Temple) adında bir tarikat kurdu. Tarikat üyelerinin toplantıları kilisede halka kapalı bir şekilde oluyordu, dolayısıyla halk üyelerin toplantılarını, içeride neler olup bittiğini merak ediyordu. Üyeler çoğalınca bu ilgi de arttı. Jones itibar kazandı ve ülke çapında hristiyan birliklerinde önemli görevlere geldi.

Jim Jones – 1978

1977’de İnsan Tapınağı tarikatı, Guyana‘da ormanın içine bir araziye taşındı. Jones’un hayali burada tarikatiyle kommünal bir yaşam sürüp medyanın ve halkın artan ilgisinden uzak kalmaktı. Fakat kasaba yaşamına geçince işler değişmeye başladı. Jones, ağırlaşan uyuşturucu bağımlılığını gizlememeye başladı. Müridlerine sık sık toplu intihar provaları yaptırıyordu. Tarikat mensuplarının yakınları dernekler oluşturup Jonestown’da insan hakları ihlalleri yapıldığını iddia edip bölgeyi ziyaret etmek için bir basın ekibi ve senatör göndermeyi başardılar. Ekip Jonestown’dayken her şey normal gözüküyordu, fakat birkaç kişi ertesi gün ziyaretçi ekibe artık oradan ayrılmak istediklerini söylediler. Ekip dönerken ayrılmak isteyenleri de aldı ve havaalanına gitti. Uçağa binerlerken kamyon üstünde İnsan Tapınağı tarikatı mensubu silahlı adamlar tarafından saldırıya uğradılar. 5 kişi hayatını kaybetti. Bu olayın patlak verdiği günün akşamı ise aralarında çok sayıda çocuğun da bulunduğu 911 müridiyle birlikte Jim Jones kasabasında aynı anda intihar etti. Müridler siyanürlü kokteyl ve enjektörler vasıtasıyla intihar ederken, koltuğunda ölü bulunan Jones’un kendini silahla vurduğu görüldü. Ertesi gün bu olaydan haberi olmayan basın helikopterle bölgeye geldiğinde her yere dağılmış 900 ün üzerinde cesetle karşılaşınca şoke oldu. Tüm dünyayı ayağa kaldıran bu eşine rastalnması zor olay Jonestown katliamı olarak tarihe geçti. Ölümlerinin son derece kutsal olacağını söyleyerek son konuşmasını yapan Jim Jones’un bu konuşmasının ses kaydı mevcuttur. Halkın Tapınağı mezhebi, liderleri olan papaz Jim Jones tarafından, müritlerinin büyük bir kısmı ABD’den Guyana ormanları içindeki vaadedilmiş topraklara götürülüp ve orada yine bu adam tarafından 900’den fazlası ilk önce çocuklardan başlamak üzere siyanür içmeye ikna edilince, yok olmuştur. Bu korkunç olay San Francisco Chronicle gazetesi tarafından detaylıca araştırılmıştır.

Tarikat Üyesi Çocuklar Oyun Oynarken

911 Tarikat Üyesinin Toplu İntiharı – Güney Amerika – 1978

Bira Dayağı

Tarih: May 17 2012

Evlerinde bira yapmaları yasaklanan kadın eylemciler polsiten dayak yerken – Durban – Güney Afrika – 1962

