Suskunluğun Bedeli
Suskunluğun bedeli çaresizliğin diyetidir Muhammed
Ve şimdi Kudüs şahittirki semaların küçük şehidi
Nazlı çiçeğidir MuhammedKudüste puslu bir yaz günü
Birazdan kıyamet kopacak
Küçücük bir şehit cennete uçacak birazdan birazdanMuhammed yaralı ceylanım kapatma gözlerini
Muhammed kurbanın olayım bırakma elimi
Muhammed ne olur duy beni baba gel gidelim de
Daha çok görecek günün var acelen ne diye
Kapıda annen bekliyor yolunu gözlüyor
Muhammed, Muhammed, Muhammed(Mustafa Cihat)
İşte Onlar
Canlı haklarından ne kadar anlar?
İnsan kamuflajlı çiğ yaratıklar !
Vicdan kesesine, doldurur zanlar
İnsan kamuflajlı çiğ yaratıklar !Reklam almış tabutuna, hırsından
Bu dünyada geçilmezdi forsundan
İkmale kalmıştır, hayâ kursundan
İnsan kamuflajlı çiğ yaratıklar !Söz verir de dönüverir sözünden
Uzaklaşmış, kabuğundan özünden
Fark kalmamış, damızlık öküzünden
İnsan kamuflajlı çiğ yaratıklar !Kendi inancına, kırk yoldan varır
Kırk farklı görüşe karşı kabarır
Sevgi-saygı deyiversen köpürür
İnsan kamuflajlı çiğ yaratıklar !Barkotludur, gizlenemez hatası
Çeşmesi aksa da, kirlenmiş tası
Şeytan ölüverse, tutacak yası
İnsan kamuflajlı çiğ yaratıklar !Saray zannedilir, düştüğü çukur
Başına faydasız, zihinde fikir
İmarı biedep, imalâtı kir
İnsan kamuflajlı çiğ yaratıklar !Toptan ağır söze karşı nedir ki?
Toplu iğne ayarında bizimki
Kahrımdan göçersem, sebep bilin ki:
İnsan kamuflajlı çiğ yaratıklar !Tarif ettik , enine ve boyuna
“işte onlar” dedik, dikkat soyuna
Fark etmezsin, çekiverir oyuna
İnsan kamuflajlı çiğ yaratıklar !(Ali Rıza Malkoç, 2011)
Yazıklar Olsun
Dil verilmiş konuş diye
Satana yazıklar olsun
Bu hamlık, bu çiğlik niye?
Sapana yazıklar olsun
Tüm putları inkâr edip
Sözünden döner mi edip?
Aldanıp nefsine gidip
Tapana yazıklar olsun
Helâlinden geçti bile
Harama katıyor hile
Düşmana gül, dosta gülle
Atana yazıklar olsun
Akmayan sular kokuşa
Kim ister canlar tokuşa
Tüm hedefleri yokuşa
İtene yazıklar olsun
Zulüm karşısında susan
Tebessüm ile kin kusan
Ölmeden altıma kazan
Tutana yazıklar olsun
Yüreği mermerden katı
Sanki gizemli bir kutu
Gülistanda ayrık otu
Bitene yazıklar olsun
Bakınca melek kanatlı
Görünce şeytan sanatlı
Olur mu gübreden tatlı?
Tadana yazıklar olsun
Malkoç Ali sözün yeter
Beterden de vardır beter
Üç günlük dünyayı heder
Edene yazıklar olsun
(Ali Rıza Malkoç)
Mescid-i Aksa
Ey Semâvî dinlerin dünyadaki beşiği!
Ey Mîrâc’a açılan kapıların eşiği!
Sen ki; Mescid-i Aksa, sen ki; tevhîd simgesi,
Sahâbe-i Kirâm’ın, namazda ilk kıblesi.
Ey çevresi mübârek, yüce Mescid-i Aksa!
Utanırdı insanlık. Sana ibretle baksa.
Sen ki; şâhidi oldun, nice kanlı savaşın;
Dile gelse. Vahşeti haykırırdı her taşın.
Ne yazık ki; bugün de aynı vahşet sürüyor;
Cinâyetle beslenen gözleri kan bürüyor.
İşte.Yine sahnede, peygamber kâtilleri,
İnsanlığa kast eden cinnetin fâilleri.
İşte.Yine çocuklar, Gazze’de kan kusmada,
Bu serî katliâma, bütün dünya susmada.
Yine rekor peşinde, zulüm şampiyonları;
Siyonist eşkiyânın, küresel piyonları.
İşte.Yine sahnede, haçlının fosilleri,
Medeniyet maskeli, kudurmuş nesilleri.
Yine tarih tekerrür, yine küfür tek millet,
Hepsinin genlerine, kazınmıştır bu zillet.
Ey bir buçuk milyarlık, dünya Müslümanları !
Hiç mi utandırmıyor, bunca mazlum kanları ?
Bu zulmü boğmak için, tükürmeniz yeterdi,
Selâhattin Eyyûbî çıkıp gelse ne derdi ?
Ey petrol kralları, saray hânedanları,
Bir düşünün Kudüs’te, cihâd eden canları.
Kim saçtı üstünüze bu ölü toprağını ?
Yoksa. Kopardınız mı Kudüs’le din bağını ?
Halîfe Ömer gibi bir örnek olmasaydı,
Belki sizi affetmek, biraz daha kolaydı,
O adâlet severdi, o Hazreti Ömer’di,
Sizi bu halde görse, saraylara gömerdi.
Ey mahşere inanan, dünya Müslümanları,
Bırakın. O münâfık tahtına tapanları.
Allah’ın kelâmını kaç bin kere duydunuz,
Kıyâmet’e kadar mı sürecek bu uykunuz ?
Filistin’de taş atan çocukların aşkına,
Bu apaçık gafleti, görün Allah aşkına !
Bir buçuk milyar insan, bir kez ayağa kalksa;
Hiç garip kalır mıydı, böyle Mescid-i Aksa ?
Hiç yalnız kalır mıydı, böyle Mescid-i Aksa ?
(Cengiz Numanoğlu)