1 Dolar 1 TL

Tarih: May 14 2012

Bir dolar kaç Türk Lirası’dır. Kura göre 1.85 lira mı?
İstanbul’a göre hayır. Ankara. İzmir. Ve diğer iller için de hayır. Bodrum’da bir dolar 1.00 Türk Lirası.
İnanmadınız mı. Siz bilirsiniz.
Ancak, Bodrum’da bir dolar 1.00 Türk Lirası. Sakın ola, yarımadada bir döviz bürosuna uğrayıp döviz almaya kalkmayın. Buralarda bir dolar 2.00 Türk Lirası.
Ne o aklınız mı karıştı. Haklısınız. Ne de olsa burası Bodrum. Nam-ı diğer “Küçük İstanbul” Dolar, Bodrum bankalarında da 1.00 Türk lirası değil. Bankalarda kur geçerli.
Kurun birkaç lira altı üstüne dolar bozuyorlar. Peki, bir dolar nerede 1.00 Türk Lirası’ndan işlem görüyor.
Hiç akıl almayacak yerlerde. Düğünlerde.
Nasıl yani, demeyin. Aynen öyle.
Düğün salonlarında bir dolar 1.00 liraya satılıyor.
Kim satıyor. Kim alıyor. Orkestra elemanları satıyor.
Hava atmak isteyen, gelin-damadın akrabaları, arkadaşları satın alıyor. Orkestra sadece bir dolarlık satıyor.
Bastırıyorsun 20 lirayı.
20 tane bir dolarlık alıyorsun. Dolarları sol eline sıkıştırıp küçük dünyaları ben yarattım havası ile piste yürüyorsun.
Dans edenlerin yanına gelince. sol elinden aldığın dolarları birer birer, dans edenlerin başından aşağı atıyorsun.
Ve, dolarları saçınca da pistten muzaffer bir eda ile iniyorsun.
5-10 dakika sonra tekrar orkestranın yanına gidip, bir 20’lik daha uzatıyorsun. Ve aynı ritüel bir defa daha tekrarlanıyor.
Orkestranın bir elemanı gözlemede. Dolarlar saçılınca hemen piste koşup toplamaya başlıyor. Müzik hiç susmuyor. Zaten çaldıkları üç parça:
Kerimoğlu, Sepetçioğlu, Ormancı. Gözde olan Kerimoğlu.
Orkestra, “Damadın arkadaşları için hızlı Kerimoğlu” diye anons yapıyor, gençler piste fırlıyor.
Davetliler, Ege yöresinin dansını yapan gençlere dolar yapıştırmak için yarış yapıyor. Orkestra elemanı yere düşen dolarları toplamaktan, davetliler para yapıştırmaktan yoruluyor.
Dans bitince anons yenileniyor: “Gelinin arkadaşları için yavaş Kerimoğlu”
Alınsın dolarlar. Dans etsin gençler. Yapıştırılsın dolarlar.
Toplansın dolarlar. Bir düğünde aynı parça sizce kaç kere çalar?
3 defa.
5 defa.
Sayı yok.
Orkestra, gece boyunca neredeyse sadece Kerimoğlu çalıyor.
Biraz Sepetçioğlu. İstek olursa Ormancı.
Oynayanlar oynamaktan, orkestra çalmaktan, davetliler dinlemekten bıkmıyor. Hava atmak isteyenler de dolar yapıştırmaktan bıkmıyor.
Hızlı Kerimoğlu.
Yavaş Kerimoğlu.
Pistte en gözde olanlar ise, bir defa da 50 liraya 50 dolar satın alıp, 50 doları bir defa da sol eline yayıp, sağ elinin baş parmağı ile hızlı bir şekilde oynayanların üzerine saçanlar.
Aynen gazinolarda İbrahim Tatlıses’e binlerce dolar saçan kara paracılar gibi.
Hele hele pistte, 100 liraya 100 dolar alıp, bir defada, hızlı bir şekilde gelin ile damadın üzerine saçanların havası bambaşka.
Pistten öyle bir iniyorlar ki. Görenler, Bodrum’un sahibi sanırlar. Fakat 100 lira bozduran babayiğit sayısı yok denecek kadar az.
Davetliler bir defada 50-100 lira basmak yerine, ritüeli 5-10 defaya yayarak, pistte daha fazla hava atmayı tercih ediyorlar.
Bodrum’daki döviz bürolarında 1 dolarlık satılmıyor.
1 dolarlar orkestralar için ayrılıyor. Ve onlara 2.00 liradan satılıyor. Vasat bir düğün boyunca orkestra en az 1500-2000 dolar satıyor. Ve sattığı dolarları tekrar, geri topluyor. Zengin düğünlerinde ise piste saçılan dolar sayısı 5000-10000 oluyor.
Özün sözü; Bodrum düğünlerinde dolar 1.00 Türk Lirası’ndan işlem görüyor. Döviz büfeleri memnun Alan memnun. Satan memnun. Oynayanlar memnun. Düğün sahipleri memnun.
Ne demiştik. Burası Küçük İstanbul.

(Remzi Özdemir, Ocak 2012)